İPUCU

Türkiye Ülkemizden En Son Haberler...

Seçenekler

Allah tartışması Malezya'yı böldü

13-02-2010 21:38
#1
KE$HA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
02/2010
Nereden:
Sakarya
Mesajlar:
311
Teşekkür (Etti):
15
Teşekkür (Aldı):
8
Konular:
87
Ticaret:
(0) %
Renkli bir geçmişin bir araya topladığı Malaylar ile Çinli ve Hintli Malezyalılar geçmişte birbirlerinin inançlarına ve dinlerine karşılıklı saygı göstererek birlikte yaşayabilmişlerdi. Ancak geçtiğimiz günlerde 'Allah' kelimesinin kullanımıyla ilgili yaşanan tartışmalar Müslüman cemaatinin hem içinde hem de dışında çelişkili seslerin yükselmesine neden oldu.

Malezya’daki çatışmanın tek sebebi Allah tartışması değil. İktidar partisinin en önemli isimlerinden Nesir Sefer’in Hintli ve Çinli Malezyalıları “pendatang” yani göçmen olarak tanımlaması olay yarattı. Sefer 12 saat sonra Başbakan Necib Razak’ın danışmanı olarak kodluğunu kaybetti.



Bu arada, ABD’li şarkıcı Beyonce’nin konserinin iptal edilmesi, evli olmayan genç çiftlerin “fazla yakın” oldukları gerekçesiyle tutuklanmaları ve genç bir anneye bira içtiği için değnek cezası verilmesi uluslararası kamuoyunda dikkat çekti.



BBC’de yayımlanan analizinde Vaudine England, bu tartışmalar dolayısıyla Malezya’nin farklı ırklardan ve inançlardan gelen insanların barış içinde bir arada yaşadıkları bir ülke mi yoksa İslami muhafazakarlığın yükseldiği bir ülke mi olduğu konusunda akıllarda soru işaretleri doğduğunu ifade etti.



Ülkede 2008’de yapılan seçimler gerginliği bir nebze daha artırdı. İktidardaki hükümet seçimleri bir kez daha kazandı ancak son 50 yıldaki en düşük oy oranını aldı.



MALAYCI POLİTİKALAR YAYGINLAŞTI

Malezya Kebangsaan Üniversitesi, Malezya Çalışmaları ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü (IKMAS) profesörü Nurani Osman, ülkede bağımsızlıktan sonra eşitlik ve anlaşma konusuna vurgu yapıldığını ancak 1969’daki ırk ayaklanmalarından sonra bunun yerini Malay yanlısı politikalar aldığını söyledi.



Dünyanın her yerindeki Müslüman ülkeler bir yandan modernleşme yönünde adımları atarken gelenekleriyle bağlarını korumaya çalıştı. Bu dönemde İslamcı partilerin etkisi arttı. Malezya’da iktidardaki Birleşik Ulusal Malaylar Örgütü’nün (UMNO) Malezya İslami Partisi’ne karşı seçimleri kaybederken, 1980’lerde bilinçli olarak İslamlaştırma politikaları uygulanmaya başladı.



Bir dönem Malayları diğer Malezyalıların seviyesine çıkarmak için uygulanan pozitif ayrımcı politikalar bir yerden sonra Malayların hakimiyetine dönüştü. Malay olmanın Müslüman olmak anlamına geldiği ülkede açılan İslami bankalar, sigorta şirketleri, üniversitelerle bu hakimiyet kurumsallaştı. Hatta bir dönem “bilginin İslamileşmesi” tartışmaları yaşandı. İslam hukukunun kapsamındaki meselelerin sayısı günden güne artırıldı.



GÜÇ MÜCADELESİ

Ülkede uygulamaya konan ulusal vatandaşlık eğitimi geçtiğimiz günlerde tartışmalara sebep oldu. Uygulamayı eleştirenler eğitimin, belli bir ırk ve dinin diğerlerinden ayrı tutulduğu bir yapıyı beslediğini söyledi.



Eğitim programında Malayların ellerindeki gücü kaybetmemeleri gerektiği mesajı veriliyor. Bu güç söylemi her zaman için diğerinin yani Malay olmayanın gücü ele geçirmek için komplolar kurduğu söylemi üzerine kuruluyor. Bu kuşatma mantığı Müslüman olmayanların “Allah” kelimesini kullanmasının Müslümanları başka dinlere döndürebileceği iddiasının da altında yatıyor.



Malezya’da kurulan Perkasa (güçlendir) isimli grup Malay yanlısı olduğunu ilan etti ancak grubu eleştirenler Perkasa’yı şovenist olmakla suçluyor. Grubun kurucusu İbrahim Ali “Eğer Malaylar hayatlarından memnun değillerse bu bir sorun olabilir” diyor.



Melaka Partisi milletvekili İdris Haron gibi yükselen yıldızlar Malay olmayanları “göçmen” olarak tanıyan Razak’a destek veriyor. Haron, ülkenin sisteminin iskeletinin ırk temeli üzerine oturduğunu kabul ederken “Bu Malezya’nın yaşam tarzı ve bir Malay’ın Müslüman olması gerekir” diyor.



YÖNETİCİLER DE TEDİRGİN

Ancak bireylerin haklarının ırklarına ve dinlerine göre belirlenmesi sadece Malezya’nın liberallerini değil, iktidardaki koalisyonun beyin takımını da rahatsız ediyor. Çünkü artık Malay olmayanlar yöneticileri Malezya hayatının çoğulcu merkezinin temsilcileri olarak göremiyor.



Ülkede 2008’de yapılan seçimler aynı zamanda Malayların UMNO’yu ve dolayısıyla Başbakan Razak’ın gündeme getirdiği “Tek Malezya” fikrini terk ettiklerini gösterdi. Tek Malezya karşılıklı saygı çerçevesinde çeşitliliğin içindeki birliğin savunulması anlamına geliyor.

Bağımsız Tek Malezya Vakfı’nın başkanı Chandra Muzaffer sorunların acilen çözümlenmesi gerektiğini çünkü ülkedeki farklı toplumların arasındaki iletişimin kaybolduğunu dile getirdi.
Kullanıcı İmzası
Bazen dedeme benzetiyorum seni biliyor musun?
Onu da çok erken kaybetmiştim tıpkı senin gibi
Oysa yaşanacak ne çok şey vardı da...
Mesela dedem kardeşimi hiç görmedi
Senin doğmamış çocuklarımızı görmediğin gibi
Oysa ne çok severdi dedem torunlarını
Tıpkı benim seni çok sevdiğim gibi...


Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı