İPUCU

Web & Server Güvenliği Doğru web ve veritabanı sunucusu güvenliği sağlanmadan, bilgisayar korsanları hassas verilerinize erişebilir. Web, Sunucu ve veritabanı güvenliğini nasıl sağlayacağınızı buradan öğrenebilirsiniz.

Seçenekler

Kablosuz (Wireless, Wi-Fi) Ağların Tespiti ve Kablosuz Ağlara Saldırı

14-11-2011 00:52
#1
prototyqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
11/2011
Nereden:
Chicago İL
Mesajlar:
5.211
Teşekkür (Etti):
1724
Teşekkür (Aldı):
1481
Konular:
2353
Ticaret:
(0) %
Bunun için bayagı ugraştım bi yorumu çok görmeyin

Legal / Kanuni Konular


Tahmin edebileceğiniz gibi yazıdaki şifre kırma, kablosuz ağ sistemlerine izinsiz girme vb. yöntemlerini sadece kendi yetkininizin olduğu ağda uygulamanız gereklidir, aksi takdirde çeşitli ülkelerin kanunları karşısında izinsiz sistem girişi gibi çeşitli suçları işlemiş olabilirsiniz ve tabii ki gene tahmin edebileceğiniz gibi bu tip bir durumda makalenin yazarı olan ben bir sorumluluk kabul etmeyeceğim, bütün bu sorumluluk size aittir.

Bunun yanında belirtmek gerekir ki kablosuz ağların tespiti suç değildir.

Nasıl Okuyalım?


Yazı içerisinde yabancı teknik terimler görebilirsiniz, bunların türkçeleri ve açıklamaları için yazının sonundaki sözlük kısmını ek kaynak olarak kullanabilirsiniz.
Yazı içerisinde çok temel şeyler olduğu gibi bazı kısımları biraz fazla teknik detay içerebilir, dolayısıyla bilginiz dahilindeki başlıkları atlayabilir, derin teknik detaylara girmeyebilir yada sadece resimlere bakabilirsiniz (yok canım o da olmasın artık).

Bazı potansiyel okuma profilleri;

• Meraklı
o Teknik bilgi sahibi
Heryeri okuyabilirsiniz, WEP’ in nasıl kırıldığı kısmı özellikle ilgi çekebilir.
o Sadece kullanıcı

Ofisinizde her gün bağlandığınız kablosuz internetinizin durumunu merak ediyorsanız, Hasar ve Kazanç, Kablosuz Ağlarda Güvenlik Opsiyonları, Ülkemizden bir istatistik ve Saldırı kısmındaki görseller ilginizi çekebilir, opsiyonları ve saldırıların gerçekliğini bu sayede hızla anlayabilirsiniz.

• Aksiyon İnsanı
Eğer şu kitapların giriş yazılarını okumayan aksiyon tiplerindenseniz zaten bu kısmı okumuyor olacaksınız ama devam edelim…

o Aksiyon İnsanı - Defans
Eğer hemen kendi sisteminizi en güvenli hale nasıl getirebilirimi öğrenmek istiyorsanız makalenin sonundaki Defans bölümüne geçebilirsiniz ancak saldırı ve sistemin altındaki detayları bilmeniz, gözü kapalı şekilde bir güvenlik implemantasyonu yapmanızdansa çok daha verimli olacaktır.

o Aksiyon İnsanı – Saldırı
Hmm, demek hemen notebook’ unuzu alıp şöyle şatafatlı ofislerin olduğu bir yere kapak atıp sabahlara kadar Linux ISO’ su download etmek istiyorsunuz. Tamam kabul edilebilir bir neden, hemen Konuya Gelelim WEP’ i Kırma kısmına geçin.

Hasar ve Kazanç


Olaya iki boyuttan bakarsak bir kurum ya da kablosuz ağ sahibi için hasar ne olabilir? Bir saldırgan için ya da canı sıkılan biri için kazanç ne olabilir?

Hasar;

• Firma ağınıza izinsiz giriş
o Bilgilerin çalınması
o E-mail’ ların okunabilmesi
o Daha ciddi saldırıların ilk adımı
• İnternetinizin sömürülmesi
• Firma ağının kullanılmaz hale gelmesi (DOS – Denial Of Service)
• Limitli bir ADSL ev kullanıcısına yüklü fatura gelmesi

Kazanç;

Eğer oyunun Hasar Veren kişisiyseniz de tabii ki yukarıdakilerin tersine;

• Ücretsiz İnternet
• İntikam
• Ticari bilgilerin ele geçirilmesi
• Zevk
• Vs…

Alabilir, kazanabilirsiniz…

Sanırım artık neden insanların bu tip bir şey yapmak için uğraşacakları hakkında daha fazla fikriniz olmuştur. Güvenlikte ki yanlış düşüncelerden biri kendinize “Beni/bizi neden hacklesin ki?“ diye sormanızdır. Dolayısıyla siz de basitçe bir hedef olabilirsiniz.

Sorun Nerede Başlıyor?


Sniffing , ARP Poisoning yıllardır kullandığımız kablolu ağlarda ciddi sorunlar arasında gelse de bu ataklar özellikle küçük oranizasyon ve ağlarda önemsiz sayılabilirler. Başlıca nedeni bu atakları yapabilecek saldırganının network (ağ)’ e fiziksel erişimi olmalıdır. Daha geniş şekilde bakarsak bu ya bir çalışan ya da içeriye kadar girebilmiş bir saldırgan olmalıdır.

Bunun fiziksel güvenlik ve firma içerisindeki güvenlik politikası kısmını bir yana alırsak genelde bu tip bir yaklaşımı güvenli olarak kabul edebiliriz.

Ancak kablosuz ağlar bu güven zincirinin yegane özelliğini kırıyor ve fiziksel erişimi bir adım daha genişletiyor. Artık siz kablosuz olarak ağınıza bağlanabildiğiniz gibi size yakın bir saldırgan yada bedava internete girmek isteyen komşunuzun sevimli ****** da sizin ağınıza erişebiliyor.

Tabii ki kablosuz ağlar geliştirilirken bu da düşünülmüş ve bu tip ağlar için belli güvenlik yöntemleri geliştirilmiş, işte sorunda burada bir yerlerde başlıyor.

Kablosuz Ağlarda Güvenlik Opsiyonları

Bir kablosuz ağınız varsa seçebileceğiniz belli güvenlik seçenekleri vardır, Popülerlik sırasına göre bazıları;

• Open Security
• WEP
• WPA
• RSN
• RADIUS / WPA-RADIUS
• Wireless Gateway
• Firmalara özel çözümler

Burada “Open Security“ olarak geçen güvenlik modeli –Güvenlik modeli mi?-. şifre gerektirmeyen bağlantı demektir. Yani herhangi biri bu kablosuz ağlara basitçe bağlanabilir.

WEP, Open Security ve WEP iki en çok kullanılan modeldir. Open Security dediğimiz gibi bir güvenlik sağlamamaktadır ancak WEP bir güvenlik adımı olarak ortaya çıkmıştır. WEP kablosuz ağların güvenliğini sağlamak için geliştirilmesine rağmen çok büyük hatalar ile ciddi bir fiyaskodur.

WPA, Gene açık bulunan ancak WEP’ e göre çok daha güçlü bir opsiyon.
RADIUS, Klasik dial-up modem desteği veren ISP lerdeki sistemdir. Bağlantı kuran istemci (client) bir bilet (ticket) sistemi ile kablosuz ağa bağlanır. Ortak bir server olduğundan doğru implemantasyonda gayet güvenli bir kablosuz ağ deneyimi sağlayabilir. Ancak ev kullanıcıları ya da küçük organizasyonlar için çok kullanışsızdır. RADIUS-WPA ise aynı sistemin WPA desteklisidir.

RSN, RSN’ i WPA’ nın gideceği nokta olduğunu söyleyebiliriz ancak RSN henüz tam olarak oturmamıştır, WPA RSN’ in temellerinde yer almaktadır. Henüz piyasada RSN destekleyen AP (Access Point) bulmakta zor bir iştir. WPA TKIP e dayalıyken RSN AES i de desteklemektedir. İçerisinde anahtar dağıtımı gibi çözümleri de getirmektedir. Bu yazıda RSN e daha fazla değinmeyeceğiz.

Wireless Gateway, Özellikle halka açık yerlerde kablosuz ağ sunan firmaların kurduğu sistemlerdir. Ağ ile kablosuz cihazlar arasında bir bağlantı noktası oluşturur, giren kişiler bu sistemden bir defa onay aldıktan sonra ilgili kota ve ayarlara göre gerçek ağa (mesela internet) erişebilirler. Ülkemizde TTNet’ in sunduğu TiWinet ve özellikle Amerika’ da bir çok yerde gördüğünüz kablosuz internet erişimlerinde de bu metod kullanılır. Bu sistemin de kendi içerisinde farklı potansiyel açıkları ve saldırı noktaları vardır.

Firmalara Özel Çözümler, WEP’ in kısa sürede patlaması sonucu Cisco gibi firmalar kendi AP (Access Point)’ lerine özgü güvenlik önlemleri getirdiler. Bunların birçoğu geniş kitleler tarafından test edilmediğinden gerçek bir güvenlik önlemi olarak kabul edilemez. Bir kısmı zaten mantık hataları içerirken, henüz açığı bulunmamış olanlaraysa gerçek bir güvenlik gereksiniminde ciddi bakılamaz. Ek olarak ciddi bir limitasyonları ise bağlantı kuracak kablosuz cihazlarda (STA - Station) genelde kendi donanımlarını ya da özel bir ekstra program istemeleridir.

Bu makalede önce Kablosuz Ağları tespit etmek (wardriving tadında), Daha sonra WEP ile şifrelenmiş kablosuz ağları kırmayı ve son olarak ta ağlarımızı güvenli kılmak için alınabilecek önlemlere değineceğiz.

WEP Nasıl Kırıldı?


WEP’ in çözmesi gereken üç temel öğre vardı;

• Kimlik Doğrulama (Authentication)
• Gizlilik (Privacy)
• Bilgi Değiştirme Kontrolu (Message Modification Control)

Bunun harici aslında çözülmesi gereken Cevap Kontrolü (Replay Control), Erişim Kontrolü, Anahtar Dağıtımı ve Korunması konularına ise hiç WEP girmemiştir. Bu sorunların birçoğu bir sonraki WPA, RSN gibi standartlarda hep çözümlenmeye çalışılmıştır.

Kimlik Doğrulama

İlk adım kimlik doğrulamadır, ağa bağlanan kişinin gerçekten ağa bağlanma yetkisinin olup olmamasının düzenlenmesi, ikinci adım ise ağa bağlı kişinin trafiğinin diğer kişiler tarafından izlenilememesi.

WEP’ in kimlik doğrulaması şu şekilde çalışıyor;

haz istek gönderiyor, AP cevap veriyor eğer bağlantı tipi “Open Security” olsaydı cihaz Onay Mesajı (Authentication Message) istek gönderirken Algoritma Numarasını 0 olarak gönderecekti, bağlantı WEP ise bu numara 1 olur.

Şekildeki 3. ve 4. adımlar sadece WEP bağlantılarında olur ve onay mekanizması için kullanılır. 4. adımda AP geriye Durum Kodu (Status Code) gönderir.


Burada iki ciddi sorun vardır. Birincisi STA’ in (kablosuz cihaz) karşıdaki AP hakkında ve AP’ nin şifreyi bilip bilmemesi hakkında gerçek bir fikri olmamasıdır. Çünkü sadece onay cevabı göndermektedir.

Yani herhangi bir AP olabilir ve her isteğe doğru durum kodu ile cevap verebilir. Ancak tabii ki WEP şifresini bilmediğinden dolayı daha sonradan gelen paketleri açamayacak (WEP simetrik şifreleme kullanmaktadır) , dolayısıyla çalışmayan bir AP olacaktır. Ancak karşılıklı onay (mutual) bu noktada kaybolmuş oluyor.

Daha sonra da WPA’ da çözülen implemantasyon hatalarından biri de buradaki onay süreci ve data trafiğinin şifrelenmesinde aynı anahtarın kullanılması sorunudur.

İkinci sorun ise bağlantıyı dinleyen (sniff) kişi iki kritik bilgi yi alır. 2. adımdaki şifrelenmemiş metin (plaintext) ve 3. adımdaki şifrelenmiş hali (chipertext). Bu da potansiyel olarak güzel bir kriptografik atak için hoş bir başlangıçtır.

Buraya kadar iki kritik nokta öğrendik ancak daha önemli bir bilgi şimdi geliyor;
WEP şifreleme için RC4 kullanıyor ve RC4’ te stream şifreleme yapar blok değil. RC4’ şifrelemede XOR u kullanıyor. XOR hakkında bilmeniz gereken en önemli şey bir datayı iki defa aynı anahtar ile XOR larsanız aynı datayı tekrar geri alırsınız.

Şimdi buradaki WEP onay sisteminde şu RC4’ ün 128 rasgele byte’ ı şu şekilde ortaya çıkabiliyor;

PlainText XOR RC4Byteları = Chipertext
İki defa XOR lama aynı sonucu veriyor,
ChiperText XOR RC4Byteları = PlainText
O zaman;
RC4Byteları = ChiperText XOR PlainText

Yukarıdaki son satırın anlamı da RC4’ ün ürettiği ilk rasgele 128 byte’ ın hepsini bu onay prosedüründen çıkartabiliyoruz (bkz: Ek-2). Çünkü 2. adımda plaintext ve 3. adımda da chipertext’ i almış bulunmaktayız.

Dolayısıyla şu an saldırgan olarak onay alan bir kullanıcı gibi bizde elimizdeki bulduğumuz anahtar ile onay sürecini başarılı bir şekilde geçebiliriz (tabii ki daha önce de dediğimiz gibi bu bizim başka bağlantılar yapabileceğimiz anlamına gelmiyor).

Bilgi Değiştirme Kontrolü

Normalde WEP ICV (Integrity Check Value) ile paket/mesaj modifikasyonlarına karşı önlemini almış durumda ancak CRC hesaplamasındaki algoritma doğrusal arttığından dolayı paket ile birlikte bir dizi byte değiştirildiğinde ICV nin sonuçları gene doğru çıkabiliyor. Her ne kadar pratik bir atak olmasa da bu güvenlik sistemi de kırılmış durumda.


Gizlilik ve WEP Şifresinin’ in Kırılma Noktası


WEP aynı datanın tekrar oluşmaması için IV (Initialization Vector) kullanır. Bu trafik ile birlikte sürekli artan bir değerdir. Zaten bu IV yüzünden 64bit WEP aslında 40bit’ tir çünkü 24bit IV yer tutmaktadır. IV paket içerisinde şifrelenmez çünkü açma (decrypt) işlemi yapılırken kullanılacaktır, yegane amacı aynı metnin iki defa geçmesi durumunda farklı şifrelenmiş çıktıların oluşmasını sağlamaktır. Aksi takdirde kriptografik ataklar çok daha kolay olacaktır.

