Windows 10’un resmi desteği 14 Ekim 2025’te sona ermesine rağmen dünya genelinde yaklaşık 1 milyar kullanıcının hâlâ bu işletim sisteminde kalması, Microsoft açısından ciddi bir “geçiş krizi” olarak görülüyor çünkü Windows 11 artık pazar payında öne geçmiş olsa da (yaklaşık %54 civarı), Windows 10’un %43’e yakın payı hâlâ olağanüstü yüksek bir rakam; bu da Microsoft’un güvenlik, uyumluluk ve ekosistem yenileme planlarının beklenen hızla ilerlemediğini gösteriyor. Bu yavaşlığın temel nedenleri arasında Windows 11’in daha katı donanım koşulları (TPM 2.0, yeni nesil işlemciler), milyonlarca cihazın uyumlu olmasına rağmen kullanıcıların yükseltmeyi ertelemesi, kurumsal yapıların yazılım uyumsuzluğu ve bütçe sebepleriyle eski sistemde kalmayı tercih etmesi, ayrıca Windows 11’in bazı arayüz ve performans değişikliklerinin kullanıcılar tarafından hâlâ yeterince cezbedici bulunmaması yer alıyor. Aynı zamanda, destek süresi biten Windows 10 cihazlarının güvenlik riskleri giderek büyüyor; özellikle altyapı yatırımı yapmamış kurumlarda, sağlık ve eğitim gibi kritik sektörlerde kullanılan makinelerin güncel güvenlik yamalarına erişememesi büyük bir zafiyet yaratıyor, bu da Microsoft’un uzatılmış güvenlik paketi (ESU) gibi geçici çözümler sunmasına rağmen sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Sonuç olarak tablo, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcıların toplu şekilde yükseltme yapmamasının Microsoft’un planladığı modernleşme sürecini geciktirdiğini, Windows 10’un küresel ölçekte hâlâ terk edilemediğini ve firmanın yeni nesil Windows ekosistemini büyütmek için kullanıcıları daha güçlü şekilde ikna etmek zorunda olduğunu gösteriyor.



