Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform  
Geri git   Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform >
Kültür ve Sanat Dünyası
> Tiyatro ve Edebiyat

Tiyatro ve Edebiyat Oyunlar, Etkinlikler, Kitaplar, Roman ve Hikaye, Diğer sahne sanatları






Çin'deki Beyaz Türk Piramitleri Yalanı

Tiyatro ve Edebiyat

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 14-03-2018   #1
  • Anka Tim Asistanı
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
08/2016
Yaş
21
Mesajlar
Konular


  
Çin'deki Beyaz Türk Piramitleri Yalanı



Düş görmek güzeldir. Ama düş görüp bunu gerçek sanmak, düşle gerçeği karıştırmak kötüdür. Yalana inanmak, gerçeklerden uzaklaşmaktır.

Düşler görmek adına yalanlara gerçek gibi sarılmak da bir tercihtir!
Tarih uydurmak, tarihe dair yalanları birbiri ardına sıralamak, bir ulusun tarihini yüceltmek adına yapıldığında, belki hoşgörülür. Ancak bu işin sonunda çocukların, gençlerin hatta yaşı ermiş, tarihini bilmeyen kişilerin kendi tarihlerini yanlış öğrenmeleri, ondan almaları gereken dersi alamamak adına uslarını yanlış yönlendirmeleri de çok tehlikelidir.
Kişi, tarihini öğrenmelidir. Bunu yaparken de en gerçeği, en doğruyu bütün açıklığı ile görmelidir ki yapılan doğrular ve yanlışlar bilinsin. Bugün ve yarın bu doğrular ışığında şekillensin.

Türkçü düşünce sistemi gerçekçidir. Türkçü düşünce sistemi doğrular üzerine kurulmuştur. Yalanlarla beslenmez. Uydurmalardan güç bulmaz.
Türkçü en uscul, en uslu kişidir.
Üstelik Türk'ün tarihi uydurmalara, yalanlara sığınmaya gerek olmayacak kadar temiz, düzgün, doğru ve eşsizdir. Böyle bir tarihi olan bir ulusun, bu tarihe yalanlar ve uydurmalar katması kadar büyük ahmaklık olamaz.

Hep yineliyoruz.
Tarih, yazı ile başlar. Yazıdan öncesi "Tarih öncesi" diye adlandırılır. Yani yazı bulunana kadar geçen zamana tarih denmez. Tarihten önceki zamanlar adı verilir.
Bugünkü verilerle yazının bulunduğu, kişioğullarının yaşananları yazmaya başladıkları çağ hesaplanmış, bu konuda en eski zaman dilimine ulaşılmış ve MÖ 3200-3500 tarihleri çıkmıştır ortaya. Bir bilim olan tarih bilimi de bu tarihten öncesine "Tarih" dememiştir. Çünkü kayıtsız, kaynaksız, dayanaksız tarih olmaz.

Yazı, acunun değişik bölgelerinde değişik zamanlarda ortaya çıkmış, Türk'ün atalarının anlatıldığı bölgelerde de MÖ 1800 tarihinde yazı görülmüştür. Yani bizim tarihimiz de MÖ 1800 yıllarında yazılmaya (Yazık ki başka budunlar tarafından) başlanmıştır.
Bu tarihten öncesinin bilimsel anlamı ile "Türk tarihi" olması mümkün değildir.
Yazıdan önce tarih olmaz.
Yazısız tarih olmaz.

Ancak bu bilimsel gerçeğe uymayan açıklamalar yaparak Türk tarihini MÖ 10000, MÖ 20000 ve hatta MÖ 40000 yıllarına kadar ulaştırmaya çalışan uyduruk saçmalıklar vardır. Bunu yapanlar da yazık ki acunun gelişme çağlarını unutuverirler. Tarih öncesi çağlarla ilgili bilimsel sonuçları, bilgileri, arkeolojik bulguları bir yana bırakırlar.
Aymazların unuttukları konu ise söz konusu çağlarda örneğin MÖ 40000 yılında acunun durumudur.
O çağda acun buzullarla kaplıydı. Acı gerçek bu!

Şimdi bu tarih öncesi çağlara bir göz atalım.
2,5 Milyon yıl öncesi ve MÖ 12000 yılları; Yontma taş devri olarak adlandırılır. Yani kişioğullarının acunda varlık gösterdiği, taşları yontarak yaşamaya çalıştığı çağ...
İşte birileri bu çağlarda bir Türk devletinden söz edebilmektedirler. Oysa bu çağda kişioğulları en ilkel çağdadırlar ve mağaralarda yaşamaktadırlar. Bunların kurdukları devlet, nasıl bir devlet olabilir?
Düşünmeden atmak işte buna denir.
Üstelik acun hâlâ buzul çağını yaşamaktadır ve her yer buzlarla kaplıdır.

Hemen ardından MÖ 12000-MÖ 9000 yılları arasında Orta Taş devri ve bundan sonra da MÖ 9000-5000 yılları arasında Cilalı Taş devri yaşanmıştır.
Bu çağlara ait bilgiler, arkeologların bulduğu kalıntılardır ki yazının bulunmasına daha çok zaman olduğu için "Tarih Çağları" başlamamıştır.
Tarih başlamamıştır.
Tarihin olmadığı çağlarda devlet kurmak nasıl bir us işidir, işte onu bilemeyeceğim. Ama işte birileri uydurur. Bilim dışı sözler eder. Bilmeyenler, düşünmeyenler de bunu gerçek sanıp inanır. Yineler durur.

Yanlışı iddia etmek, kanıt olmadan atıp tutmak kime ne kazandırır?

Konumuza dönelim:
Sosyal medyanın etkinliğe girmesi ile uyanığın biri, bir "Çindeki Beyaz Türk Piramitleri" yalanı savurdu ortaya. İkinci Acun Savaşı'nda bir pilot Çin'in üzerinden geçiyormuş da beyaz piramitleri görmüş de...
Sonrasında da uydurmaların, yalanların ardı alınamadı. Çocuklarımız, gençlerimiz, sormadan, sorgulamadan, anlamadan dinlemeden bu uyduruk öykülerden parasal destek bulma derdine düşen, piramitlere yalan geziler yapan, hatta yalandan içine giren, cep telefonu ile çekim yapan yalancıların sözlerini gerçek sandılar.

Şimdi, bu işi bir bilimkurgu romanına konu yapmanın sakıncası yoktur. O ayrı bir konudur. Ki mitoloji, destanlar, inanılmayacak ögelerle doldur ancak bunların arasına gerçekler de gizlenmiştir. Uzmanlar bu gerçekleri ayıklayabilecek bilim yetisine sahiptirler. Bunları okurken bile destan olduğunu bilmek, abartılarla ve mitolojik ögelerle süslü olduğunu düşünmek gereklidir.
Son yıllarda bütün acunu etkileyen "Yüzüklerin Efendisi" kitabının ve film dizisinin düş acunumuza katkıları yadsınamaz. Ki biliyoruz ki bu bu çalışmada kullanılan ögelerin çoğu Türk mitolojisinden araklamadır. İzlerken bile bunu görür, hissederiz. Evet, böylesi bilimkurgu çalışmaları için "Beyaz Piramit" masalını kullanabilir, ortaya çok güzel örnekler çıkarabilirsiniz.
Ama buna gerçekmişi doğruymuş gibi asılmak, sayrılıktır. Hele Orta Amerika'daki Astek-Maya tapınaklarının resmini koyup "İşte Türk Piramitleri" demek sahtekarlıktır. Yalana yalan katmaktır. Bunu "Bugünkü Mısır Piramitlerinin iki katı yükseklikte, onlardan daha önce yapılmış" diyerek abartmak, çoluk çocuğun usuna girmek de adiliktir. Bunu yazan kişi yazık ki Mısır piramitlerini görmemiş, onların nasıl yapıldığını öğrenmemiş, iki katı büyüklüğünde bir piramitin ne anlama geldiğini düşünememiştir.
Yineliyorum, bunu bir mitolojik roman örgüsü içinde işlemenin hiçbir sakıncası yoktur. Düş acununa katkıda bulunur. Ama gerçekmiş gibi yazmak, çocukları kandırmak ikiyüzlülük ve sahtekarlıktır.

