THT DUYURU

Türkiye Ülkemizden En Son Haberler...

chat
Seçenekler

Kurtuluş noktası

KEZA42 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
12/2008
Nereden:
cyberalem
Mesajlar:
1.438
Konular:
654
Teşekkür (Etti):
38
Teşekkür (Aldı):
263
Ticaret:
(0) %
09-05-2009 12:55
#1
Kurtuluş noktası
KURTULUŞ, CEMİYETTEKİ HASTALIĞI ORTAYA ÇIKARTMAKLA VE İYİLEŞTİRMEKLE ELDE EDİLİR!..

KURTULUŞ NOKTASI

Biz büyük bir İNKILÂB yaptık... MEMLEKETİ BİR ÇAĞDAN ALIP YENİ BİR ÇAĞA GÖTÜRDÜK!.. Bir çok eski müesseseleri yıktık... Bunların binlerce taraftarı vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak lâzım... EN İLERİ DEMOKRASİLERDE BİLE REJİMİ KORUMAK İÇİN, SERT TEDBİRLERE MÜRACAAT EDİLMİŞTİR!.. Bize gelince, inkılâbı koruyacak tedbirlere daha çok muhtacız.

Her inkilabın kendisine mahsus MÜEYYİDE'si bulunması zaruridir. (5.11.1925)

Bu kadar yüksek ve mühim bir neticeye vusul için lâzım gelirse, bazı kurbanlar verelim... Bunun ehemmiyeti yoktur!.. (26.8.1925)

- Bugün eriştiğimiz nokta, gerçek KURTULUŞ NOKTASI değildir!.. KURTULUŞ, CEMİYETTEKİ HASTALIĞI ORTAYA ÇIKARTMAKLA VE İYİLEŞTİRMEKLE ELDE EDİLİR!.. Fikirler mânâsız ve mantıksız safsatalarla dolu olursa, o fikirler hastadır. Aynı şekilde içtimaî hayat akıl ve mantıktan uzak zararlı bir takım inanış ve geleneklerle dolu ise, cemiyet felce uğrar.

"Hocaları memnun edelim, İSLAM Âlemi'ni memnun edelim, herkesi memnun edelim," dersek; maksadı temin etmiş olmayız... İDARE-İ MASLAHATÇILAR ESASLI İNKILÂP YAPAMAZ!.. (1923, iZMİR)

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
***************************

ATATÜRK'ün dediği gibi, MİLLET'i fikren, ruhen hazırlamadan İNKILÂB yapılmaz!..


Ancak, bazı kesimlere tavizler vererek te İNKILÂB yapılmaz!..

Hele seçim telaşı, oy kaygusu ile hiç İNKILÂB yapılmaz, yapılmış olanlar bile korunamaz!..

Son dönemde ÖZAL'ın arkasında askeri idare, önünde MİLLET'in desteği olmasına rağmen, yaptığı bir kaç hayırlı işi, ahırete giderayak bozmasının altında işte bu tavır yatar.

ATATÜRK'ün kullandığı İDARE-İ MASLAHATÇILAR tabiri üzerinde durmak gerekir...


Her ne kadar çevremiz "günü kurtarma"yı amaç edinmiş kişilerle dolu, ve "idare et abicim" sözünü pek sık duyar isek te; kavramın derin tahlili yapılmadığı için, ne tür bir tahribata yol açtığının farkında değiliz.

Bir DEVLET için SINIRLAR'ını, GÜÇ'ünü ve İMKÂNLAR'ını aynen muhafaza etmek ilk şarttır!..


Bunu yapamadı mı, geriler...

Onun için 1699'dan sonraki dönemde en başarılı padişah 2. ABDÜLHAMİD'dir!..

30 yıl boyunca hiç toprak kaybetmeden, borca girmeden ülkeyi ve DEVLET'i ayakta tutmuştur.

Ama ileriye gitmek isteyen devletler ve DEVLET KURUMLARI için bu yeterli değildir...


Çünkü kurumlar çok çabuk köhneleşirler.

Çağ dışı kalırlar!..

Onun için sadece "günü kurtaran" idarecilerin elinde bakanlıklar, genel müdürlükler, tesisler birer miskinler tekkesi, pas yığını haline geliverir!..

Buradan anlıyoruz ki, İNKILÂBÇILAR sadece DEVLET REİSİ, bakan, milletvekili olsa bile yetmez!..


Bütün DEVLET TEŞKİLATI'nda ve ÖZEL SEKTÖR'de İNKILÂBÇI nitelikli insanlara ihtiyaç vardır ve ancak böyleleri yönetici olmalıdır!..

Başında olduğu kurumu aldığından çok daha modern, çok daha gelişmiş olarak teslim etmeyene "yönetici" denemez!..

Mesela DEVLET DEMİRYOLLARI...


ATATÜRK'ten beri tamamen ihmal edilmiş olan bu kurum bir hurda yığını, kağnı arabası haline gelmiştir!..

Tamam, böyle olmasında İsmet Paşa başta olmak üzere politikacıların büyük hatası vardır...

Ancak, 60 yıldır bu kurumun başına geçenler, yeni DEMİRYOLU hatları konusunda proje hazırlamışlar mıdır?..

Hükümete dünyadaki DEMİRYOLU sektörünün gelişmesi konusunda rapor sunmuşlar mıdır?..

Elektrikli tren, hızlı tren konularında ne gibi çalışmaları vardır?..

Hiç değilse mevcut hatlar üzerindeki ambar, yükleme, boşaltma, kontrol, yolcu hizmeti gibi konularda dünya standardına yaklaşacak ne gibi faaliyet göstermişlerdir?..

Geleceğe yönelik planları nelerdir?..

Biri çıkıp "Haydi Bismillah" dese, nereden başlıyacaklar, belli midir?..

Hayır!..

Ondan sonra da kalkar, "personel fazlası"ndan, işe alınanların "boş oturduğu"ndan şikayet ederler!..

Sonra da halkı kandırmak için MAVİ TREN palavrasını icat ederler...

Biz ilk başta sanmıştık ki, bu "mavi tren" ötekilerden farklı lokomotifle çekiliyor, ondan hızlı gidiyor...

Meğer namussuz yöneticiler bu tren geçerken diğerlerini istasyonda bekletirmiş, hat boş kalırmış ta ondan hızlı gidermiş!..

Peki sonra ne oldu?..

Ne olacak, baskıyla bir kaç hatta daha "mavi tren" kondu!..

Böylece kimin kimi bekliyeceği karıştığı için tren seferleri gene kağnıya döndü!..

Bizce İNKILÂBÇILIK, FERDİ bir MEZİYET'tir!..


Her kademede İNKILAB yapılabilir...

"inkilâb" sadece tepeden gelirse, zaten "inkilâb" olmaz!..

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler