Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
--------------------------------------------------------------------------------
Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce / Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri / Dolunaya baktığında hissettin mi hiç / Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu /...
Ben özleminin yanı başındayken sen ardına bakmadan ‘gittin’… İçim cız etti sesim çığlığım oldu…Ama ‘gitme’ diyemedim…Oysa ne çok isterdim bu iki hecenin yüreğinde yankılanmasını…
Ağla yaralı kalbim hepsi yalan…
Ağla bir avuç küldür elde kalan…Aktıkça gözyaşım soluğum kesiliyor…Şimdi onca...
Seni öyle seveceğim ki sevgilim
Bütün olumsuzluklara karşı çıkarak.
Seni öyle seveceğim ki sevgilim
Senin korkularına gülücükler atarak.
Seni öyle seveceğim ki sevgilim
Tüm insanlara örnek olarak kalacak.
Seni öyle seveceğimki sevgilim
Gözlerimde bütün iklimleri yaşatarak...
O kocaman kalbine her şeyden kaçıp sığınmak
Hayatın bütün acılarını dertlerini kederlerini
Kömür karası gözlerine dalarak unutmak
Ne güzel şey seni seviyorum demek
Fırtınalarda kabaran hüzün denizlerimde
Umutsuzluk dalgalarının karanlıklara fırlattığı
Izdırap gemimin
sığınacak tek limanı...
Yine bir yaprak koptu ömür sayfasindan bir can ebedi sefere ugurLandi.. Gitti.
Bu gidisLer ne zaman basLadi ne zaman biter biLmiyorum.
BiLdigim tek birsey var oda giden geri dönmüyor...
Gidenin yeride geLenLerLe doLmuyor.
Nerden geLdik nereye gidiyoruz suaLLeriyLe kivranan hücreLerimLe...
Ey gönlüme değen gözyaşım!
Zamanın tenhalığında eğrilen gönlünü sakla gerçek asklar için!
Yangın bitmese de gözlerinde damlaların hiç durmadan aksın o yar’in özüne…
Kalp süvarisi değildin sen unutma!
Sevmek sevilmek ömründe tek sermayendi senin ey gönlüm!
Damlalar içinde biriksin boş ver...
Sokaktayım ve yürüyorum..
Yürüdükçe arka adımda bırakıyorum unutmaya yeltendiklerimi.
Yürüyorum ve bir bir terkediyorum yitirmeye niyetlendiklerimi.
Kaçmıyorum Korkmuyorum Kırmaktan da çekinmiyorum.
Önüme bakıyorum ve yürüyorum..
Yere dönük kafamı kaldırıyorum semaya.
Bir nida...
Kaç gönülü kırdık?
Kaç umudu es geçtik?
Kaç dalgayla savaştık?
Kaç kez alabora olduk?
Sessizlik bir haykırışın tokadına mahkûm
Sabırtaş olsa dile gelmeye hazır...
Hangi acı daha leziz? Hangisi zehir?
Yaralı yakarken asıl kendi yanan...
Kanatan yüreğin ta kendisi kanayan...
Vur hadi...
ellerim siyah bir gece
yüzümün çoğrafyasında bin bir deprem
enkazdamı kaldı şefkatının izi?
...
...
Her gece haykırmak geliyor içimden
DÖN DÖN diye
Duymayacağını duysan bile dönmeyeceğini biliyorum
VAZGEÇİYORUM
Sen yoksun duygularım yok biz yokuz artık
Bir ben varım senden UZAK...
Tanyeri ağarırken çiğ taneleri üzerinden şavkını paylaştırdığı zamanlardan sesleniyorum sana. Güneşin karanlıkla aydınlığın üzerine tüllendiğinde "imkansız sevdamı" yolluyorum sana. Durgun suyun dibinden görünen beyaz çakıl taşların üzerine adını yazıp sana geliyorum ve bu sevda mektubunu...
Neden bu kadar hayatımın içindesin ki sanki? Beklenmeyen bir anda geldin ve hayatımın tamda merkezine oturdun kaldın... Oysa ki sen davetsiz bir misafirdin sence de haddini aşmamış mıydın uzun zamandır kimsenin girmediği(giremediği)kalb imin gizli kapısını tıklarken(!) ? Önce o kapıyı...
Gönlüme bir isik dogmasin varsin
Bir zaman avutur bu hatiralar.
Duygular her gece göge uzansin.
Bir zaman avutur bu hatiralar.
Ne yesil ne mavi ne dagda beyaz
Ne bir haber sal ne bir mektup yaz
Saçlara yürüsün kir belki biraz.
Bir zaman avutur bu hatiralar.
Gölgeler...
bir ciglik koparsa
yeri gÖgÜ inletircesine
bakarsin cigligin geldigi yere
aklindan cok sey gecer
bir an oldugun yerde kalirsin
sen caresiz korkular icindeyken
bir sela cinlar kulaklarinda
birden gÖk gÜrler yagmur yagar
simsekler cakar senin gÖzlerin dolar
gÖkyÜzÜ isyan...