WEP’ te kullanılan IV’ nin boyutu (24bit) düşük bir boyuttur tekrara neden olabilir. Bu yüzden WPA (TKIP) gene RC4 e dayalı olmasına rağmen bu sorunu gidermiş ve IV boyutunu yükseltmiştir.

Eğer tekrar kullanılan IV numaralarını (collusion) yakalayabilir ve toplayabilirsek bundan şifreyi üretmek için bir adım atabiliriz. Buradaki en büyük avantajımız da ağlarda LLC Headerlar gibi klasik genişliği ve değeri sabit trafiğin her zaman olmasıdır. Bu sayede yeterli tekrar edilen IV toplayabilirsek şifreyi elde etme şansına sahip oluyoruz. Ancak bu da çok pratik bir saldırı değil.

Gerçek Açık ise RC4’ ün WEP İmplemantasyonunda Çıktı


RC4’ ün açılış süreci şu şekilde;

RC4 çalışırken 2 dizi (array) kullanıyor. İlk dizi (s-box / state box) 0-255 arası tüm karakterleri içeriyor, ikinci 256 bytelık dizi ise “şifre (key)” ile dolduruluyor, şifre kısaysa tekrar edilerek 256 byte lık dizi tam olarak doldurulmuş oluyor.

RC4 çalışma mantığında her oluşturulan keystream’ in her byte’ ının bir öncekinden byte’ tan değişik olma ihtimali %50 ancak “Weaknesses in the Key Scheduling Algorithm of RC4” isimli makalesi ile RC4 ile rasgele üretim sürecinde zayıf anahtarlar (weak keys) olduğu ortaya çıktı.

RC4 Bu ilk açılış sürecinden sonra sbox ve kbox arasında belli bir algoritma ile (bkz: Ek3 RC4 VB.NET implemantasyonu) döngü başlıyor. Bu karıştırma işleminde ilk ve belli döngülerde bazı byteların tahmin edilebilme oranı normal tahmin edilebilirliğe göre çok daha yüksek, işte bu tahmin edilmesi daha kolay olan byte’ lar zayıf anahtarlar (weak keys) olarak geçiyor. Buradaki tahmin edilebilirliğin temel neden s-box’ ın içerisindeki datanın açılış süresinde biliniyor olması. Ancak ilk açılış ve döngüden sonra bu tip bir sorun kalmıyor ve RC4 sorunsuz ve güvenli olarak çalışıyor.

Normalde RSA RC4’ ün implemantasyonunda ilk 256byte’ ın kullanılmaması gerektiğini ve herhangi bir data ile geçiştirilmesini, sistemin bundan sonrakileri datayı kullanması gerektiğini bildiriyor. Ancak WEP’ te kullanılan RC4 implemantasyonu bu uyarıya kulak asmamış olması bugün bizim WEP’ i rahatça kırmamızı sağlıyor.

IV ile bu kırma işleminin ilişkisi de burada başlıyor. Daha önceden de dediğimiz gibi IV gerçek anahtara eklenilip RC4 işleme giriyor dolayısıyla her IV değiştirildiğinde RC4 tekrar şifrelemeye başlıyor ve bu açılış sürecinde (initialization) elimize yeni zayıf anahtarlar geçmiş oluyor. Yeterli derecede tekil (tekrar etmeyen, unique) IV içeren paket topladığımızda WEP’ i rahatça kırabiliyoruz. Çünkü elimizde kriptografik atak yapmaya yeterli derecede zayuf anahtar geçmiş oluyor.

Eğer weak key’ lere saldırı hakkında daha fazla teknik bilgi arıyorsanız şiddetle “Weak Keys in RC4” ve “Practical Exploitation of RC4 Weaknesses in WEP Environments” makalelerini tavsiye ederim.

Genelde 300.000 – 1.000.000 arasında tekil IV ile WEP şifreleri kırılabiliyor. Buradaki rakamın sabit olmamasının temel nedeni bunun bir olasılık hesabı olması.

Aslında teorik olarak 10.000.000 IV ile de kıramama şansınız var.
İşin teknik boyutunu anladık, şimdi konuya gelelim.

Konuya Gelelim WEP’ i Kırma


Teori ve Teknik’ ten sonra bu bölüm işin pratiğini içeriyor.

Laboratuar Ortamı

Konu kablosuz ağlar olunca bir bilgisayardan fazla donanıma ihtiyacımız oluyor.
Aşağıdaki konfigürasyon benim testlerimi yaptığım sistem ama sizin aynı olması gerekmiyor ama tabii ki aynı desteklere sahip donanımlara sahip olmanız gerekebilir;

• Access Point (Kurban Ağ)
Linksys Wireless AP
• Notebook (Saldırgan)
OS – Windows XP / 2003 / Linux / Freebsd
Bazı yazılımlar sadece belli platformlarda çalışmaktadır
Wireless I - Intel PRO 2200 BG (entegre)
Wireless II – PCMCI Linksys WPC54G
Opsiyonel
İkinci wireless kartı opsiyoneldir
Ekstra Anten (daha geniş alanları kapsayabilmek için) ve Pigtail (anten ile wireless kartın arasına)
GPS (kendi yerinzin tam koordinatını almak ve AP’ yi haritada konumlandırabilmek için)
Notebook için Araç şarj kiti
IPAQ - Pocket PC (Ministumbler ile işyeri daha dar ortamlar için)
• Desktop (Kurban Ağ Kullanıcısı)
U.S. Robotics USB, XX5422 Wireless

Opsiyonel aygıtlar genelde bu süreçteki keyfinizi artıracaktır.

Çift Kart Hakkında Bir Not

Normalde saldırgan donanımın da tek kart yeterli olabilir ancak ben bir kart ile bir ağa bağlanıp interneti kullanmak ve diğer kart ile de paket toplamak, AP bulmak için çift kart kullanıyorum. Bu birçok sistemde katastrofik sorunlara da neden olabilir ve genelde tavsiye edilmez.

Donanım Konusunda Notlar

Eğer bu tip testler için bir donanım alacaksanız almadan önce bekleyin ve iyice araştırma yapın. Şu an bir çok yazılım bir çok donanımda kısıtlamalara sahip. Örnek olarak klasik Centrino işlemcili entegre wireless sürücüleri RF monitor kısıtlamasından dolayı Windows uygulamalarında çalışmıyor sadece kısıtlı Linux sürücüleri var. Aynı şekilde sadece Windows ta çalışan ve Linux ta çalışmayan donanımlar da mevcut. Ya da henüz gerekli sürücüleri yok vs.

Dolayısıyla kullanacağınız yazılımların gereksinimlerini iyice okuyun ve donanım seçerken mümkün olan en çok yazılımın destek verdiği donanımı seçmeye çalışın. Eğer hali hazırda bir donanımınız varsa bunun özel sürücüleri için ya da güncel sürücüleri için araştırma yapabilirsiniz.

Genel bir fikir vermek gerekirse ORINOCO ve Hermes chipset’ li kartlar genelde işinizi görecektir. Aynı şekilde GPS cihazlarının ve Access Pointlerin de desteklediği özellikler ve ilgili yazılımları iyice inceleyin.

Saldırı Adımları


Bir kablosuz ağa bir kaç saldırı modeli olabilir ancak en çok yapılmak istenilen şey bu ağa izinsiz bağlantı kazanabilmek ve paketleri dinleyebilmektir.
Klasik bir kablosuz ağa izinsiz giriş senaryosu şu şekilde ilerler;

• Kablosuz Ağ(lar)ı Tespit etme
• Paket Toplama
• Şifreyi Kırma (şifreli bir ağ ise)

Kablosuz Ağları Tespit Etme

Kablosuz ağları tespit etmek genelde çok basittir, örnek olarak kablosuz ağ olan bir yerde notebook’ unuzu açtığınızda notebook’ unuz civardaki kablosuz ağı otomatik olarak bulacaktır (WinXP ve bir çok üçüncü parti yazılım bu şekildedir). Ancak biz bu işi bir adım daha ileri ***üreceğiz ve yüzlerce kablosuz ağı kısa sürede bulabilecek hale geleceğiz. Ek olarak kendini duyurmayan (SSID Broadcast yapmayan) ağları da bulmayı göreceğiz.

Kanallar (Channels)

Farklı frekanslarda 1-14 arası yayın kanalı vardır, AP ve STA bir kanaldan iletişim kurar. Örnek olarak AP 12. kanalda yayın yapıyorsa STA’ da o kanaldan bağlanır. Aynı şekilde AP ve STA’ in yaptığı broadcast (genel) isteklerde her kanal için ayrı yapılmalıdır.

Amerika’ da 11 kanal kullanılmaktadır, Kanada, Avrupa ve Ülkemizde 13 kanal kullanılır. Kanal GHz spektrum’ u 2.412’ den başlayıp her kanalda 0.005 Ghz yükselerek ilerler yani Kanal 13 2.472 Ghz’ dir.

SSID Nedir?

Herhangi bir kablosuz ağı bulduğunuzda size ağın SSID’ sini verir yani özetle AP’ nin ismini. Eğer bir AP’ de SSID Broadcast açık ise genelde saniyede 10 defa olmak üzere yayın yaptığı kanalda kendisinin orada olduğunu belirten bir şekilde sinyal gönderir (beacon).

İşte bu SSID beacon’ ları sayesinde biz de bu ağları otomatik olarak bulabiliriz. Bugün bir çok AP SSID Broadcast’ i kapatma özelliği sunuyor. SSID Broadcast kapatıldığında ise tabii ki bu AP’ leri otomatik olarak bulamıyorsunuz.

Bu durumda normal şartlar altında notebook’ unuza bu SSID i bizzat sizin girmeniz gerekiyor. Bunun bir diğer anlamı da bu AP’ nin SSID sini bilmek zorunda olduğunuz. Bu istekleri tamamen pasif yani AP’ ye bilgi göndermeden dinleyebilirsiniz.

Araştırma İstekleri (Probe Request)

AP’ lerin SSID göndermesi harici STA (Station, kablosuz cihaz – notebook, pda vb.) lerde araştırma isteğinde (probe) bulunurlar. Bu durumda da STA gene broadcast olarak kendisinin bir kablosuz ağ aradığını söyler. Bunu alan bir AP aynı SSID Broadcast gibi bunu cevaplar ve bizde hemen ilgili AP’ ye bağlanabilir ya da orada olduğunu öğrenebiliriz.

Normalde bu probing işlemi her kanalda 0.1 saniye kadar sürer ve aynı anda cevap bekler. Bu işlem aktif bir arama modelidir.

Özetle

• Kablosuz Ağlar kanalları kullanır (1-14)
• AP’ ler SSID Broadcast ile nerede olduklarını her kanalda duyururlar
• STA’ ler araştırma istekleri ile geldiklerini söylerler

Netstumbler / MiniStumbler

Windows altında en eski ve en güzel wardriving araçlarından biridir. Ek olarak isteyenler için MiniStumbler da Pocket PC’ ler de çalışıyor. Aşağıdaki mantıkların hepsi hemen hemen Ministumbler’ a da uygulanabilir.

Netstumbler’ ı civardaki AP’ leri bulmak için kullanacağız. Netstumbler bir aktif tarayıcıdır yani civara probe requestleri gönderir, dolayısıyla tespit edilebilir. Tabii ki civardaki şifresiz kablosuz ağların yüzlerce olduğunu düşünürseniz bu tip bir şeyi birilerinin tespit edebilmesi milli piyangoyu kazanmanız gibi bir şey olur. İkinci olarak bu kanunlara aykırı veya suç içeren bir durum da değildir.

Netstumbler çok basit bir program ve şu an ki sürümü (0.4.0) bir çok kartla sorunsuz şekilde çalışıyor (RF modu istemediğinden ve paket dinleme yapmadığından dolayı donanım deseği çok geniş).
Download etmek için Downloads | NetStumbler.com

adresini kullanabilirsiniz. Program ücretsizdir.

Programı kurduktan sonra açınca zaten varsayılan kartınız ile çalışmaya başlayacak ve hemen civardaki AP’ leri tespit edecektir.


Netstumbler ile örnek bir tarama sonucu

• “Enable Scan” (Ctrl + B) ile taramayı açabilir ve kapatabilirsiniz
• “Device” menüsünden kullanılacak kart arabirimini seçebilirsiniz
• Sol taraftan çeşitli filtreleme özelliklerine ulaşabilirsiniz
• Sonuçları kaydedebilir ve daha sonradan açıp inceleyebilirsiniz
• Sonuç datalarını Export / Import edebilir ve başka yazılımlar ile
paylaşabilirsiniz

Kismet


Kismet’ i için Linux’ a ihtiyacınız olabilir. Şu an için verimli bir Windows portu bulunmamakta. Cygwin altında pek verimli olmadan çalıştırabilir ya da Linux işletim sisteminizde kullanabilirsiniz. Ek olarak “Auditor” gibi içerisinde Kismet’ i de içeren Live Linux CD’ lerinden birini kullanabilirsiniz.

Kismet pasif bir tarayıcı bu sayede SSID Broadcast etmeyen AP’ leri de bulabilir. Kendini belli etmeyen bu AP’ leri ilk adımda trafiklerinden tespit eder. Ancak ilk adımda SSID’ yi bulamayabilir daha sonra SSID içeren ilk paketi gördüğünde AP’ nin SSID sini de bulabilir.

Kismet (Gkismet / Arabirim) ile gizli bir AP (SSID broadcast etmeyen)’ nin tespiti


Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi Kismet gizli bir AP’ yi tespit edebiliyor. Bunun yanında bize hangi kanalda çalıştığı, şifreli olup olmadığı gibi ekstra bilgiler de veriyor. Buradaki en güzel özelliklerden bir diğeri ise bağlanan STA’ leri de görebiliyor olmamız.

Yukarıdaki ekran görüntüsü Gkismet’ ten alınmıştır. Kismet için GTK arabirimi.
Ek olarak istediğiniz zaman “Packet Dump” ve “String Dump” seçenekleri ile paketleri izleyebilir ve kaydedebilirsiniz. Kismet ile kaydettiğiniz paketleri daha sonradan “aircrack” gibi bir WEP şifre kırıcısında kullanabilirsiniz. Aircarck hakkında geniş bilgi makalenin ilerleyen kısmında bulunabilir.

Paket Toplama


Saldırının yapılacağı AP’ yi tespit ettiğimize ve şifrelemesini de öğrendiğimize göre artık ikinci adım olan paket toplama kısmına geçebiliriz. Hatırlarsak burada yapmamız gereken elimizden geldiğince çok tekil IV toplayabilmekti.

Airodump

Daha önceden de belirttiğimiz gibi Kismet ile paket toplayabilirsiniz ancak airodump bu işlem için çok daha pratiktir.
Airodump’ ı yükledikten sonra daha önceden bulduğunuz AP’ nin çalıştığı kanalda airodump’ ı çalıştırın.

Airodump Parametreleri;

• <nic index>
Hangi wireless adapter ile kullanacağınız, Yani bilgisayarınızdaki kablosuz ağa arabirimi.

• <nic type> (a/o)

Wireless adapter’ in chipset i
o : Hermes /Realtek
a : Aironet/Atheros

Eğer diğerse parametre olarak ne verdiğiniz farketmiyor.

• <channel(s)> (0-14)
Hangi kanal yada kanalları dinleyeceği 0 verirseniz tüm kanalları dinlemeye alacaktır.

• <output prefix>
Paketlerin yazılacağı dosyaların başlangıç ismi

• <ivs only flag> | Opsiyonel
Eğer 1 yaparsanız sadece IV’ leri yazacak. Eğer sadece şifre kırmak istiyorsanız bunu seçebilirsiniz. Tüm paketleri toplayarak daha sonradan şifreyi kırabilir ve bu paketleri de bulduğumuz şifre ile açabilir ve analiz edebiliriz.

Bizim örneğimizde şu şekilde çalıştırıyoruz;

C:\Airodump.exe 14 a 13 FM_APIVleri y


Airodump’ dan bir paket toplama görüntüsü

Windows altında eğer sadece “airodump.exe” olarak çağırırsanız interaktif modda çalışacaktır.

Linux’ ta ise <nic type> girmeniz gerekli değil aynı zamanda <nic index> yerinede <interface name> yani wlan0 gibi ilgili donanımın arabirim adını girmelisiniz. iwconfig komutu ile wireless adapterlerinizi görebilirsiniz.

Paketleri farklı vakitlerde toplayabilirsiniz, kırma işleminde hepsini birlikte kullanabiliyoruz. Yani paket toplama işlemine ara verebilir ve daha sonradan tekrar başlatabilirsiniz.

Aklınıza civardaki modemlerde dahil olmak üzere seçtiğiniz kanaldaki tüm trafiği toplamış olduğunuz gelebilir, bu da sorun değil çünkü kırma işleminde hangisinin bizim AP’ miz olduğunu belirteceğiz.

Airodump IV dosyalarını çalıştığı klasöre kaydedecektir. Network yoğunluğuna göre toplama hızınız değişebilir. Bu hızı yükseltmek için ağda ekstra trafik yapmanız gerekebilir, bunun için “Aireplay” yada benzeri paket üreten yazılımlar kullanabilirsiniz.

Daha önceden de belirttiğimiz gibi eğer paketleri .cap olarak topladıysanız yani sadece IV’ leri değil tüm şifreli datayı da topladıysanız şifreyi kırdıktan sonra “airdecap” yazılımı ile ilgili kırılmış şifre ve şifrelenmiş paketleri açabilir daha sonradan da Ethereal, IRIS gibi bir sniffer’ da bu paketleri açabilir ve inceleyebilirsiniz.

Bu sayede sizin paket topladığınız sırada gerçekleşen tüm trafiği analiz edebilirsiniz.

Şifreyi Kırma



Artık gerekli paketleri topladığımıza göre WEP şifresini kırmaya başlayabiliriz.

Aircrack

Aircrack paket toplama için kullandığımız “airodump” ın geliştiricisinden, çok kısa bir sürede ve az paketle sonuca ulaşabiliyor.

Tek yapmamız gereken topladığımız paketleri ona vermemiz.
Ciddi sorunlardan biri kaç bit şifreleme kırmamız gerektiğini bilmiyor olmamız. Çünkü WEP şifresinin 64bit mi 128bit mi olduğunu elimizdeki şifrelenmiş paketler ile tespti edemiyoruz. Bu yüzden eğer bilgimiz yoksa en iyisi önce 64 ile deneyip daha sonra 128bit olarak kırmayı denemek olacaktır.
Örnek kullanımı şu şekilde olabilir;

C:\airrack.exe –a 1 –n 128 *.ivs

-a Parametresi kırılacak şifrenin WEP şifresi olduğunu belirtiyor,
-n parametresi ise kaç bitlik bir şifreleme olduğunu.

En sondaki *.ivs parametresi ise o klasördeki tüm “.ivs” uzantılı dosyaların kırılacağını belirtiyor. Önemli olan bir önceki paket toplama işleminde üretilen dosya veya dosyaları vermeniz.

Aynı şekilde eğer sırf IV’ leri değil tüm paketleri yazdıysanız *.cap dosyalarınızı da verebilirsiniz.

Kısa bir süre sonra şifre kırılmış olacaktır.

