Bilinçaltı: Siber Güvenlikte Bizi Biz Yapan Şey
Siber güvenlik en önemli konuları nedir? Ağ güvenliği mi? Zaafiyet mi? Access Control mü? Yazılım dilleri mi? Hepsine hayır dersem ne dersiniz?
Bana sorarsan, bu işin en can alıcı noktası, o karmaşık teknolojilerin arkasındaki insan zihnidir. Daha da özelinde, senin kafanın içindeki bilinçaltının gücüdür. Bu yazıda, Rezonans Kanunu'ndan yola çıkarak, siber güvenliği sıkıcı bir ders olmaktan çıkarıp, hayatının bir parçası haline getirmenin yollarını paylaşacağım. Sonunda, "Neden öğrenemiyorum?" "Nasıl öğreneceğim?" sorularını sormayı bırakıp gerçekten işi öğreneceksin, Tabii, okursan.
Bu DERS0 ilk konumuz bile demiyorum başlama noktamızdır. Bu seriyi sonradan:
KİLLCHAİN, Bilgi toplamadan, zaafiyet analizden, sömürmeye, yetki yükseltmeye, network portlar adım adım ilerlemeyi düşünüyorum beğenirseniz.
Kitabımız: REZONANS KANUNU
Şimdi diyeceksin ki, Dalga mı geçiyorsun, nerede Python kitabı, nerede Linux? Sabret biraz, işin özüne iniyoruz.
Düşünce → Odak → Gerçeklik
Bu kitabın temel mantığı şu: Kafanda neye odaklanırsan, hayatında onu çekersin. Kırmızı araba aldın mı, her yerde kırmızı araba görürsün ya, aynen öyle. Eğer kafanda "Ben bu işi anlamıyorum, çok zor" diye bir düşünce varsa, beynin sana bunun doğru olduğunu ispatlamak için elinden geleni yapar. İşte ilk kural: Kendini bu alanda çevrele, zihnini değiştir.
Instagram mı kullanıyorsun, siber güvenlik alanında ilgili hesaplar takip et.
YouTube'da shorts izlemek yerine, lab kurulumlarını, tool anlatımlarını izle.
TürkHackTeam'de gez. 2010'daki bir konu bile sana yeni bir senaryo, yeni bir bakış açısı katar. Forumu gez sürekli.
MR. ROBOT izle. Bunu özellikle söylüyorum, ergence bir dizi deme, izledim deme. Bugüne kadar yapılmış en gerçekçi "hacker" dizisidir. Kali ekranı görmen, toolları duyman bile seni motive etmeye, heveslendirmeye yeter. Amacımız bu: Görerek, duyarak heveslenmek ve motive olmak.
Mesela ben spora başladığım zaman Türkçe/Ingılızce videolar kısa videolar izliyordum. Hareketlerin doğru formunu, Bu alanın en iyilerinin videoları ile neler yapabileceğini farkına varabiliyorsun. Yarın hemen onu yapayım diye can atıyorsun.
En Büyük Sorun: "Çevreledim Ama Sıkılıyorum!"
Üste sizlere kısa videolar ile odak noktanız nasıl mahvoluyor 2 resimde net okuyup anlayabilirsiniz.
Peki ya odaklanamıyorsan?
Hem, her yeri siber güvenlikle doldur dedin. Hem odak noktam bozulmasın istiyorsun bu nasıl çelişki? Aslında çelişki değil dikkatli tüketim yapacaksın.
İşte asıl mesele burada. Ben de kitap okumaya çok geç başladım. İlk sayfalarda sıkılırdım. Ama biliyordum ki, o sıkıntı duvarını aşarsam, ardındaki keyif almaya başlayacağım. Aynı şey burada da geçerli.
Bahane:"İngilizcem Yok!"
Örnek veriyorum ingilizcen kötü, E o zaman kapatayım kaliyi gideyim olur mu? Öğrenip geleyim dersen olur mu? Yine olmaz sebebi basit. Sürekli aklın burada kalacak istemeyerek öğreneceksin ingilizceyi oda maksimum 1 ay sürecek.
Bu konunu anlamı da bu aslında ingilizce bilen 1 saatte bir konu mu ilerliyor sen sabahlayacaksın, makaleyi çevireceksin, videoyu çevireceksin, tooldan --help alacaksın onuda çevireceksin, onun kullanım videosunuda çevireceksin. Fark ettiniz mi kendimizi aynı zamanda ingilizce ile çevreledik.
Bu konuyu ancak tek bir beceri ile yapabilirsiniz. O DA DİSİPLİN.
Unutma
Bu Bir Siber Güvenlik Kuralı Değil, Hayat Kuralı!
Şunu çok net söylüyorum: Bu anlattıklarım sadece siber güvenlik kuralı değildir dostlar. Bu kural, hayatın kuralıdır. Sporda, işte, arkadaşlıkta, her yerde geçerlidir. Her gün "bir kötülük yapacağım" diye düşünen bir adam, kötülüğe odaklanır. Karşılaştığı her şeyi o gözle yorumlar ve sonunda kötülük yapar. İyiler için de aynı şey geçerli. Odak nereye, enerji oraya.
SIR
Önemli olan okumak. Üstte "UNUTMA" ve Aşağıda "BONUS" ekledim onları. Okuyarak bu alanı okuyun ve anlayın.
Rezonans Kanunu kitabı, evrene bu frekansı ver, senle uyuşursa hayatına çekersin der. Aslında bu kitabın iddiaları ve inanan tonlarca ünlü boşa inanıyor. Çalışıyorlar ama "çekim yasası" diyorlar. Biz çekim yasası yapmadık, biz çevreledik.
Sırrıma gelecek olursak, bu çekim yasasının en büyük kanıtı olarak Einstein'ın şu sözü önümüze çıkarılır: "Her şey enerjidir ve her şey bundan ibarettir. İstediğiniz gerçekliğin frekansına uyun ve o gerçekliği elde etmekten başka çareniz kalmaz." Bu söz Einstein'a ait değildir.
Bu çekim yasası iddiasının bir diğer ismi de Dr. Masaru Emoto'dur. Bir araştırması vardır, bilirsiniz: Su ile iyi/kötü konuşmak. Bunu yayınlayan dergi hakkında yazılar... Deneyi yapan ise Masaru Emoto. Diploması Hindistan'dan. Bu üniversite, şarlatanlara diploma veren bir yerdir.
Neden anlattım? Dünyamızda en popüler İngilizce/Türkçe bir ton ünlü bu kitabı anlattı, övdü, eğitimi verildi ve paralar alındı. Bu kadar parlayan, popüler olan bir şeye bile inanmayarak araştırmanın/okumanın önemini ve ne kazandırdığını anladıysanız, başarılı olmuşuz demektir.
Bonus
Peki, neden hep siber güvenlik diyeceğiz? Çünkü bu işe "Hadi şu alana basitçe bakayım" mantığıyla girersen olmaz. Biz bu işi "nefes alacak kadar isteyeceğiz." Nefes alacak kadar istediğin bir şey için zaten bir yolunu bulursun. Tıpkı nefes almak için nasıl bir çaba sarf etmiyorsan, bu iş de senin için o kadar doğal bir ihtiyaç haline gelecek.
Sonuç: Nefes Alacak Kadar İste
Yani olay şu: Siber güvenlik, sen onu hayatının bir parçası haline getirmediğin sürece sadece bir "bilgi yığını" olarak kalır. Ama sen kendini çevreler, odaklanmayı öğrenir ve bu işi "nefes alacak kadar istersen", bilinçaltın senin için çalışmaya başlar. O zaman öğrenmek bir angarya değil, bir tutkuya dönüşür. Unutma, en güçlü firewall, senin zihninde kurduğundur.
Siber Güvenlik sabahlamış, gözleriniz ağlarken hala ekrana bakarak öğrenebileceğiniz bir alandır!
Son düzenleme:





