Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform  
Geri git   Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform >
THT TÜRKİYE
> Teröre Lanet

Teröre Lanet PKK, FETÖ, DHKPC vb... Terör Örgütlerine duyduğunuz öfkeyi buradan haykırın. Argo ve küfürlü kelimelerden kaçının.







Güneydoğu ve Yaşadıklarım...

Teröre Lanet

Yeni Konu aç Konu Kapatılmıştır
 
Seçenekler
Alt 23-07-2009 22:38   #1
  • Yarbay
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
06/2009
Mesajlar
Konular


  
Arrow Güneydoğu ve Yaşadıklarım...



Merhaba arkadaşlar;

Bu konu başlığı altında askerliğim süresince Güneydoğu'da bulunduğum süre zarfında birebir yaşamış olduğum olayları sizlerle paylaşacağım. Üzerinden yirmi yıla yakın bir zaman geçmesine karşın hepsi neredeyse dün yaşanmış gibi, silinmediler, silinmeyecekler...

Saygılarımla,
Genghis Khan

------------------------

Olaylarda adı geçen kişi isimleri gerçek olmakla birlikte; yer isimlerinde gerçek isimler kullanılmayacaktır. Tarihler ise yaklaşık olarak verilecektir.
------------------------
Gelen sorulardan şunu belirtme ihtiyacını duydum; anlatacağım olaylar Güneydoğu'da askerliğim süresince birebir yaşadıklarımdır. İsimler gerçek, bölge isimleri ise gerçek bilgi değildir ( Olay yerlerini belirtmemek açısından )
--------------------
    


___________________________________________


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِارَّحِيم
"VATANIMIN HA EKMEĞİNİ YEMİŞİM; HA UĞRUNA KURŞUN!"


Konu Genghis Khan tarafından (06-08-2012 23:34 Saat 23:34 ) değiştirilmiştir.. Sebep: ekleme
 Offline  
 
Alt 23-07-2009 23:16   #2
  • Yarbay
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
06/2009
Mesajlar
Konular


  
Güneydoğu'ya ilk Adım...!!!



C-130 Batman askeri havaalına inmek üzereydi. Herkes sorumlu olduğu time hazırlıklarını yaptırdı. C-130 un iki dev pervanesinin gürültüsünden işaretlerle anlaşabiliyorduk. Aniden atlayışa 5 dk kaldığını gösteren ışık yandı kabin içerisinde. Herkes birbirine bakıyordu, atlayış mı, ama, ama, ama bu uçak inecekti işte o piste, askerlerimin çoğu paraşütçülük konusunda acemiydi, bir çoğu sivilde paraşüt eğitimi almadan gelmişlerdi; muharebe atlayışı nasıl yaptırırdık onlara?

Kaşla göz arasında herkes havadaydı, kimsede ne bir telaş ne de bir korku vardı. Havada askrlerime bakarken onlarla ve beni yetiştiren komutanlarımla gurur duydum; işte Türk askeri buydu. Karar vermek için beklemenin muhtemel can kaybını arttıracağını öğrenmişti herkes...

Yere indiğimizde, küçük bir kaç kırık dışında kimsede bir şey yoktu ki bu gayet normal bir durumdu. Muharebe atlayışlarında ( 150 metreden ) normal atlayış yükseklği olan 450 metrenin çok altında kalındığından yere çarpma şiddeti çok daha fazlaydı.

Pistte bizi zırhlı araçlar bekliyordu. Yarım saatlik bir koordinenin ardından herkes araçlarındaki yerini almış, hareket vakti gelmişti. Yavaşça hareket etti araçlar, bölgeyi bilmediğimiz için bize karakol bölgesine kadar refakat edecek olan özel harekât timinin üzerindeydi tüm gözler. Bizim birliğin tamamında botlarboyalı, saçlar düzgün, sakallar traş edilmişti. Özel time baktık bir de; kesinlike aylardır orada oldukları belliydi. Ancak hiçbirinde ne bir yorgunluk belirtisi, ne de bir korku vardı, çakı gibiydi hepsi. Askerlerime güven geldi. Siirt'ten de çıkmıştık, artık dağların arasında yol alıyorduk. Komutanım beni uyardı,

- Murat, dikkat et, herkesin emniyeti açık olsun.

Emniyet mi, açık mı olacak...? Tamam dedim kendi kendime, işte şimdi her şey yeniden başlıyor.

- Mutlu yıllar...

Mardin'li Mehmet'ti bu. " Sen nereden biliyorsun " dedim. Çocuk ayaklı kütüphane mübarek, kimin hakkında ne gerekiyorsa biliyor, azarladım biraz, sırası mı dedim; utandı boynunu büktü. İleride tam 4 kez hayatımı kurtacarak Mehmet'e çok şey borçluyum. Türk - Kürt ayrımı yapanlara en iyi örneklerden birisidir Mehmet. Kürt ile teröristin farklı kavramlar olduğunu çocuk yaşta anlayan Mehmet en iyi askerlerimden biri olacaktı ileride.

Yolculuk iyi geçiyordu. Yine Mehmet konuştu;

- Komutanım, bunlar korkak, bi hoş geldin bile demediler bize.

Bir yandan da yanındaki dürtüyordu onu, sürekli benimle konuşmaması için.Mehmet'in cevanı her aklıma geldiğinde gülerim;

- Ne var lan, o da insan, bakma pırpırlarına, kanasına, gözlüğüne. Adam iki üniversite bitimişse ne olmuş, ikimizde postal giyiyoruz.

Çok yaşa sen Mehmet diyesim geliyor şu an birden içimden, ama Allah rahöet eylesin, 9 ncu ayımızda şehit düştü Mehmet.

Karakol gözükmüştü, ama yol bitmişti. Mehmet mızmızlanmaya başlayanlara ağıza alınmayacak şeyler söylüyordu. Mehmet, ben ve komutanımın gayretleriyle yaklaşık 4 saatlik bir yürüyüşün ardından karakola ulaştık. İleride çok düşünecektik; nasıl olur da bizim 4 saatte yürüyebildiğimiz yolu kanı bozuklar 1 saat içerisinde ceylan gibi sekerek katediyorlardı...?

Hazırlıklar yapılırken yine Mehmet baklayı ağzından çıkardı;

- Ben de buraı " çiççek " gibi yapmazsam bana da ayı boğan Mehmet demesinler. ( Ayı boğan hikâyesini ileride anlatacağım ). Jandarmalar nasıl bakmış buraya, bi çiçek bile yok, köpek kulübesi boş vs vs... Sürekli söyleniyordu.

- Komutanım, postanız beni yapın, bak valla konuşmam.

Bu kadar içten bir insan olur mu? Evet, tam bir " insan " dı Mehmet. Ama yine azarı yedi; " sana bir pul yapıştırırım şimdi, sökemezler, posta mosta yok, herkes kendi işini görecek burada "...

Her şey sakin görünüyordu, uzun zamandır yenilenmeyen mevzilere askerleri yerleştirdikte sonra diğerleri de istirahate çekildi. Kurt puslu havayıo severmiş, o gece öğrendik....


Siirt / 1992

-------------------
Devam Edecek
-------------------
    


___________________________________________


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِارَّحِيم
"VATANIMIN HA EKMEĞİNİ YEMİŞİM; HA UĞRUNA KURŞUN!"

 Offline  
 
Alt 24-07-2009 01:44   #3
  • Yarbay
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
06/2009
Mesajlar
Konular


  
İlk Gece, İlk Kan...



Uyuyamıyordum, hem uyumamalıydım da. Dalmışım; annemi gördüm ilk rüyamda, sonra eşimi, henüz bir ay oldu, neden bırakıp gittin diyordu. Annemse rüyada bile ana işte; bak üzerini örtmemişssin, yine bademciklerin azacak... Ah o kara gözlü eşim, ah anam...

Rüyadan garip bir ıslık sesiyle uyandım, " yatın " diye bağırabildim sadece. Havan topları arka arkaya düşmeye başladı karakola. Mevzi yerleri iyi ve atış almayacak mevkiileri nedeniyle içim rahattı. Tam bunları düşünürken 2 işaret fişeği belirdi tepemizde, bu iyi değildi, ya keskin nişancıları vardı, ya da rastgele ateş açmaya başlayacaklardı. Kimse kafasını kaldırmasın dedim, ateş etmeye kalkmayın sakın, bırakın ateş etsinler, duracaklar sonunda.

Bir saat geçmiş, ama adamların (!) durmaya niyeti yoktu. Bu nasıl cephaneydi ki bitmek bilmiyordu. Havancılarımız karşılık veriyordu, ama rastgele atış yapıyorlardı, ileri gözetleyicilerimiz yerini alamıyordu atışlardan. Komutanım da yoktu, bizi bırakır bırakmaz Siirt merkeze erzak ve cephane temini için dönmüştü. İlk gecemde yalnızdım, korkuyordum, bir sürü can vardı çevremde bana emanet, ya onlara bi şey olursa...?

- Bu böyle olmayacak, ben gidiyorum.

Nereye bile diyemeden Mehmet öyle bir fırladı ki, uçaksavarın yanına gidişini kimse görememişti, sadece onu tetiğe dokunduğunda görebildik. Ondan cesaret alan diğerleri de atışa başlamıştı. GTT' ler ve MG-3' ler atışa başlayınca karşıdaki atış durdu, nefes almıştık. Benimle birlikte diğer kanasçılara hemen yer seçerek sadece gördükleri hedeflere nokta atışı yapmalarını söyledim. Kanas için her nokta atışı, karşıdan birinin ekksilmesi demektir.

Mehmet'in ateş altında aldığı yerde 3 ceset görebildik yerde, aslanım benim, makineli tüfek yuvasını darma dağın etmişti. Yanımızdaki cephane tükenmek üzereydi, 2 askere benimle gelmesini söyledim, 30 metre ilerideki sığınakta bulunan cephaneliğe ulaşmalıydık. Önce Ahmet düştü koşarken yolda, sonra ben; kımıldayamıyorduk, acı hissetmiyordum; ama o an eşimin sesini duyar gibi olduğumda ilk günümde sona geldim diye düşündüm. Acıyı sonra hissettim; karnımdan oluk gibi akan kanı durdurmak isteyen Mehmet'e baktım donuk gözlerle, bir şeylşer söylemek istiyordum; ama kelimeler çıkmıyordu ağzımdan. Ahmet'i sorabildim zorla.

- Komutanım, düşündüğün şeye bak, o domuza bi şey olmaz,Bolu'dan birlikte geldik biz, adam 30 metreden düştü, burnu kanamadı.

Gözümü hastanede 4 gün sonra açabildim. 30 metreden düşüp de burnu kanamayan Ahmet'in şehit haberini o gece öğrendim, bayan Teğmen doktora baktım, haberi o vermişti, gözlerim doldu; tutma kendini, ilk günlerde bu kadar duygusal olman doğal dedi.

İki haftada yaram düzeldi, 2 mermi karın boşluğunu delerek çıkmış, iç organlara zarar vermemişti. Haydi dedim kendi kendime, haydi toparlan, ilk gününde gazi olmak nasip olmaz herkese, şehtilik de gelir inşallah...

O gece Ahmet dışında kaybımız olmamış, karşı tarafta 16 ceset bulmuş bizim çocuklar, izlerden belli ki gö türülenler de cabası. Eruh'ta soysuzların yıllar önce basarak terörü başlattıkları karakolda olduğumuzu öğrendiğimde gurur duydum; burada görev yapmak bana nasip olmuştu.

Tabancamı ve bıçağımı taktım, beremi aldım, kapıdan çıkarken kanasımı da alarak karakola gitmek üzere beni bekleyen helikoptere bindiğimde içinde komutanımı gördüm, başımı eğdim.

- Üzülme, senin gibi tecrübesiz birinin 1 şehitle o çatışmadan çıkması başarıdır, elinden gelenin en iyisini yaptın sen, yapacaksın da.

Helikopterin pervane sesi Ahmet, Mehmet ve eşimin çok uzaklardan duyduğum seslerine karışıyordu...

-------------
Yeri gelmişken şu an Paşa mevkiinde olan komutanımı saygıyla anıyorum.
-------------

Siirt / 1992
    


___________________________________________


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِارَّحِيم
"VATANIMIN HA EKMEĞİNİ YEMİŞİM; HA UĞRUNA KURŞUN!"


Konu Genghis Khan tarafından (26-02-2011 23:23 Saat 23:23 ) değiştirilmiştir..
 Offline  
 
Alt 24-07-2009 13:18   #4
  • Forumdan Uzaklaştırıldı
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
11/2007
Nereden
manisa/laleli
Mesajlar
Konular


  


sanırım bu bölümün en çok ilgi görecek konusu bu olcak.yazılarının devamını bekliyorum

Ahmet ve diğer tüm şehitlerimizi saygıyla anıyoruz
    
 Offline  
 
Alt 24-07-2009 13:31   #5
  • Özel Üye
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
04/2009
Nereden
BuRsATexAs
Mesajlar
Konular


  


tüğlerim diken diken oldu devamını bekliyorum
    


___________________________________________

Geçmişte yapmış olduğunuz hataları bilerek hayatınızı tekrar,tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız?
 Offline  
 
Alt 24-07-2009 13:35   #6
  • Forumdan Uzaklaştırıldı
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
07/2009
Nereden
Kırkkale
Mesajlar
Konular


  


Gerçekten süper ya unutulmayacak bir askerlik olmalı senin için
    
 Offline  
 
Alt 24-07-2009 18:12   #7
  • Forumdan Uzaklaştırıldı
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
05/2009
Nereden
Ütopya
Mesajlar
Konular
5


  


Kardeş alıntımı yoksa birebir yaşadın mı _? yanlış anlama sadece merak
    
 Offline  
 
Alt 24-07-2009 23:44   #8
  • Yarbay
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
06/2009
Mesajlar
Konular


  
Ahmet'in İntikamı...



Aradan geçen iki hafta, intikam hırsımızı ger geçen gün arttırıyordu. İlk gecemizde bize baskın yapıp şehit vermemize neden olan grup için her yerden istihbarat bilgileri yağıyordu. Bize yapılan kalleşçe baskın çevre karakollarda geniş yankı uyandırmış, sayıları bizden hayli fazla olmalarına rağmen onları püskürtmemiz taktir kazandırmıştı bize. Kesin olmamaklar birlikte grubun kamp bölgesi tespit edilmişti. Komutanım hazırlıklara başlamamı, 3 gün içerisinde kuzey karakollarından biriyle birleşerek bölgeye operasyon yapılacağını söyledi.

Üç gün göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve ay ışığının kaybolması ile birlikte 6 gün sürecek yolculuğa başladık. Tahmin ettiğimiz gibi operasyon bölgesine varana kadar herhangi bir dirençle karşılaşmadık. Ancak diğer birlikten ses yoktu halâ, telsiz çevrimlerine yanıt vermiyorlardı, çoktan iletişim bölgesine girmiş olmaları gerekirdi. Vakit keybetmek istemiyorduk, kalabalık olduğumuz için farkedilmemiz an meslesi olabilirdi. Yine de diğer birliği 1 gece beklemeye karar verdik. 24 saat dolmak üzereyken telsizcimiz yanıma geldi;

- Komutanım, net anlamıyorum, fakat diğer birliği sanırım ......... bölgesinde pusuya düşürmüşler.

Yine bildik şey, telsiz semaçları (şifreleri) çözülmüş olacak ki birlik pusuya düşmüştü. Başka açıklaması olamazdı bunun. Hem onların yardımına gitmek istiyor, hem de baskın yapmak üzereyken bu şansı kaybetmek istemiyordum. Hemen 15 kişinin hazırlanması emrini verdim. Telsizcimin belirlediği koordinatla 15 kişi hemen yola çıktı, biz de hazırladığımız plân doğrultusunda harekata başladık.

İlk önce Rpg-11' ler ( o zamanlar çok az birlikte vardı bunlar, menzili 1100 metre, Rpg-7' lerin etkili menzili 550 metredir ) atışa başladı, uçaksavarlarında devreye girmesi ile birlikte duman ve tozdan göz gözü görmez oldu. 15 dk kadar sonra kaqrşı atışa başlamışlardı, ama hem bizi daha önceden farketmemiş olmaları, hem de baskın ateş gücümüz karşısında restgele ateş açtıkları belliydi. Ateş kes emrini vererek diğer kanasçıya daha önceden belirlediğimiz yere gitmesini söyledim, çoktan yerini aldığını telsizle bildirdi ( aslanım benim ). Görerk atış yap, bir mermi bie boşa giderse hesabını sorarım dedi, gelen cevap beni hem gülkdürdü, hem de utandırdı;

- Komutanım, var mısınız iddiaya?

Birer şarjör ( 10 x 2 ) onlara yetmişti. Onun 2 benimse 3 boş atışım olduğunu daha sonraki konuşmalarımızda anladık ( iddiayı kazanmıştı Kubi - İsmi Kubilay'dı. 20 yaşında bir savaş makinası adeta, gözünü budaktan sakınmazdı, Kubi'yi daha sonra anlatacağım ).

Yaklaşık 2 saat sürmüştü çatışma, direnç yoktu. CEsetleri kontrol ettikten sonra, 26 kişi sayabilmiştik, hepimizin yüzü gülüyordu. Sonra Kubi atıldı;

- Komutanım diğer birlik...?

- " Her şey olduğu gibi kalsın, jandarmalar burayı temizler, hemen diğerlerine yetişmeliyiz" dedim.

İletişim bölgesine girmiş olacağız ki Mehmet'in sesinii duydum;

- " Ata2, acele etmeyin, çatışma bölgesine yeni ulaştık, diğer birlikten sağ kalan yok; 14 şehit var ". Mehmet'în ağlamaklı sesini diğer askerlerime duyurmamak için kapattım telsizi.

Gökyüzüne bakarak;

- " Allah'ım şehitlerimizin intikamını almdan, bu çapulculardan düzinelerce öldürmeden canımı alma " dedim.

------------------
DEVAM EDECEK
------------------

Genghis Khan
Siirt Kuzeyi / 1992
    


___________________________________________


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِارَّحِيم
"VATANIMIN HA EKMEĞİNİ YEMİŞİM; HA UĞRUNA KURŞUN!"


Konu Genghis Khan tarafından (27-09-2012 14:26 Saat 14:26 ) değiştirilmiştir..
 Offline  
 
Alt 24-07-2009 23:48   #9
  • Özel Üye
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
04/2009
Nereden
BuRsATexAs
Mesajlar
Konular


  


en kısa zamanda bekliyoruz gurur verici
    


___________________________________________

Geçmişte yapmış olduğunuz hataları bilerek hayatınızı tekrar,tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız?
 Offline  
 
Alt 25-07-2009 00:44   #10
  • Yarbay
  • Üye Bilgileri
Üyelik tarihi
06/2009
Mesajlar
Konular


  
İzel - Çelik - Ercan



Bir ayımız dolmuştu bölgede. İlk haftalarda girmiş olduğumuz büyük çatışmalardan dolayı dinlendirilmemiz için yeni görev verilmiyordu. Bu; hem benim hem de askerlerimin moralini hayli bozmuştu;

- Yatmaya mı geldik buraya ? (Kubi)

- Kalkın be, ne uyuyorsununuz yine ? ( Mehmet )

- Lan sana kaç kere anlattım, camiye girdikten sonra değil, girmeden abdest alınır ( Abdullah) ( Abdullah, Karadenizi'in köylerinden birinde imamdı, Allah inancı olmayan ya da zayıf olan askerlere bıkıp usanmadan doğru yolu göstermeye çalışıyordu).

Bu gibi sözler ortalıkta dolanıyordu. Bi akşam Kubi geldi yanıma;

- Komutanım, biz sıkıldık, çarşı izni istiyoruz.

Diğer askerlerin ve benim kahkahalarımız 3199 takımlı tepede öyle bir yankılandı ki biz bile korktuk. Arkadan Mehmet'in sesi geliyordu;

- Tamam lan, benden sana izin, istikamet katrşıki kayalık, marş marş...