Öncelikle, "Çin'de Beyaz Türk Piramitleri" yoktur. Olması da mümkün değildir. tarihi gerçeklerle asla bağdaşmayan bir yalandır.
Şu soruyu sorun kendinize:
Atalarımız Beyaz Piramitler yapacakalardı da bunu neden Çin'de yaptılar? Orası bizim yurdumuz değil ki! Bizim anayurdumuz bellidir. Daha sonrasında devletler kurduğumuz, yaşadığımız, kalıntılar bıraktığımız, bengütaşlar diktiğimiz yerler bellidir. Çin'de neden Beyaz Piramit yapalım?
Ha, bunun salar olduğunu, Türk kağanlarının gömüldüğünü iddia edenler, Türk kağanlarının Çin'de ne işi olduğunu da açıklamalıdırlar.
Kanıt olarak ileri sürülen, üzeri zamanla ormanlarla kaplanmış olan salarların da Çin imparatorları için dağ oyularak yapılan salarlar olduğu bilinmektedir. Çünkü bunların bazıları açılmış, içine girilmiş ve bugün rahatlıkla ziyaret edilen duruma gelmişlerdir ki National Geografik, bunlardan birisini gündeme getirmiş, uzun bir belgeselle acuna göstermiştir. Bunu internette bularak rahatlıkla izleyebilirsiniz.
Dağı oyarak salar yapmanın gerekçeleri de açıklanmıştır. Büyük, yüksek bir salar yapmanın zorluğu karşısında, Çin imparatorları, dağları oyarak aynı büyüklüğe, daha da yüksekliğe ulaşmanın daha kolay olduğunu fark etmişlerdir. Yani Piramit yapmaktan daha kolay olduğu için dağı oymayı seçmişlerdir.

Piramit yapmak çok zor bir iştir. Öyle "Hadi bir beyaz piramit yapalım" anlayışı içinde kurgulanacak bir yapı değildir. Mısır piramitlerinin yapımını incelerseniz, bunlar için ne kadar kişinin çalıştığı (Ki bu kişiler boşta olması gereken, başka işi gücü olmaması gereken, savaşçı olmayan kişilerdir) ne kadar uzun bir zaman aldığı, ırmaklardan nasıl yararlanıldığı, taşların nerelerden, nasıl getirildiği görülecektir.
Şimdi düşünün:
Atalarımız, savaşçılar dışında, bu kadar büyük bir kişi sayısına sahip miydiler?
Koca koca piramitler inşa edecekleri, on yıllarca bütün işi gücü bırakıp bununla uğraşacakları zamanları var mıydı?
Kadim Türk yaşantısını düşünün! Devlet kurmak, onca yağı ile savaşmak, göçer yapı içerisinde yaşamak, var kalmak, oradan oraya göç ederek acunu yönetmeye çalışmak nerede, işi gücü bırakıp onlarca yılı bir piramit yapmakla geçirmek nerede? Bir piramit için kaç kişi gerekirdi ve eğer atalarımız piramit yapmakla uğraşsalardı? Çin Duvarı'nı aşıp Çinlilerle kim savaşacaktı?
İşte, düşünmeden uydurulan, inanılan bir saçmalık. Hem de Mısır Piramitlerinin iki katı büyüklükte...
Aman da aman!
Mısır piramitlerinin yapımı konsunda yapılan incelemerde 20-30-50 yıl süren bir zaman dilimi söz konusudur. Bu işte de on binlerce kişi çalışmıştır.
Soru: Kadim Türk tarihine bir daha göz atın! Atalarımızın bu işle uğraşmaya gerçekten zamanı var mıydı?

Bir diğer konu, Kadim Türk inançlarıdır.
Bilindiği gibi, Mısır piramitleri "Tanrı kral" anlayışı üzerine, kişilere tanrılık kisvesi uydurularak, onların öldükten sonra da egemenlik sürecekleri inancı ile yapılmıştır.
Türklerden böyle bir inanç var mı?
Kişilere böyle kutsallıklar tanındı mı?
Gök'e inananın kutlu bir budun, ondan daha büyük olarak bir kişiyi dikkate alır ve ona böylesi bir salar yapar mı?
Üstelik, Gök'e hakaret edercesine, sivri tepeli bir yapı yapar mı?

Bakın, piramit anlayışı, Kadim Türk inanç sistemi ile uyuşmaz. Gök'e saygısından dolayı, yurt tuttuğu, yaşadığı çadırı bile kubbeli yapan bir budun, Gök'e nazire bir yapı inşa etmez. Kubbe, Gök'ü taklit eden yapı sistemi, Türk buluşu olarak acuna yerleşmiş, bugün camilerimizde eksik olmayan görüntünün temelini oluşturmuştur.
Piramit farklıdır, kubbe farklı. Kubbe Gök'e saygılıdır. Piramit ise isyankar!
Türk, Gök altında, böylesi bir yapı ile uğraşmaz ki kurgan kültüründe bile salarlarımızın üzeri hep kubbelenmiştir.

Bir konu daha var ki o da çok önemli!
Kadim atalarımız, uluları, yöntemleri yağıları tarafından rahatsız edilmesin, onların kutlu bedenlerine yaban eller değmesin diye, ulu kişilerin salarlarını gözlemişler, hatta gömülme işlerinde görevli kişileri bile oklayarak bu işin ilelebet bir giz içinde kalmasını sağlamışlardır. Bugün pek çok Türk ulusu kişinin ne saları ne de kutlu bedeni ele geçirilememiştir.
Çünkü Türk buna üzülür.
Çünkü Türk kutlu kişilere yağı eli değmesini istemez.
Göktürklerde bu konuda bir adım daha öteye gidilmiş, ulu kişilerin bedenleri yakılarak ortadan kaldırılmıştır.
İşte bu nedenle de Türk, ulularına salar için piramit yapmaz.

Evet, birileri, birilerini keklemek için sosyal medya üzerinden bu yalanı uydurdu. Ama yazık ki çok kişi özellikle gençler doğru sandı. İnandı. Birileri de "Mısır Piramitlerinden İki katı daha yüksek" palavrası ile kitaplar yazıp, üstelik Aztek-Maya tapınaklarını "Beyaz Türk Piramiti" diye yutturmaya kalktı.
Evet, böyle işler oldu. Oluyor, olacak!

Biliyoruz ki biz bu yazıyı yazdık diye birileri "Çindeki Beyaz Türk Piramitlerine" inanmaktan vazgeçmeyecek. Hâlâ düş acunlarında önemli bir yer tutacak bu piramitler. Türk tarihini kayıtlarına alarak bugüne taşıyan ve bize bizi anlatan tek kaynakları bırakan Çinlilerin bu gerçeği gizledikleri düşüncesinde Çinlilere diş bileyecek. Çin imparatorlarının dağlara oyulmuş salarlarına da özlemle "Türk saları" diye bakacak!

Yazık ki böyle olacak.
Yarın birileri daha "Çindeki Beyaz Türk Piramitleri" kitapları yazacak! Hem de Mısır Piramitlerinin iki katı, diye uyduruk açıklamalar koyacak!

İnanırsanız inanın. Siz bilirsiniz.
Biz doğruları yazalım da siz yalanlara inanmayı sürdürün!
Yapacak bir şey yok!

Ahmet Haldun TERZİOĞLU
    


___________________________________________

Yine bir sonbaharda oradan yalnız geçersen,
Beraber geçtiğimiz serin günü hatırla!...
Twitter: @firehack_turk
Skype: firehackturk.holes
Telegram: @firehackturk
 Offline  
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler


Bilgilendirme Turkhackteam.net/org
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından paylaşılmaktadır.
Bu konular yasalara uygunluk ve telif hakkı konusunda yönetimimiz tarafından kontrol edilse de, gözden kaçabilen içerikler yer alabilmektedir.
Bu tür konuları turkhackteamiletisim [at] gmail.com mail adresimize bildirebilirsiniz, konular hakkında en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.
Please Report Abuse, DMCA, Harassment, Scamming, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to turkhackteamiletisim [at] gmail.com

Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz.
Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.



         

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2018

TSK Mehmetçik Vakfı

Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı



Google+

wau

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.