Bilişim Sistemine Girme
MADDE 243. (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.
Maddenin bu fıkrası ile birlikte hukukumuz bilişim sisteminin her alanına yetkisiz olarak her ne suretle olursa olsun girmeyi ve girdikten sonra orada kalmayı suç olarak saymakla birlikte, bilişim sisteminde her hangi bir zarar verilmese bile yahut bilişim sistemi üzerindeki veriler silinip, değiştirilmese veya yetkisiz olarak girişi yapılan bilişim sisteminin çalışması engellenip, bozulmasa bile suç saymıştır.
Böylelikle hukukumuz Avrupa Siber Suç Sözleşmesinin ikinci maddesinde belirtilmiş olan hukuka aykırı erişimi hususunu bünyesine katmış, eski TCK da ki bir eksikliği gidermiş olmuştur. Eski TCK da bilişim sistemine salt olarak giriş ve orada kalınması suç olarak tamamen sayılmamakla birlikte verilerin ele geçirilmesi yok edilmesi veya değiştirilmesi durumunda suç gerçekleşmiş olmaktaydı. Bu fıkra ile birlikte hukukumuz isabetle sadece bilişim sistemlerinin güvenliğinin ihlalini bile suç saymakla diğer ülkelerdeki gibi bir olgu içerisine girmiş ve büyük bir isabette bulunmuştur.
MADDE 243. (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
Burada suç açısından hafifletici bir neden bulunmaktadır. Ancak fıkrada belirtilen bedeli karşılığı yararlanılan sistemlerden kastın ne olduğu tam olarak açıklanamamıştır. Umarız ki bu konuda oluşabilecek Yargıtay içtihatları veya hukukçularımızın yorumları bizlere ileri aşamada konunun anlaşılması bakımından yardımcı olabilecektir.
MADDE 243. (3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Yukarıdaki 3. fıkra ile bilişim sistemine girme eyleminin ağırlaştırıcı sebebi belirtilmiştir. Burada bilişim sistemine yetkisiz olarak giriş yapan şahsın kastı; zarar vermek, verilerin yok edilmesi yahut değiştirilmesi olmadığı halde kastı aşan hareketi sonucu bir zarar meydana gelmiş ise suçun ağırlaştırıcı sebebi ortaya çıkmaktadır. Eski TCK ya bakıldığında gerek sadece sisteme girme eyleminin suç sayılmaması gerekse sisteme girdikten sonra kastı aşan bir zararın meydana gelmesinin ağırlaştırıcı sebep sayılması hukukumuz bakımında büyük bir eksikliğin giderilmesine katkı sağlamıştır.