TÜRK'ün bilinen tarih boyunca yeryüzünde ve hatta gökyüzünde kutlu yürüyüşünü anlatıyor. Türk'ün sırrını bilmeyenler, işi milliyetçilik boyutunda ele alıp, ayaklar altına almaya çalıştılar. Oysa Oktan Keleş: "Türklük bir bilinçtir. Türk ırkından gelmek Türk olmaya yetmez! Bu bilinci elde eden, bu bilince ulaşan Türk'tür. Ne mutlu o bilinci elde edene." demiş ve Türk'ün misyonu ile ile ilgili bir doktrin kitabı olan Deruni Devlet-Kutsal Halı kitabını yazmıştı.
Şeytan ile Türk'ün mücadelesini bilmeyenler elbette aldatılacaktı. Ümmeti de toplayacak olan yine Türk'tür.
İnsanlar gelir geçer, ama Türk Devleti var olacaktır Allah'ın izniyle......
...
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Pakistan Senatosu ve Milli Meclisi milletvekillerinden oluşan heyet ile İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) heyetini ayrı ayrı kabul eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe'de konuştu.
"Bu devlet bir çadır devleti değildir. Türkiye, 2200 yıllık bir devlet geleneğine, düzenli ordu tecrübesine sahip bir ülkedir. Cumhurbaşkanlığı forsumuzun etrafındaki yıldızlar, oraya estetik anlamda şık dursun diye konmamıştır. Her birinin anlamı vardır, anlamayanlara ve anlamak istemeyenler bu yıldızların ifade ettiği manayı tekrar tekrar hatırlatmaktan, söz yetmiyorsa bilfiil bunu göstermekten çekinmedik, çekinmeyiz."
Oktan Keleş 16 Yıldız'ı Türk Devleti'nin Doktrin Kitabı olan Deruni Devlet-Kutsal Halı Kitabı'nda şöyle açıklamıştı:
16lar
Neden 16lar? Neden 16 kişi? Tarihte bilinen, kudretli 16 Türk İmparatorluğu bu sayıyı temsil eder. Her ne kadar Türkler, tarih sahnesinde 100ün üzerinde irili ufaklı devlet kurmuşsa da, burada en büyük 16 imparatorluk sembolize edilir. Her bir devleti, bir kişi temsil eder. Cumhurbaşkanlığı forsunu hatırlayınız.
Cumhurbaşkanlığı forsunun bilinmeyen felsefesi:
Güneş ve 16 Yıldız. Yıldızlar Güneşten ışığını alır. 16 Yıldız, 16 Türk devletini temsil eder. Bu temsil semboliktir.
Şimdi bu yapıyı inceleyelim: Her yıldızı bir kişi temsil eder. Ana beyin bu on altı kişiden oluşur. Bunların tek gayesi; büyük Türk hâkimiyeti ve Türk Devlet bekâsıdır. Kâinat durdukça Türk devletinin var olması yeminli sebepleridir. Amaç Türk devlet bekâsı ve Türkün adil hâkimiyetidir.
16 kişinin 16sı da aynı hiyerarşik yapıda değildir. Bu yapının ve bu kişilerin, basit bir istişare heyeti gibi olduğu zannedilmemelidir. Kendi aralarında, zâhirde bağımlılık söz konusudur. Bâtında ise bağımsızlık vardır. Bu dikkat çekici ibarenin üzerinde düşünülmelidir. Zâhirî bağımlılıktan, yapının birbirine olan kayıtsız bağlılığı anlaşılırken, bâtınî anlamda bağımsızlıklarını sadece bu amaç için kullandıkları anlaşılır.
16 kişi deşifre olup 15i ölse, bir kişi kalsa, o bir kişi, diğer 15 kişinin tüm bilgilerini taşıyabilecek bilgiye sahiptir. Yapı tekrar tesis edilir. Bu yapının devamlılığı esastır.Ya o bir kişide bulunup öldürülürse ya da 16 kişi de deşifre olursa ne olur, diye sorulabilir. Bu mümkün değildir, nedeni ise, o kalan bir kişinin Ricalden olmasıdır. Bu şu anlama gelmez; diğer kalan 15 kişi ricaldendir veya onlardan olmadığından ölmüştür. Çünkü Allahın muradı devrededir. HER MİLLETİN BİR KADERİ VARDIR ayetini hatırlayınız. Milletin kaderi bitmeden muradullah dairesi dışına çıkamaz. Bu, yüce Yaradanın teminatıdır. O kalan bir kişi tohumdur. Yapı, bu tohumla yeşerir ve meyve verir, tekrar tohum olur. Akla bazı soruların takılmaması için bunları izah etmeye çalışıyoruz.
Yoksa, bu 16 kişilik yapıya ulaşmak mümkün değildir. 16 kişinin birbirleri ile bağlantısını kabaca anlattıktan sonra, bunların işlevini de yüzeysel olarak anlatalım:
Kimdir bunlar, ne iş yaparlar, vasıfları nelerdir? Mühendis midirler, elektronik beyin midirler, dâhi midirler, büyük ilim sahipleri midirler? Bu sorulara verilecek tek cevap vardır: Her meslek ve bilim grubundan olabilirler. Büyük bir ilim sahibi oldukları kesindir. Daha öncede söylediğimiz gibi çekirdekten yetiştirilirler. Dünya sistemini, dünya tarihini çok iyi bilirler. Zaten böyle olmasa, bu satrancı oynayamazlar. Bunlar saraylarda mı otururlar, yoksa korumalı, kimsenin göremeyeceği ulaşamayacağı yerlerde mi? Cevap: İkisine de hayır. Belki gözümüzün önündedirler, belki de apartmandaki komşularımızdan biri. Belki her gün gördüğümüz bir simadır. Ancak bunları söylerken bir uyarıda bulunalım ve bu işe paranoyakça yaklaşmayalım. Bu, işin yalnızca kamuflesidir. Bu, öyle kurulmuş bir sistemdir ki, mükemmeldir ve asla hata kaldırmaz.
Bu kadar basit bir anlatımla onları izah edemeyiz. Biz, sizlere flu bir camın arkasından görünenleri anlatıyoruz.Yüzyıllardan beri gelen bu yapı için şöyle söylenebilir:15 Türk devleti varken de 16 kişiydiler. 16 kişinin her birine bağlı her kesimden en az 50 kişi mevcuttur. Tüm bunları anlaman için işin ruhunu bilmen gerek. Çünkü düşman, hakikatin ruhuna saldırır. Surette yapılan hücumların asıl amacı budur. Bir an devleti bir insan gibi gör: Kolları, bacakları ve diğer azaları tam olan bir insan gibi Bunlardan biri kesilse insan ölmez ama beyine, ruha yapılan saldırılar, işi bitirir. Bir insanın beyin ölümü gerçekleşmedikçe, ölü sayılmaz. Kollar, bacaklar suretin yani zâhirî devletin kurumlarıdır. Bunlar yerine gelir ama beyine bir şey olursa dedi ve sustu Bektaş Baba. Dayanamayarak sordum: Bu işin ruhu nedir, öğrenmek isterim Bektaş Baba? Bektaş Baba yüzüme bakarak devam etti.
Oktan Keleş
Deruni Devlet Kutsal Halı Kitabından (Sh.137-138)
Alıntıdır.
16 Yıldız / ON ALTI YILDIZ bu siteden
