İPUCU

Sağlık Sağlık Dünyasından Haberler

Seçenekler

Horlama ve Çareleri...

The.BaDBoY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
08/2010
Nereden:
вєтα єνι вєвєğιм..;)
Mesajlar:
1.615
Konular:
366
Teşekkür (Etti):
33
Teşekkür (Aldı):
359
Ticaret:
(0) %
28-07-2011 00:26
#1
Wink
Horlama ve Çareleri...
Neredeyse her 2 kişiden biri horluyor. Çevremizdeki insanları da rahatsız eden horlama, komik de değil, çaresiz de.




Horlama, günümüz insanının en büyük sorunlarından birisi.

Diş Hekimi Berna Tekinel horlama probleminin en sık şişman erkeklerde görüldüğünü ve yaşla birlikte her geçen gün artığını belirtiyor.


Horlamanın sebebi nedir?
Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçimindeki sese horlama deniliyor.

Dilin arkası, yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısım ile genizin birleştiği bölgenin kendiliğinden daralabilen bir bölge olduğuna vurgu yapan Dt. Berna Tekinel, "Bunlar üstüste geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır."diyor.

Diş Hekimi Berna Tekinel’e göre horlayanlarda görülen problemler şöyle:

1. Dil ve boğaz kasları gerginliğindeki azalma.
Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol ya da ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

2. Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması.
Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörler de nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

3. Küçük dilin sarkması.
Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması, boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için horlamaya neden olur.

4. Burun tıkanıklığı.
Burnunda tıkanıklık olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum, boğazda dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum; bazı insanların sadece alerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır.Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.

5.Alışkanlıklar.
Çocukluk dönemindeki fena alışkanlıklar;parmak emme, kalem ısırma, biberon, emzik alışkanlığı ya da sık geçirilen boğaz enfeksiyonları solunum yolu ve diş okluzyonunda deformitelere neden olabilir.Bu nedenle oluşan ağız açıklığı, ileri yaşlardaki horlamaya sebeb oluşturur .Bu tür bozuklularda ortaya çıkan sıkıntıda cinsiyet ayırımı yoktur.


Horlama ciddi bir sorun mudur?
Diş Hekimi Berna Tekinel "Sosyal olarak evet"diyor ve bunu şöyle açıklıyor:

"Bu, aile yaşamını ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur."

"Tıbbi olarak da evet"diye ekliyor Dt.Berna Tekinel ve bunu da şu şekilde açıklıyor :

"Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür.

Horlamanın en ağır formu "tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır." "Uyku apnesi" diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama, nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur.

10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7’den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuz size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir.

Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kanın oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp, kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir.

Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler, uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz, gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken ya da iş başında uyuklamalar görülecektir."


Horlama tedavi edilebilir mi?
Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebiliyor.

Diş Hekimi Berna Tekinel horlayan kişilerin uyması gerekenleri şöyle sıralıyor:

1. İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.
2. Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.
3. Uykudan 4 saat önce alkol almaktan kaçınmalı.
4. Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.
5. Aşırı yorgunluktan sakınmalı.
6. Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metotdur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.
7. Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınızı yaklaşık 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bunun için yatağınızın bir tarafının altına bir tuğla yerleştirebilirsiniz.
8. Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre verin.
9.Tüm bunların yanında cerrahi olarak ön diş bloğundan destek alınarak yapılan bir uygulama ile tedavi de mümkün.

Her pozisyonda horlayan kişiler "ağır horlayan" olarak isimlendirilir. Bu kişilerin daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır.

Horlama, kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktor ile görüşmek gerekir.

Bu, özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) doktora başvurmak daha da önem kazanmaktadır.

Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir.

Horlama tedavisi şüphesiz tanıya dayanır.

Bu, alerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit, ya da bademcik, geniz eti veya burun bozuklukları biçimdedir.

Horlama -nefessiz kalma, hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha da genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir.

Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez. Lazerin kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir.

Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale, çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.


Horlama ortadan kaldırılabilir mi?
Horlamanın en önemli nedenlerinden birinin kilo fazlalığı olduğu bilinmektedir. Kilo fazlası olup zayıflayan hastaların %80’inde horlamanın önemli derecede azaldığı veya tamamen ortadan kalktığı görülmüştür. Kilo verme, özel şekilli yastıklar, ağız veya buruna yerleştirilen bazı cihazların kullanılması, uyku ilaçları, sakinleştirici ilaçlar ve alkol kullanımından kaçınma gibi yöntemler horlamanın kontrolünde yararlı olabilir. Ancak bunların hepsi, yaşam koşullarında önemli değişiklikler yapılmasını ve bunun sürekli olmasını gerektirir.

Horlamayı ortadan kaldıracak etkili bir yöntem vardır; "Laser uvulo-palatoplasti (LAUP)" adı verilen bu cerrahi yöntemle yumuşak damaktaki dokular yeniden şekillendirilmekte ve horlama önlenebilmektedir. Bu ameliyatın başarı oranı %85-90 arasındadır. Ameliyatta, lazer ışını ile yumuşak damaktaki dokular dikkatle küçültülmekte ve zamanla dokuların iyileşip gerginleşmesiyle uyku sırasındaki titreşimleri, yani horlama ortadan kalkmaktadır.

Ameliyatta lazer ışınının kullanılmasının nedeni, lazerin yumuşak dokuları kanamaya neden olmadan kesme yeteneğinin bulunmasıdır. Ameliyat yaklaşık yarım saat sürmekte ve boğazı uyuşturacak şekilde lokal anestezi ile yapılmaktadır.

Pek çok hastada bir kez tedavi ile istenen sonuç alınmaktadır; ancak, bazı hastalarda ameliyatın en erken dört hafta aralıkla olmak üzere tekrarlanmasına ihtiyaç duyulabilir. Bazı hastalarda horlama tamamen ortadan kalkmasa bile, şiddeti azalmaktadır.

LAUP ameliyatını takip eden birkaç gün ile iki hafta arasında boğaz ağrısı hissedilmekte ve ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınmaktadır. Hastaların çoğu birkaç gün içinde normal hayatlarına dönmekte ve çalışmaya başlayabilir hale gelmektedir. Kendilerinden sadece ağır kaldırma gibi zorlayıcı bedensel faaliyetlerden kaçınmaları istenmektedir.

Ameliyatın etkilerinin görülme zamanı kişiden kişiye değişmektedir. Bazı hastalarda sonuç hemen alınmakta, ameliyatın yapıldığı gün horlama kesilmektedir. Diğer hastalarda, ameliyatın sonucu bir aya kadar sonra ortaya çıkmakta ve kesinleşmektedir.



Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı