İPUCU

Sağlık Sağlık Dünyasından Haberler

Seçenekler

Kalbinizin ritmini dinleyin!

'iMuh@fiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
08/2012
Nereden:
Bakü
Yaş:
26
Mesajlar:
11.214
Konular:
4118
Teşekkür (Etti):
1199
Teşekkür (Aldı):
1249
Ticaret:
(0) %
18-12-2012 23:16
#1
Kalbinizin ritmini dinleyin!

“Çarpıntım olduğu için acile gittim. EKG çektiler, tahlil yaptılar ve bir şeyimin olmadığını söylediler. Ama şikayetim devam ediyor ve çok korkuyorum. Bende ritim bozukluğu mu var?” Kalbin normal atış ritmini ve düzenini kaybettiği durumlara “Ritim Bozukluğu (aritmi) denir.

Ritim bozukluğu diye tek bir hastalık yoktur. Yani ritim bozukluklarının onlarca farklı türü ve her türün de farklı önemi söz konusudur. Ritim bozukluklarının kalpte başka bir sorun olmaksızın sadece stres, uyku bozuklukları, fazla çay-kahve-alkol tüketimi, tiroid bezinin fazla çalışması, ciddi kansızlık, bazı ilaçlar gibi dış etkenlerle tetiklenen zararsız-önemsiz türleri de vardır, gayet ciddi ve ani ölüme yol açabilen türleri de. “Ritim bozukluğu” ifadesi tek başına belli bir anlam veya tehlike ifade etmez.

Bunun türü, sıklığı, kalpte buna neden olan veya eşlik eden başka bir sorun (kalbin kasları, kapakları veya damarlarında) olup olmadığı gibi noktalarla beraber değerlendirilmesi gerekir.

Yaklaşım ve tedavi de ritim bozukluğunun türüne göre değişir. Özellikle şikayet esnasındaki kalp elektrosunun (EKG) çekilebilmesi veya yakalanabilmesi teşhis için çok önemlidir.

Ritim bozukluğu kalbin normalden daha hızlı, daha yavaş veya düzensiz çalışması gibi şekillerde ortaya çıkabilir. Normali dakikada 60-80 olan nabız değeri 100’ün çok daha üstüne çıkabilir ve/veya düzensizleşebilir. Una bağlı olarak hastalar genellikle çarpıntı hissi, göğüs kafeslerinin içinde sanki bir şey atılıyor veya bir kuş varmış da kanat çırpıyormuş hissi, kalp atışlarında tekleme, sanki duraklayıp tekrar çalışıyormuş hissi, o esnada nefes almama ve fenalık hissi gibi yakınmalar ifade ederler. Daha seyrek olarak ritim bozukluğuna karşı baş dönmesi, göz kararması, bayılma gibi durumlar ortaya çıkabilir. Ritim bozukluklarının tehlikeli bazı türleri, özellikle kalbin yapısal sorunlarıyla bir araya geldiğinde ani ölüm sebebi de olabilmektedir. Burada sırası gelmişken hemen vurgulamak istediğim şey, nabzın normal değeri istirahat halindeki bir insanda dakikada 60-80 olmakla beraber, unun bazı insanlarda sürekli 50 civarı gibi biraz aşağıda veya 90-100 gibi biraz yukarda gidiyor olmasının illa bir hastalık veya sorun olduğu anlamına gelmediğidir.

Bazı insanlar yapısal olarak böyledir ve eğer eşlik eden başka sorunlar veya yakınmalar yoksa, bu değerler olağan kabul edilir. Uykuda 40’lar civarına inmesi gibi heyecan ve stresle 100’ün daha üzerine, hatta yorucu hareketlerle 150 civarı değerlere çıkması da olağan olarak yorumlanır. Yine sık sorulduğu için vurgulamak istediğim diğer bir konu, zaman zaman sağlıklı insanlarda da atriyum veya ventrikül gibi değişik kalp boşluklarından kaynaklanan düzensiz vuruşların (ektrasistol) olabileceği ve bunun hastalık boyutunda bir ritim bozukluğu olarak anlaşılmaması gerektiğidir. Ekstrasistol dediğimiz düzensiz vuruşlar, eğer kalp yetersizliği veya benzeri yapısal kalp sorunları eşlik etmiyorsa genellikle herhangi bir tehlike arz etmezler ve rahatsızlık veren bir çarpıntı hissine neden olmadıkça tedavi gerektirmezler.

STRES FAKTÖRÜ

Ritim bozukluğunun esas sebebi her ne olursa olsun, stres tüm ritim sorunlarına kesinlikle olumsuz katkıda bulunmaktadır. Eğer stresle baş etme, olaylara tepki verme alışkanlığını değiştirme, zihinsel ve bedensel gevşeme teknikleri konusunda eğitim alınır ve geliştirilirse ritim bozukluğunun pek çok türünde gayet olumlu sonuçlar elde etmek mümkündür.

Çünkü stres ve olaylara abartılı tepki verme konusundaki yanlış zihinsel alışkanlıklar çarpıntı ve ritim bozukluklarında çok ama çok etkin bir rol oynuyor. Değerlendirme sırasında ritim sorununu altında psikolojik faktörün belirginliği de tespit edilmişse tedaviye mutlaka bu yönde de yaklaşmak gerekir.

Ama bazen yanlış zihniyet alışkanlıklarından, olaylara abartılı tepki vermekten memnun ve bu konuda değişmek istemeyen insanlar da olabilmektedir. İşin bu yönü ile de uğraşan bir hekim olarak bu gözlemimin hiç de nadir olmadığın söylemeliyim. Geçmişte olup bitmiş işleri hala kafasında tartışarak içindeki öfkeyi kızgınlığı kamçılamaya devam etme, içinde doğan kötü duyguları silme gayreti yerine ısrarla onların peşine takılıp hayalden hayale sürüklenme, duyduğu gördüğü her şeye gerekenin çok üzerinde tepki verme halini değiştirmek istemeyen ve kendini gururla böyle tarif eden insanlar da vardır. Değişmeyi kendisi istemeyen bir insan dışarıdan müdahale ile değiştirilemez ve bunlarda sürekli ilaç tedavisi dışında yapacak hiçbir şey yoktur.

Kalp kaslarının düzenli şekilde çalışmasını sağlayan etken, bir elektrik sinyalidir. Kalpte normal olarak bu elektrik akımını doğuran belli bir odak ve onu ileten belli yollar vardır. Belli bir rota izleyerek dağıtılan bu düzenli akım sayesinde kalp normalde 60-80 civarı düzenli kasılama yapar ve kan pompalar. Bu akımın doğuşunu veya iletilişini engelleyen her türlü etken, ritim bozukluğuna neden olabilir. Bu etkenler kalbin kendisinden de kaynaklanabilir kalpte hiçbir sorun olmayın dışarıda da kaynaklanabilir.
Uzm. Dr. Sinan Coşkun TURAN
--------------------- Kimler geldi kimler gecti don bak arkana elbet ki zaman bizi sizide silip supurecektir peki bizden geriye ne kalicak ? keske hic bir sey kalmasa...

Youtube kanalim ► https://goo.gl/eM6wz2

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı