Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform  
Geri git   Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform >
Teknoloji Ürünleri Satan Mağazalar Hakkında Şikayet
> Şikayetim Var

Şikayetim Var Teknoloji ürünleri satan mağazalar hakkındaki şikayetlerinizi bu kategori altından dile getirebilirsiniz.




Yol Harcamalarına Katılma Payı

Şikayetim Var

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 16-09-2017 00:48   #1
  • Binbaşı
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
07/2007
Nereden
istanbul
Mesajlar
Konular


  
Yol Harcamalarına Katılma Payı



BELEDİYELER YAPTIKLARI YOLLARIN BİLE ARTIK BİZLERDEN TAHSİL EDİLİYOR NASIL MI ADI DA KATKI PAYI ODA GÖNDERDİKLERİ BELGELERİ İNŞAAT BİTİNCE HEMEN GÖNDERMİYOR NİYE Mİ ARADAN BİRAZ BEŞ SENE GEÇERSE YIL AŞIMI O ZAMAN ALAMIYOR ZAMAN GEÇSİN UNUTULSUN ONDAN SONRA EVLERE GÖNDERİLİYOR BU İŞLERE NA KADAR İTİRAZ EDERSEN ET
FAİZ İLE ALINIYOR MAHKEMEYE TAŞIRSANIZ KURUŞ ALAMAZLAR






İŞTE MAHKEME DİLEKÇESİ

İSTANBUL VERGİ MAHKEMESİ
SAYIN BAŞKANLIĞI’NA
İSTANBUL

DAVACI :


DAVALI : T.C. İstanbul İli .......... Belediye Başkanlığı


VERGİ / CEZA (TARİHİ :
İHBARNAMESİNİN (NUMARASI :
(TEBliğ TARİHİ :

(DÖNEMİ :
(MİKTARI :

I-DAVA KONUSU : ............ Belediye Başkanlığıtarafından……..numaralı ihbarname ile adıma tahakkuk ettirilmiş olan…………tutarındaki yol harcamalarına katılma payının iptal edilmesi talepli dava dilekçesidir.

II-DAVANIN ÖZETİ VE İTİRAZ NEDENLERİ :
1- İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... .........Mahallesi …. ada .. parselde tapuya kayıtlı
taşınmazın sahibiyim. Söz konusu taşınmaz tarafımdan ... satın alınmıştır.
............. Belediye Başkanlığınca 281480 ihbarname numarası ile adıma …………-TL asfalt katılım payı tahakkuk edilmiştir.
Bilindiği üzere;harcamalara katılma payı, belediyeler tarafından inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile alınan paydır. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu hükümlerince düzenlenen yol harcamalara katılma payının; belediyeler tarafından inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile alınabileceği kurala bağlanmıştır.
Ancak; Belediyenin asfalt hizmeti iş bitim tarihi....... yılı olup söz konusu tarihte taşınmazın maliki bulunmadığımdan asfalt katılım payının tarafıma yansıtılması hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.

Danıştay içtihatlarında da; yol harcamalarına katılma payı tahakkukunun hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılacağı, söz konusu tarihten sonra taşınmazın maliki olan şahsa yapılan tahakkukun hukuka uygun olmadığı belirtilerek ayrıca asfalt hizmetinin halkın istifadesine sunulduğu tarihte malikin tespit edilmesi gerektiği hususları açıkça ifade edilmektedir.

Danıştay 9. Dairesi'nin 30/04/1998 tarih ve E.1997/1627, K.1998/1668 sayılı kararı da bu yöndedir; “…Olayda ise, yol harcamalarına katılma payı hesaplanmasına sebebiyet veren asfalt-bordür ve tretuvar çalışmasının ... tarihinde halkın istifadesine sunulduğu, bu tarihteki gayrimenkulün sahibinin ... isimli şahıs olduğuna göre, 6 aylık bir süre geçtikten sonra gayrimenkulü satın alan davacı adına tahakkuk ettirilen payda isabet görülmediği gerekçesi ile kabul ederek yol harcamalarına katılma payını terkin eden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararının; 5 / 9 hizmetin sürekli olduğu bu nedenle tahakkuk ettirilen payda isabetsizlik bulunmadığı iddiası ile bozulması isteminden ibarettir. Temyiz edilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine, anılan Mahkeme kararının onanmasına karar verildi” şeklindedir. 12. Danıştay 9. Dairenin 30/11/2006 tarih ve E.2005/2712, K.2006/5081 sayılı kararında ise; “… Kanunun 91. maddesinde, yol harcamalarına katılma payı tahakkukunun hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılacağı hükme bağlandığından, 14/11/1999 tarihinde bitirilen beton asfalt kaplama çalışmasına ilişkin harcamaların bu tarih itibariyle yolların iki tarafında bulunan gayrimenkul sahiplerine paylaştırılması gerekmekte olup, mahkemece re’sen araştırma ilkesi uyarınca anılan 10 no’lu parselin 14/11/1999 tarihi itibarıyla tapuda kimin adına kayıtlı olduğunun tapu müdürlüğünden sorularak tespiti ve davacının taşınmazdaki hisse oranı dikkate alınarak davanın karara bağlanması gerekirken yazılı gerekçe ile kabul edilmesinde yasal isabet görülmemiştir…”

2- Kaldı ki; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Zaman aşımı Süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zaman aşımına uğrar.” denilmektedir. Bu halde de, söz konusu asfalt katılım payının tarafıma yansıtılması hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.

3- Bunun yanında, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an önce söz konusu katılım payından sorumlu olduğum kabul edilse dahi; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “Yol Harcamalarına Katılma Payı” başlıklı 86 ncı maddesi; “Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce aşağıdaki şekillerde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile Yol Harcamalarına Katılma Payı alınabilir. a) Yeni yol açılması, b) Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi, … Yolların kaldırımlar da dahil olmak üzere (15) metreden fazla genişliklerine düşen giderler, belediyelere ait olup harç payına konu teşkil etmez. İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller için asıl cepheyi teşkil eden yoldan düşen pay tam, diğer yollara ait pay ise yarım olarak hesaplanır.” şeklindedir.

Aynı Kanunun; “Payların Hesaplanması” başlıklı 89 uncu maddesi “a) Harcamalara katılma payları, bir program dahilinde veya istek üzerine doğrudan doğruya yapılan işlerde, bu hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamıdır. Şu kadar ki yapılacak giderler peşin ödendiği takdirde bu paylar ilgililerden yüzde yirmi beş noksanı ile alınır. Ancak, bu tür hizmet 4 / 9 giderleri Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile İller Bankası tarafından tespit edilen ve yayınlanan rayiç ve birim fiyatlara göre hesaplanan tutarları aşamaz… Harcamalara katılma payları bina ve arsalarda vergi değerinin yüzde 2'sini geçemez…” hükmünü,

“Payın Tahakkuk Şekli” başlıklı 90 ıncı maddesi “Yol Harcamalarına Katılma Payı, bu hizmetin yapıldığı yollardan faydalanan, Su Tesisleri İle Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payları ise hizmetten faydalanma şekillerine göre ilgili gayrimenkul sahipleri arasında ve 89 uncu maddeye göre hesaplanan katılma payları toplamının ilgili gayrimenkullerin vergi değerleri toplamına oranlanarak dağıtılması suretiyle hesaplanıp tahakkuk ettirilir.” hükmünü,

“Payın Tahakkuk Zamanı” başlıklı 91 inci maddesi; “Harcamalara katılma paylarının tahakkuku, işler hangi ihale usulü ile yapılmış olursa olsun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılır. Ancak, yapılacak yazılı tebliğ ile verilecek süre içinde ilgililerin harcamalara katılma paylarını peşin ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu paylar, kabule ilişkin yazılı başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde tahakkuk ettirilir.” hükmünü,

“Tahsil Şekli” başlıklı 93 üncü maddesi ise; “Harcamalara katılma payları belediyelerce veya bunlara bağlı müesseselerce, 92 nci maddeye göre payların ilan ve tebliğ edildiği yılı takip eden yıldan itibaren iki yılda ve dört eşit taksitte, peşin ödemelerle tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil olunur. Ancak, yukarıda yazılı ödeme sürelerini, ilgili belediyelerin teklifi üzerine, 5 yıla (peşin ödemelerde bir yıla) kadar uzatmaya ve buna göre taksit sürelerini tespit etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulunca bu yetkinin kullanılması halinde, uzatılan ödeme süreleri için belediyeler, belediye meclislerinin kararı üzerine ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca alınan tecil faizi oranını aşmamak üzere faiz alabilirler. Satış, hibe ve trampa gibi devir hallerinde ferağ sırasında o tarihe kadar ödenmemiş taksitler peşin olarak tahsil olunur. Harcamalara katılma payına tabi gayrimenkullerin listesi belediyelerce ilgili tapu dairelerine bildirilir. Bu gayrimenkullerin satış, hibe ve trampaları halinde tapu dairesi payın tahsilini sağlamak üzere, belediyeyi haberdar eder ve pay ödenmedikçe intikal işlemi yapılmaz.” hükmünü düzenlemektedir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları İle İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Payın Tahakkuk Zamanı” başlıklı 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise; “İşin bitirilerek hizmete açılmış olduğu geçici kabulün yapılması ile belirlenir.” denilmektedir.

Yukarıda yer alan açıklamalara göre;dava konusu ihbarname ile Davalı Belediye tarafından söz konusu düzenlemelere aykırı hareket edildiği de açıktır.

4- Bunun yanında, kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin ön koşullarından olup; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İHAM) içtihatlarında da iç hukuk kurallarının yeterli ölçüde öngörülebilir, açık ve erişilebilir olması dolayısıyla hukuk güvenliğinin sağlanması hususu vurgulanmaktadır.

Hukuk devleti, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir. Hukuk güvenliğinin sağlanması, bu doğrultuda yasaların geleceğe yönelik öngörülebilir belirlemeler yapılabilmesine olanak verecek kurallar içermesini gerekli kılar. Geriye dönük düzenlemelerle kişilerin haklarının, hukuki istikrar ve güvenlik ilkesi gözetilmeden kısıtlanması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Öte yandan, hukuk devletinin hukuk güvenliği ilkesi belirliliği de gerektirir. Belirlilik ilkesi, yükümlülüğün hem kişiler hem de idare yönünden belli ve kesin olmasını, yasa kuralının, ilgili kişilerin mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini makul bir düzeyde öngörmelerini mümkün kılacak şekilde düzenlenmesini gerekli kılar.

Dolayısıyla, hizmetin sunulduğu tarihte tapuda malik gözüken kişi yerine taşınmazı daha sonra devralmış olmama rağmen adıma tahakkuk işlemi yapılmasının hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edeceği açıktır.

5- Anayasamızın 35. maddesinde herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak
kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin mülkiyet hakkını düzenleyen 17 nci maddesinde, “Hiç kimsenin keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamayacağı” hükmü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokolün 1 inci maddesinde ise; “Her gerçek ve tüzel kişinin, mal ve mülk dokunulmazlığına riayet edilmesini isteme hakkının olduğu, herhangi bir kimsenin ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve Uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği” hükmü düzenlenmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre “Mal ve mülk” kavramı iç hukukumuzdaki
tanımdan bağımsız olarak ayrı ve çok geniş bir anlama sahiptir. Mahkemeye göre; "Mal ve mülk" kavramı maddi varlığa sahip her türlü taşınır ya da taşınmaz malı içerdiği gibi; maddi varlığa sahip olmayan hak ve menfaatleri, mameleke dâhil her türlü aktifi, mali ve ekonomik değeri olan hisseler, patentler, tahkim kararları, emeklilik maaşı hakkı, sosyal katkı payları, kira hakları gibi değerleri de içermektedir.

Bu halde, dava konusu olayın mülkiyet hakkı çerçevesinde ele alınması gerektiği ve bu kapsamda tarafımdan alınmaması gereken yol harcamalarına katılma payının adıma düzenlenen ihbarname ile tahakkuk ettirilmesinin mülkiyet hakkımın ihlaline yol açtığı daaçıktır.

Ayrıca, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri
“belirlilik” tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir, nesnel olması, sınırlarının bilinmesi, öngörülebilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir.
Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik
içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin lafzında ise “Yasallık” olarak değerlendirilebilecek bu ilke, iç hukuk kurallarının yeterli ölçüde öngörülebilir, açık ve erişilebilir olmasını öngörmektedir.

Yukarıda da açıkladığım üzere; hizmetin sunulduğu tarihte tapuda malik gözükmediğim
halde yasal düzenlemelere aykırı şekilde adıma tahakkuk işlemi yapılması Anayasamızın özünü oluşturan “belirlilik” ilkesine aykırı olduğu gibi İHAM’nin kararlarında üzerinde önemle durduğu “yasallık” ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir.

Bu sebeplerle, yol harcamalarına katılma payına ilişkin işlemin iptalini talep edilmesi
zarureti hasıl olmuştur.


lll – SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere;
1- Davanın kabulüne,
2- Davalı ............Belediyesi tarafından salınan ………Tarih ve……… Sayılı ( İşYılı / Numarası-…………..) Vergi/Ceza İhbarnamesinin kaldırılmasına,
3-Dava giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ederim.../09/2017

Davacı


*Ek ( Suret ) :Vergi / Ceza İhbarnamesi
    


___________________________________________

Tarihini bilmeyenler yok olmaya mahkumdurlar ;


Konu kmetin tarafından (20-09-2017 15:17 Saat 15:17 ) değiştirilmiştir..
 Offline  
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 20-09-2017 14:58   #2
  • Binbaşı
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
07/2007
Nereden
istanbul
Mesajlar
Konular


  


Belediyeyi makemeye şikayet edersen dava kazanırsın gelen ceza iptaline gider bu belediyelerin haksız olarak almış olacağı paradır örnekleri de vardır



Kısaca yanıt verecek olursak; belediyelerin yapmış olduğu yol harcamaları için bu hizmetlerden faydalananlardan alınan payı ifade eder. Diğer bir anlatımla, harcamalara katılma payı, belediyelerin kendi sınırları içerisinde yol yapımı, yol genişletmesi ve yolların yeniden düzenlenmesi, kanalizasyon tesisi yapılması ve mevcut tesislerin onarılması ile yeni içme suyu tesisi yapılması ve mevcut şebekelerin onarılması karşılığında bu hizmetlerden faydalanan gayrimenkul sahiplerinden alınan paydır, diyebiliriz. Kanundaki şekline baktığımızda: Harcamalara katılma payı, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununu 86–94. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanuna üç çeşit harcamalara katılma payı öngörmüştür. Bunlar, yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve su tesisleri harcamalarına katılma payıdır. Yol harcamalarına katılma payı, kanunun :arrow: 86. Maddesinde düzenlenmiştir,yanlız bu maddede yapılan yeni güncel değişikliliği aşağıdaki resmigazetede yayınlanan kanunda takip ediniz.:
a) Yeni yol açılması;
b) Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi;
c) Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların, kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi;
d) Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi, durumunda bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden yol harcamalarına katılma payı alınacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller için asıl cepheyi teşkil eden yoldan düşen pay tam, diğer yollara ait pay ise yarım olarak hesaplanacağı aynı maddede hükme bağlanmıştır.


Sokağında asfalt çalışması yapılan her vatandaş bu katılım payını ödemek zorunda mıdır?

Yasa burada gayrimenkul sahipliğini öngörmüştür. Bir örnekle ifade edecek olursak o sokakta yaşayan mal sahipleri ödeyecek, kiracılar ödemeyecek. Burada karışıklığa yol açan kavram “faydalanma” sözüdür. Birinci soruya verdiğim yanıta, mal sahipleri diyebilir ki “Ben faydalanmıyorum, kiracım faydalanıyor. O halde o ödemeli”. Ancak yol harcamaları gayrimenkulün değerinde bir artışa da yol açabileceğinden ve yasada açıkça gayrimenkul sahipliğinden söz edildiğinden mal sahipleri ödeyecektir. Ayrıca, yasada belirtildiği üzere, ibadet yerlerinden harcamalara katılma payı alınmaz. Ancak, bunun dışındaki tüm resmi kurumlardan harcamalara katılma payı alınır. Bu hususa ilişkin 1996 yılında yayınlanmış Maliye Bakanlığı genelgesi vardır.


“Harcamalara iştirak payı” ne anlama geliyor? Vatandaş belediyenin yaptığı tüm hizmet harcamalarına katılmak durumunda mıdır?

Bu soruya üç aşamalı cevap vermek gerektiğine inanıyorum.
Birinci olarak; harcamalara katılma payı ne bir vergi, ne bir harç ve ne de bir şerefiyedir. Harcamalara katılma payı, değer artışını vergilendirmek gibi sosyal bir amaçla değil, öngörülen harcamayı finanse edebilmek için alınmaktadır. Bir otokontrol sistemi olarak da yorumlanabilir. Ayrıca harcamalara katılma payı yoluyla, belediyeler tarafından yapılan kentsel alt yapı yatırımlarının bir kısmı, bu harcama sonucu belli değer elde eden kişilerce varlık değerleri ile orantılı olarak karşılanmaktadır.

İkinci olarak hemşehri hukuku açısından ele almak gerekir.
Hemşehri, sadece günlük hayatta kullanılan bir kavram olmayıp, 5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13. maddesinde; “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır” denilerek, hemşehri genel olarak tanımlanmış ve hakları belirtilmiştir. Ayrıca aynı maddenin son fıkrasında hemşehrinin sorumluluklarına da yer verilmiştir: “Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanunlara dayanan kararlarına, emirlerine ve duyurularına uymakla ve belediye vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarını ödemekle yükümlüdür”. Zira hemşehrilere sağlanan hizmetin karşılığı hem şehriler den alınması, bu anlamda nimet ve külfet ilişkisinde adalet sağlanmasına yöneliktir. Vatandaşların hemşehri olmanın bedelini ödemesi, kent yönetimine katılması ve katkıda bulunması çağdaşlığının gereği olmalıdır.

Üçüncü olarak vatandaşlarca belediyelerin hangi harcamalarına nasıl katılacağı yasalarla belirlenmiştir.
Buna genel olarak belediyelerin verdiği hizmetler çerçevesinde, belediye gelirlerinin içerisinden bakacak olursak; belediye gelirleri üç kısma ayrılmıştır. Birinci kısımda belediye vergileri, ikinci kısımda belediye harçları ve üçüncü kısımda ise harcamalara katılma payı yer almıştır. Ayrıca kanunda ücrete tabii işler başlığıyla harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve vatandaştan gelen talep üzerine belediyece yerine getirilen işlerden de ücret alınacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla vergi, harç, katılım payı ve ücretten oluşan bir gelir düzenlemesi içerisinde vatandaşlarca belediye harcamalarına katılım söz konusudur.



-Kaldırımlarda veya sokakta yapılan bir düzenlemenin ardından ne kadar süre sonra vatandaşa ödemeyle ilgili bilgi gider?
Yol harcamalarına katılımın tahsili konusu; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun, payların hesaplanması başlığıyla 89. Maddesinde düzenlenmiştir. Yol harcamalarına katılma payının tahakkuku, iş hangi ihale usulüne göre yapılmış olursa olusun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmasından sonra yapılır. Harcamalara katılma payları belediyeler, yukarıdaki esaslara göre hesaplanarak ilan ve tebliğ edildikleri yılı izleyen bütçe yılından sonra tahsil edebilirler.


Belli bir fiyatlandırma sistemi var mıdır? Ortalama bir daire ne kadar ödemek durumundadır?
Harcamalara katılma payının hesaplanması konusunda bir üst sınırlama getirilmiştir. Kanunla, harcamalara katılma payları bina ve arsalarda vergi değerinin yüzde 1’ini geçemez ifadesi, yüzde 2’sini geçemez şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, yine 1985 yılında yapılan değişiklikle harcamalara katılma payının tahsil süresi 4 yıldan 2 yıla indirilmiş, fakat yönetmelikte bu değişiklik yapılmamıştır. Belediyeler, hesapladıkları vergi değerleri toplamını, bu kanunun 89. maddesine uygun olarak hesapladıkları harcamalar toplamına bölerek katılma payı oranını bulurlar. Örneğin, belediyenin yol harcaması tutarı 50.000.- TL, yoldan faydalanan gayrimenkullerin vergi değerleri toplamı 2.000.000.- TL olsun. Bu durumda, 50.000 / 2.000.000 = 0.025 katılma payı oranı bulunur. Yola cephesi bulunan ve vergi değeri 100.000.- TL olan bir gayrimenkul sahibinin ödeyeceği katılım payı, 100.000 X 0.025 = 2.500 TL bulunulacaktır. Bu tutar, hiçbir şekilde vergi değerinin yüzde 2’sinden fazla olamayacağı için gayrimenkul sahibinden tahsil edilecek tutar 2.000.- TL olacaktır.

Vatandaş bu katılım payını veya iştirak payını ödemezse ne olur?
Bu konu yasanın 93. Maddesinde düzenlenmiştir. Harcamalara katılma payları belediyelerce, payların ilan ve tebliğ edildiği yılı takip eden yıldan itibaren iki yılda ve dört eşit taksitte, peşin ödenecekse tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil olunur. Vadesinde ödenmeyen kamu alacağı ise elbette gecikme zammına tabi olur. Yukarıda açıkladığımız ödeme sürelerini kaçıranlar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi tutulabilirler.

İtiraz hakkı var mı?
Harcamalara katılma payları ile ilgili itirazlar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre çözümlenir.


2464 sayılı 1981 tarihli yasaya göre belediyeler bu katılım payını almak zorunda. Bu kanun o tarihten beri uygulanıyor mu? Uygulanıyorsa neden daha önce vatandaşın dikkatini çekmedi? Daha önce nasıl tahsil ediliyordu?

Küçük yerleşim birimlerinde, emlak birim fiyatlarının düşük olmasından dolayı, harcamalara katılma paylarının vergi değerinin yüzde 2’si ile sınırlandırılması, söz konusu payların önemsiz kalmasına yol açmaktadır. Bu nedenle küçük belediyeler katılım payı toplamaktan imtina oluyorlar. Ancak bu durum, büyükşehir, iller ve büyük ilçe belediyeleri için geçerli değil. Dolaysıyla bunlar tahsil etmektedirler. Basına da yansıyan Belediye’nin uygulaması yerinde bir uygulamadır.
1995-2004 yılları arasındaki belediyelere gelirlerinden harcamalarına katılma payının seyrinin yer aldığı aşağıdaki tablo incelendiğinde, yol harcamalarına katılma payı tahsilâtlarının asfalt ve kaldırım harcamalarının çok altında kaldığı görülmektedir.
Gözlemlediğimiz şekliyle belediyeler yapmış olduğu asfalt ve kaldırım harcamalarının ancak yüzde 18-20’sini hizmetten yararlananlardan harcamalara katılma payı olarak tahsil edebildikleridir. İçinde bulunduğumuz ortamda belediye gelirlerinin giderek azaldığı gerçeğini ortaya koyarak bakacak olursak bu oran da çok düşüktür.


-Peki, belediye vatandaştan bu parayı tahsil etmezse ne olur? Hakkında dava açılır mı?
Hiçbir belediye vatandaşı ile davalık olmak istemez. Yukarıda vurguladığımız gibi bu hizmeti veren belediyelerin tahsilât oranına baktığımızda yüzde yirmileri buluyorsa bu yüz kişiden sekseni konuya duyarsız kalıyor demektir.
Bu konuda şu ana kadar ödeme sürelerini kaçıranlar var ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi tutulabilirler.

Belediyeler bu ücreti tahsil etmek zorundadır çünkü kanunla verilmiş bir görevdir. Tahsil etmekten imtina edemez ve ederse görevini yapmadığı için soruşturmaya tabi tutulur.
    


___________________________________________

Tarihini bilmeyenler yok olmaya mahkumdurlar ;


Konu kmetin tarafından (20-09-2017 15:16 Saat 15:16 ) değiştirilmiştir..
 Offline  
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 20-09-2017 15:00   #3
  • Binbaşı
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
07/2007
Nereden
istanbul
Mesajlar
Konular


  


T.C.

DANIŞTAY

9. DAİRE

E. 1998/3784

K. 1999/3152

T. 21.9.1999

• HARCAMALARA KATILMA PAYI ( Gayrımenkul Değerinin Yüzde İkisinden Fazla Olamaması )

• GAYRIMENKUL DEĞERİ ( Harcamalara Katılma Payının Değerin Yüzde İkisinden Fazla Olamaması )

• VERGİ DEĞERLERİ ( Harcamalara Katılma Payının Gayrımenkul Değerinin Yüzde İkisinden Fazla Olamaması ve Vergi Değerlerine Orantılı Olarak Hesaplanması )

2464/m.89,90,91,92

ÖZET : Harcamalara katılma payı gayrımenkul değerinin % 2'sinden fazla olamaz ve vergi değerlerine orantılı olarak hesaplanır.
İstemin Özeti : 27.10.1997 tarih ve 41 sayılı Belediye Encümen kararı ile istenilen yol harcamalarına katılma payının terkini istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, .............'nın her iki yanında 1997 yılında kaldırım yapıldığının, bedelinin keşif özetine bağlı hakedişe göre ödendiğinin, hakedişin ise inşaat birim fiyatalrı esas alınarak hazırlandığının, buna göre bedelin 1.375.451.078 TL. olduğunun, kaldırım yapılan yolun bir tarafında yükümlü genel müdürlüğün, bir tarafında ise TKİ Genel Müdürlüğünün yer alması nedeniyle eşit oranda yararlanılacağının, bedelin 1/2'sinin yükümlü genel müdürlükten istenildiğinin anlaşıldığı, bu durumda 2464 sayılı Kanunun 86, 89, 90, 91 ve 92. maddelerine uygun olarak tahakkuk ettirilen yol harcamalarına katılma payında isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan yükümlünün belediye meclisincekarar alınmadan yol harcamalarına katılma payı tahakkuk ettirilemeyeceği yönündeki iddiasına, yasada bu konuda bir hüküm bulunmaması nedeniyle itibar edilemeyceği gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 30.4.1998 tarih ve 1998/304 sayılı kararının; 2464 sayılı Kanuna göre giderlerin 1/3'nün gayrimenkullerin vergi değerleri oranında dağıtılmak suretiyle tahakkuk ettirileceği, belediye encümen kararının gerekçesinin yetersiz hem de sebep ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu, tahakkukun ilan edilmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Cevap verilmemiştir.
Savcı ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Mahkemece, 2464 sayılı Kanunun 89, 90, 91 ve 92. maddesinde belirtilen şekilde yol harcamalarına katılma payı hesaplanıp hesaplanmadığının, ayrıca tahakkukun ilan edilip edilmediğinin araştırılması, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle verilen kararda isabet bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması icabettiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık; yol harcamalarına katılma payı istenilmesine dair 27.10.1997 tarih ve 41 sayılı Belediye Encümen kararının iptali istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkin bulunmaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 86. maddesinde, belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce maddede belirtilen şekilde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden yol harcamalarına katılma payı alınacağı, 89. maddesinde ise harcamalara katılma paylarının, bir program dahilinde veya istek üzerine doğrudan doğruya yapılan işlerde, bu hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamı olduğu, ancak, bu tür hizmet giderlerinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile İller Bankası tarafından tespit edilen ve yayımlanan rayiç ve birim fiyatlara göre hesaplanan tutarları aşamayacağı, harcamalara katılma paylarının bina ve arsalarda vergi değerinin yüzde 2'sini geçemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun "Payların Tahakkuk Şekli" başlıklı 90. maddesinde, yol harcamalarına katılma payının, bu hizmetin yapıldığı yollardan faydalanan, Su Tesisleri ile Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Paylarının ise hizmetten faydalanma şekillerine göre ilgili gayrimenkul sahipleri arasında ve 89. maddeye göre hesaplanan katılma payları toplamının gayrimenkullerin vergi değerleri toplamına oranlanarak dağıtılması suretiyle hesaplanıp tahakkuk ettirileceği, 92. maddesinde ise tahakkuk cetvellerinin 1 ay süre ile belediye ilan yerlerinde asılmak suretiyle ilan olunacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce yapılan yol çalışmaları dolayısıyla olun iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmadığı için bu yoldan yararlanan taşınmaz sahiplerinden yol harcamalarına katılma payı alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak payın hesaplanması ve tahakkuku konusunda iki nokta önem arzetmektedir. Buna göre harcamalara katılma payı bina veya arsanın vergi değerinin yüzde 2'sini geçemeyecek, hesaplanan payların toplamı ilgili gayrimenkullerin vergi değerleri toplamına oranlanarak dağıtım yapılacak ve buna göre yapılan tahakkuklar 1 ay süre ile ilan olunacaktır.
Bu durumda 2464 sayılı Kanunun 89, 90, 91 ve 92. maddelerinde belirtilen şekilde yol harcamalarına katılma payının ilgili gayrimenkullerin emlak vergi değerinin yüzde 2'sini geçip geçmediği ve bu gayrimenkullerin vergi değerlerine doğru oranlanıp oranlanmadığı hususlarının araştırılması ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak yükümlü genel müdürlük tarafından ödenmesi gereken pay miktarının hesaplanması, tahakkukların ilan edilip edilmediğinin tespiti ve bu incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi icabederken, mahkemece bu hususlar araştırılmadan verilen kararda yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, .... Vergi Mahkemesinin 30.4.1998 tarih ve 1998/304 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine 21.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
    


___________________________________________

Tarihini bilmeyenler yok olmaya mahkumdurlar ;


Konu kmetin tarafından (20-09-2017 15:05 Saat 15:05 ) değiştirilmiştir..
 Offline  
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 20-09-2017 15:06   #4
  • Binbaşı
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
07/2007
Nereden
istanbul
Mesajlar
Konular


  



Belediyelere fazla para ödemeyin…
Yol yapımı belediyelerin asli görevi.

Belediyelere fazla para ödemeyin…

Ama bunun için “Yol Harcamalarına Katılma Payı” yani “asfalt parası”, çoğu zaman haksız olarak alınıyor. Peki, bu para adil bir şekilde alınıyor mu? Bu paraya itiraz edilebiliyor mu?
YENİ YOL İÇİN ASFALT PARASI
Belediyelerce veya belediyelere bağlı işletmelerce;
– Yeni yol açılması,
– Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi,
– Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların, kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi,
– Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi, için inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan gayrimenkullerin sahiplerinden belediyelerin meclis kararı ile “Yol Harcamalarına Katılma Payı” alınabiliyor.
FAYDALANAN ÖDEMELİ
Yol harcamalarına katılma payı tahakkukunun hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılması gerekiyor (Danıştay 9. Daire, 30.11.2006 tarih, E. 2005/2712, K. 2006/5081).

HESAPLANMASI VE DAVA AÇILMASI
Ayrıca harcamalar, yolun iki tarafında bulunan gayrimenkul sahiplerine paylaştırılmış olmalı.
Katılma payı, yola cephesi bulunan gayrimenkullerin vergi değeri oranında alınıyor ve bu bedel vergi değerinin yüzde 2'sini geçemiyor.
Örneğin, belediyenin yol harcaması tutarı 1 milyon TL, yoldan faydalanan gayrimenkullerin vergi değerleri toplamı 20 milyon TL olsun. Bu durumda, 1 milyon/20 milyon = 0.05 katılma payı oranı bulunuyor. Yola cephesi bulunan ve vergi değeri 100.000 TL olan bir gayrimenkul sahibinin ödeyeceği katılım payı ise 100.000 x 0.05 = 5.000 TL.
Ama harcamalara katılma payı vergi değerinin yüzde 2'sinden fazla olamayacağı için gayrimenkul sahibinden tahsil edilecek tutar, 5.000 TL değil (100.000 x %2=) 2.000 TL olacak.
Bu açıklamalara göre haksız bir şekilde asfalt parası alındığını düşünüyorsanız 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilirsiniz
    


___________________________________________

Tarihini bilmeyenler yok olmaya mahkumdurlar ;


Konu kmetin tarafından (20-09-2017 15:15 Saat 15:15 ) değiştirilmiştir..
 Offline  
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler


Bilgilendirme Turkhackteam.net/org
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından paylaşılmaktadır.
Bu konular yasalara uygunluk ve telif hakkı konusunda yönetimimiz tarafından kontrol edilse de, gözden kaçabilen içerikler yer alabilmektedir.
Bu tür konuları turkhackteamiletisim [at] gmail.com mail adresimize bildirebilirsiniz, konular hakkında en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.
Please Report Abuse, DMCA, Harassment, Scamming, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to turkhackteamiletisim [at] gmail.com

Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz.
Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.



         

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2018

TSK Mehmetçik Vakfı

Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı



Google+


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.