THT DUYURU

Türkiye Ülkemizden En Son Haberler...

Seçenekler

Bahçeli: Bu hükümetlerin en büyük şanşı, 57. hükümetten devraldığı tablodur

MidNighT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
08/2007
Nereden:
Yolumun Karanlığa saplanan noktasında...
Mesajlar:
3.539
Konular:
2544
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
290
Ticaret:
(0) %
04-12-2007 22:59
#1
Bahçeli: Bu hükümetlerin en büyük şanşı, 57. hükümetten devraldığı tablodur
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Karşımızdaki gerçek Türkiye tablosu ile AKP’nin çizmeye çalıştığı pembe tablolar arasında fark, gece ve gündüz farkı kadar büyüktür" dedi.
TBMM Genel Kurulunda, 2008 yılı bütçesi hakkında partisinin görüşlerini dile getiren Bahçeli, bütçe görüşmelerinin, hükümetlerin icraatlarının muhasebesinin yapıldığı, muhalefetin; siyasi iktidarın politikaları açısından uyarı, tenkit ve tavsiyelerini dile getirdiği önemli bir imkan olduğunu söyledi.
Bahçeli, 3 Kasım 2002 seçimleri ile iktidara gelen ve 22 Temmuz’da yetki tazeleyen AK Parti’nin, 5 yıldır ülke yönetiminde olduğunu, bu süreçte AK Parti hükümetlerinin, "Millet öncelikli siyaseti şiar edindiklerini, büyüme ve adaletli kalkınma hedeflerini gerçekleştirmeyi ve Türkiye’yi bir hukuk devleti haline getirmeyi amaçladıklarını" söylediklerini kaydetti.
"İçeride, siyasi, ekonomik güven ve istikrar ortamı, dışarıda da güçlü ve itibarlı bir Türkiye’nin", AK Parti hükümetleri tarafından klişe bir slogan olarak kullanıldığını ifade eden Devlet Bahçeli, "Ancak Türkiye’nin gerçekleri ve yaşanan gelişmeler, bu sloganların içinin doldurulamadığını, izlenen politikaların fiili sonuçlarının, bunların boş bir iddia olduğunu ortaya koymuştur. Karşımızdaki gerçek Türkiye tablosu ile AKP’nin çizmeye çalıştığı pembe tablolar arasında fark, gece ve gündüz farkı kadar büyüktür" diye konuştu.
Bütçelere güven duyulabilmesi için öngörülebilir hedeflere ve sağlam kaynaklara dayanması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, bütçenin başarısının, mali disiplin ile birlikte yapısal reformların gerçekleştirilmesine, vergi geliri performansının artırılmasına ve faiz dışı ekonominin azaltılmasına bağlı olduğunu bildirdi.
Dar ve sabit gelirlilerin yükünü artıracak, adil olmayan tedbirlerden kaçınılmasının bir zaruret olduğunu vurgulayan Bahçeli, AK Parti iktidarının, kendisinden önce yapılanları yok saydığını bildirdi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, başta enflasyon hedeflemesi ve dalgalı kur politikası olmak üzere bugün Türkiye’de uygulanan ekonomik politikaların temellerinin, 57. hükümet döneminde atıldığına dikkati çekerek, 2001 krizi sonrası hayata geçirilen ekonomik programa değindi.
Bu program kapsamında, ekonominin yapısal sorunlarının giderilmesi için gerekli tedbirlerin alınıp uygulanmaya konulduğunu anlatan Bahçeli, 57.
Hükümet döneminde Merkez Bankasının bağımsızlığına kavuştuğunu, BDDK’nın faaliyete geçirildiğini, hortumlanan bankaların TMSF’ye devredildiğini anlattı.

"HORTUM İSTİSMARI"
"AKP’nin hortum edebiyatını istismarı hakkında bir noktaya dikkat çekmek isterim" diyen Devlet Bahçeli, 22 Temmuz seçimleri öncesinde, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, parti sözcülerinin, batık bankaların "57. Hükümet döneminde hortumlandığı" gibi bir takdime gittiğini, bunun siyasi etikle bağdaşmadığını söyledi.
Bahçeli, şöyle devam etti:
"Bu konuda karalama kampanyası başlatan AKP’nin, 57. Hükümet döneminde yolsuzluk operasyonlarıyla tutuklanan ve mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı konulan bir çok hortumcunun vergi borçlarını affetmesi, kendileri açısından hazin bir ibret vesilesi olarak hatırlatırım. 58 ve 59. hükümetlerin en büyük şansı, böyle bir tabloyu devralmış olmasıdır.
Yeni bir program hazırlamak bir yana devraldığı ekonomik programın hakkını vererek uygulama basiretini gösteremeyen Hükümet, alması gereken önlemleri zamanında almamıştır. Bunun yerine uluslararası piyasalarda faizlerin düşmesi, likidite bollaşması gibi konjonktür gelişmelerin ekonomide yarattığı bazı olumlu etkileri kendi başarısı zannederek, sürdürülebilirliği şüpheli başarıları, gerçek ekonomik gelişme ve ekonomik kalkınmaya tercih etmiştir. Türkiye ekonomisi, bütün bu yanlış anlama ve uygulamalar neticesinde yeniden aşırı değerlenmiş Türk Lirası, çok yüksek dış açıklar, bunca özelleştirme ve yerli şirketlerin yabancılara satışına rağmen, artan iç ve dış borçlar, işsizlik ve yoksulluk sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır."

DIŞ BORÇLANMA MALİYETİ
Uygulanan sıcak paraya dayalı ekonomik politikaları desteklemek için elde tutulan rezervlerin, maliyeti giderek arttığını, bu maliyetin milyar dolarları geçtiğini anlatan Bahçeli, "Hükümet dış borçlanma maliyetlerinin yüzde 7’ler civarında seyrettiği bir dönemde, elde bulunan rezervlerin yüzde kaç getiri ile plase edildiğini ve aradaki farktan dolayı ne kadar kaynağımızın başta ABD olmak üzere Batılı ülkelere transfer edildiğini açıklamalıdır" dedi.
Devlet Bahçeli, AK Parti hükümetleri döneminde yaşanan iç talep, yüksek değerli TL ve ithalata bağımlı büyümenin, ancak dışarıdan sermaye ya da borç bulunduğu sürece sürdürülebileceğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Türkiye’de ekonominin bu derece sıcak paraya ve dış borca bağımlı kılınması bu Hükümetler döneminde dış politikamızın da bir finansman aracı haline gelmesine sebep olmuştur. Hükümetin 2004 yılından itibaren sıcak para girişlerini denetleme yoluna gitmemesi, ülkemiz ekonomisini kur hareketlerine aşırı derecede duyarlı hale getirmiş ve Hükümetin elini kolunu bağlamıştır. Yanlış anlaşılan ve uygulanan enflasyon hedeflemesi, ülkemizde örtülü bir kur hedeflemesi sistemine dönüşmüştür.
Bugün ülkemizde yaşanan enflasyon düşüşü ve büyüme, baştan sona aşırı değerlenen TL ve kısa vadeli sermaye girişlerinin bir sonucudur. Bütün bunlardan daha vahim olanı Sayın Başbakan’ın durumu anlamamakta ısrar ederek TL’nin aşırı değerlenmesinden mütevellit dolar cinsinden GSMH hesaplarıyla kişi başına gelirin 7 bin dolarlara çıktığını iddia etmesidir.
Cumhuriyetin kişi başına geliri 80 yılda 2500 dolara çıkardığı, oysa kendi dönemlerinde bunun 5 bin doları geçtiğini söyleyerek kendi dönemlerinde yapılanları, Cumhuriyetin bütün yaptıklarından daha fazla olduğunu söyleyecek kadar ölçüyü kaçıran Sayın Başbakan, bunun sebebinin yüksek faiz ve sıcak para olduğunu hala görememekte yada görmek istememektedir." Uygulanan ekonomik politikaların bugüne kadar çökmemiş olmasının, "Güney Amerika’daki Peso problemi" vakasına işaret ettiğini dile getiren Bahçeli, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin düşük kur, yüksek faiz politikalarından vazgeçmediği ve ihracata ve ülkenin döviz cinsinden gelirlerini artırıcı politikalara yönelmediği sürece, işsizlik ve yoksulluğun azalmayacağını, dış açıkların kapanmayacağını bildirdi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Büyük dış açıkların borçla ve sıcak parayla finansmanı, uyuşturucu ile tedavi gibidir ve bu süreçte hastalık tedavi edilmemekte aksine ilerlemektedir" diye konuştu.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler