Cem Yılmaz seneler önce açıklamıştı bir reklamda... "Eğitim şart"...
Ama daha da önemlisi, maddi durumdur. Zamanında şirketim battı, üç kuruşa muhtaç oldum, kızıma süt alamadım. O çaresizlik anında "gel yasadışı yollardan para kazanacağız" deseler, giderdim. Şimdi? "Hadi len, niye kendimi riske edeyim?" der geçerim.
Ben ilkokulda iken - yaşım büyük olunca, İstanbul'un fethinden bir hafta sonrası filan oluyor - bir Et Balık Kurumu vardı,mezbahalarına filan geziye giderdik. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun geçim kaynağı "hayvancılık" idi, köylü hayvanı besler, Et Balık Kurumu'na satardı. 1980 darbesinden sonra, köylünün elindeki bütün hayvanlar alındı. Paraları verildi bu hayvanların, evet, ama adamların geçim kaynakları olan hayvanlar alınıp, yerine çabucak harcanıp bitecek para verildi. Benden bir nesil sonrasında Et Balık kurumu neredeyse çöktü. Ucuz kaynağı ortadan kalkmıştı. Daha da beteri, orada hayvancılık yapanların da beli büküldü.
O zamana kadar terör, doğru düzgün yandaş bulmakta zorlanırken, '80 darbesinden sonra aniden PKK atılışa geçti. Parası olmayan, kızına süt alamayan adam isyan eder. O adama dürüst para kazanma imkanı ver, PKK'nın piyon kaynağının yüzde ellisini kesersin. Yatırım yapılmalı o bölgelere..
Fabrika kurulmalı, modern tarım ve hayvancılık alanları açılmalı, bunlarda çalışanlar yerel halktan seçilmeli, adam kızının kahvaltıda yumurta, bal, süt yediğini görüp "Allah şükür!" demeli.
Ben her sabah kahvaltıda diyorum bunu, "Allah'ım şükürler olsun" diyorum, ondan hallerini bir nebze de olsa anlıyorum. Şirketim battıktan sonra, AkınSoft diye bir firmada iş buldum. Bir hafta geç cevap verselerdi, ki bilişim firmaları hep geç cevap verirler, turist dolandıran bir çetenin arasına karışacaktım.
Kızının karnı aç adama "dürüst olsana lan!" demek kolaydır. Kenardan PKK "hewal bok devlet seni adomdan saymiyor, bize gel pora verelim" deyinca adamın pek şansı kalmaz.