1915 yılında Çanakkale Cephesi'nde Osmanlı ordusu, zorlu bir savaşın içindeydi. Müttefik güçlerin denizden geçemeyeceğini anlayan İngiliz ve Fransız kuvvetleri, Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yaparak kara savaşlarını başlatmıştı. Bu cephede, genç bir kurmay albay olan Mustafa Kemal, tarihe geçecek bir liderlik sergileyecekti.
Bir sabah, düşman kuvvetleri Arıburnu'nda ani bir saldırıya geçmişti. Osmanlı askerleri şaşkına dönmüş, cephede ciddi bir karmaşa başlamıştı. Düşman ilerliyordu ve savunma hattı çökme tehlikesi altındaydı. Komutanlar ne yapacaklarını bilemezken, Mustafa Kemal derhal durumu değerlendirdi.
Yanındaki subaylara döndü ve sakin bir şekilde şu sözleri söyledi:
“Düşmanın planı belli. Ama biz burada paniğe kapılmayacağız. Elimizdeki kuvvetleri doğru yerde ve doğru zamanda kullanırsak, bu hattı koruyabiliriz.”
Hemen bir emir yazdırarak 57. Alay’a gönderdi. O meşhur emri şöyleydi:
“Ben size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir.”
''Ruhun Şad Mekanın Cennet Olsun''
Bir sabah, düşman kuvvetleri Arıburnu'nda ani bir saldırıya geçmişti. Osmanlı askerleri şaşkına dönmüş, cephede ciddi bir karmaşa başlamıştı. Düşman ilerliyordu ve savunma hattı çökme tehlikesi altındaydı. Komutanlar ne yapacaklarını bilemezken, Mustafa Kemal derhal durumu değerlendirdi.
Yanındaki subaylara döndü ve sakin bir şekilde şu sözleri söyledi:
“Düşmanın planı belli. Ama biz burada paniğe kapılmayacağız. Elimizdeki kuvvetleri doğru yerde ve doğru zamanda kullanırsak, bu hattı koruyabiliriz.”
Hemen bir emir yazdırarak 57. Alay’a gönderdi. O meşhur emri şöyleydi:
“Ben size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir.”
''Ruhun Şad Mekanın Cennet Olsun''