Mehmete'e daha çok gülmüştük. Ama diğer yandan da beni bir düşüncedir almıştı; çocuklar haklıydı, önümüz kıştı, kış bastırdığında operasyon hariç karakol bölgesinden ayrılmamız imkânsızdı. Tamam dedim, araçları hazırlayın, yarın Komando Tugayı'na erzak almaya gidiyoruz. Yüzlerindeki sevinci görünce mutlu oldum, o gece öyle rahat ve huzurlu uyudum ki. Ama o gecenin son huzurlu gecemiz, ertesi gün yapacağımız Komando Tugayı ziyaretinin ise ilk ve son oalcağını hiç birimiz bilemedik.

Herkes telaşla sağa sola koşuşturuyordu,Amerikan mallarından nefret eden Kubi bile 1 kasa kola almştı. Onları ne yapacağını sorduğumda, köpeğe içirecem dedmiş ve ardından da gevrek gevrek gülmüştü. Tugay merkezinde araçların yanında askerlein gelmesini bekliyorduk. Herkes geldi, bir Mehmet yok ortada, sonrta fakettik, Abdullah da kayıp. Tam 2 saat bekledik onları, hava kararmak üzereyken kucağında koca bir Alman kurduyla Mehmet'i koşarken gördük. Aracın arkasında atladığı gibi brandaları çekti üzerine. Abdullah kan ter içinde ardından geldi, komutanım gidelim, yolda anlatırım. Abdullah bir şey diyorsa doğrudur dedim ve hemen yola çıktık. Yolda öğrendim Tugay Komutanı'nın köpeğini çaldıklarını. Bir ton fırça, bağırma, azar... Sesleri çıkmıyordu.Brandaların altından Mehmet seslendi;

- Komutanım, İzel bizimle kalacak değil mi, onu mayın köpeği yapacağım ben.

İzel mi, mayın köpeği mi, Tugay Komutanı'nın köğeğini çalmak mı...? Bu çocuklar beni çok güldürecek, ama bir o kadar da çektirecek diye düşündüm. Sonraları hiç kimse bu köpek hırsızlığından o yaz iznimin yakıldığını öğrenmedi, bilselerdi gidip kendilerini ihbar ederlerdi, biliyorum.

Çelik zaten vardı, bu da İzel , bir Ercan eksik dedim yüksek sesle. Bir finonun havlamasını duyduğumda ise hayretler içerisinde kaldım. Bu da Tugay Komutanı'nın eşinin mi yoksa dedim. Abdullah cevap verdi;

- Hayır komutanım, bunu bir alttaki binadan yürüttük

İzel - Çelik - Ercan.. Siz çok yaşayın e mi çocular, müzik grubumuz bile vardı artık sayenizde...

( İleride Önce İZeli, sonra Çeliği şehit verecektik. Biz onlara da şehit diyoruz, çünkü yaşamlarının sonuna kadar her ikisi de her operasyonda yanımızda oldular )


-------------------------
Ender bizi güldüren olaylardan biri işte
-------------------------
DEVAM EDECEK
-------------------------
Genghis Khan
Siirt / 1992
    


___________________________________________


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِارَّحِيم
"VATANIMIN HA EKMEĞİNİ YEMİŞİM; HA UĞRUNA KURŞUN!"


Konu Genghis Khan tarafından (27-09-2012 14:26 Saat 14:26 ) değiştirilmiştir..
 Offline  
 
Konu Kapatılmıştır

Bookmarks

Seçenekler


Bilgilendirme Turkhackteam.net/org
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından paylaşılmaktadır.
Bu konular yasalara uygunluk ve telif hakkı konusunda yönetimimiz tarafından kontrol edilse de, gözden kaçabilen içerikler yer alabilmektedir.
Bu tür konuları turkhackteamiletisim [at] gmail.com mail adresimize bildirebilirsiniz, konular hakkında en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.
Please Report Abuse, DMCA, Harassment, Scamming, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to turkhackteamiletisim [at] gmail.com

Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz.
Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.



         

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2018

TSK Mehmetçik Vakfı

Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı



Google+

wau

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.