Karşınıza birden fazla cihazdan toplanan paketler gelebilir bu durumda ilgili AP’ yi seçmeniz gereklidir. Zaten ilgili AP’ nin MAC adresini daha önceki Kismet / Netstumbler bilgimizden dolayı biliyoruz. Aşağıdaki resimde bu durumun bir örneğini görebilirsiniz.


birden fazla cihazdan IV toplanması sonucunda çıkan sorgu ekranı

Eğer tek bir sonuç çıkarsa aircrack otomatik olarak kırma ekranına geçecektir.

Program farklı atak yöntemleri ve dictionary (belli bir sözlüğe dayalı deneme-yanılma) atak gibi opsiyonel bir dizi seçeneğe de sahip.

Ek Saldırılar


WEP şifresinin kırılması ve sisteme girilmesi harici bazı ek saldırılar da sistemlere yapılabilir.

MAC Filtrelelerini Aşmak

Daha önceden de belirttiğimiz gibi kablosuz ağların güvenliği için MAC adresi filtreleme yapılabilir. Bu sayede sadece izinli MAC adresleri kablosuz ağa bağlanabilecektir.

Ancak bir saldırgan olarak daha önceden izinli bir MAC adresinin ne kadar kolay ele geçirilebileceğini gördük, şimdi de ne kadar kolay MAC adresi değiştirebileceğimizi görelim.

Unutmayın ki MAC adresleri tekildir, dolayısıyla MAC adresinizin bir yerde loglanması size ait cihazın (STA - Laptop, PDA vs.) orada olduğuna dair güzel bir kanıttır. Dolayısıyla sadece filtrelemeleri aşmak için değil genel olarak da MAC adresi değiştirmek güzel bir pratiktir.
Bu çok basit bir işlemdir;

• Windows altında
En basit şekilde “Network Connections” tan ilgili adapter’ e girip, “Properties” > “Configure” > “Advanced” Tabına girebilir ve “Network Address” değerini istediğiniz şekilde belirtebilirsiniz.

MAC Adresi değiştirme ekranı

Bu işlem tüm adapter’ larda yapılamayabilir ancak registry aracılığı ile bunu hepsinde yapabilirsiniz.

“HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Contr ol\Class\{4D36E972-E325-11CE-BFC1-08002BE10318}” registry adresinde tüm adapter’ ler vardır, buradan ilgili olanı seçebilir ve “Network Address” kısmını istediğiniz şekilde değiştirebilirsiniz.

Daha detaylı bilgi ve adım – adım için. “Changing MAC Adress in Windows” sayfasına göz atmanızı tavsiye ederim.

Ek olarak Windows için şu küçük progr*****la bu işi çok daha basit hale getirebilirsiniz;

MacShift - http://students.washington.edu/natetrue/macshift/

• Linux’ ta şu şekilde değiştirebilirsiniz;
/etc/init.d/networking stop
ifconfig eth0 hw ether 00:01:02:03:04:08
/etc/init.d/networking start

Ek olarak GNU MAC Changer bu işte size yardımcı olabilir.

Genel olarak MAC adresleri ve değiştirme hakkında daha fazla bilgi için Wikipedia – MAC Address’ e bakılabilir.

DOS / MITM vb. Ataklar

Kablosuz ağlar bu temel sorun hariç, DOS (Denial Of Service – bir servisin kullanılmaz hale getirilmesi), MITM (Man in the Middle – iki iletişim arasına girip data çalma, modifiye etme gibi saldırılar) gibi ataklara da açık. Bunların bir kısmının nedenini açıklamıştık.

Kablosuz ağlardaki en basit DOS saldırılarından biri AP’ ye Deauthentication Management mesajları göndererek kablosuz cihazların sürekli kopmasını sağlamaktır.

MITM ataklar ise aktif bağlantıların çalınması ve paketlerin dinamik olarak enjekte edilmesi aracılığı ile yapılmakta. Bu tip saldırılara örnek için airinject ve airjack yazılımlarını inceleyebilirsiniz.

Ek olarak Airopeek ve CommView for WiFi yazılımları Windows için özel paket üretme / modifiye etme ve analiz uygulamalarına sahipler.
Kullanıcı İmzası
Konu prototyqe tarafından (21-11-2012 17:35 Saat 17:35 ) değiştirilmiştir.
ßy[P]robleM, snowcu76, st34, saltanat820 Teşekkür etti.

14-11-2011 01:24
#2
Üyelik tarihi:
01/2011
Mesajlar:
139
Teşekkür (Etti):
7
Teşekkür (Aldı):
11
Konular:
28
Ticaret:
(0) %
Videolu Anlatırsan Daha Yararlı OlurOkuduktan Sonra Aklımda Kalmıyor
14-11-2011 01:36
#3
PoYRaZ19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
11/2011
Nereden:
İşlemciden Geldim :D Sıcaklık:%78,5
Mesajlar:
748
Teşekkür (Etti):
16
Teşekkür (Aldı):
98
Konular:
76
Ticaret:
(0) %
Dostum bu işleri bana bırakın Ağ İşletmenliği Benim işim
Arada Frewall yoksa hacklemesi daha basit olur

Senin gösderdin ftoya göre yok...
Eski bir saldırı çeşidi.Bazı yerlerde kullanılmaktadır...

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı