Almanyada iktidara geldikten sonra saf bir Alman ırkı yaratmak için kolları sıvayan NAZİ hükümetinin, Ari Irk projesinde ışın tedavisinin kullanıldığı belirlendi. Yahudilerin imhasının baş planlayıcısı olan Dr. Heinrich Himmlerin İkinci Dünya Savaşı sırasında başlattığı Lebensborn Projesi kapsamında, işgal edilen Polonyadan on binlerce sarı saçlı mavi gözlü çocuk ari ırk projesi için ailelerinden kopartılarak Almanyaya getirildi. Hemşirelere emanet edilen bu çocuklar daha sonra SS subaylarına evlat olarak veriliyordu.
Ancak ari ırk diye getirilen bazı çocukların yaşları ilerledikçe saçları kahverengiye dönüyordu. Projeye göre bu çocukların imha edilmesi gerekiyordu. Ancak hemşireler, projenin dışına çıkmadan bu çocukları öldürmemenin bir yolunu buldu.
Saçları kahverengiye dönen çocuklar, gözleri bağlı veya gözlük takılarak saatlerce UV ışınlarına maruz bırakıldı. Bu yöntemle kahverengiye dönen saçları yine sarı bir hal aldı. O döneme ait yeni ortaya çıkan bu fotoğraflarda çocuklara uygulanan güneş ışını terapisi net bir şekilde gözüküyor.
Lebensborn Projesinde tam bir Alman disiplininde yetiştirilerek asimile edilen çocuklar başarılı oldukları taktirde NAZİ subayları tarafından evlatlık ediniliyordu. Başarısızlık ise ötenazi ile ölüm demekti. Ancak cellatları olacak hemşireler, bu çocukları yaşatmak için gizlice ışın tedavisi yönetimini uyguladılar.
Ancak ari ırk diye getirilen bazı çocukların yaşları ilerledikçe saçları kahverengiye dönüyordu. Projeye göre bu çocukların imha edilmesi gerekiyordu. Ancak hemşireler, projenin dışına çıkmadan bu çocukları öldürmemenin bir yolunu buldu.
Saçları kahverengiye dönen çocuklar, gözleri bağlı veya gözlük takılarak saatlerce UV ışınlarına maruz bırakıldı. Bu yöntemle kahverengiye dönen saçları yine sarı bir hal aldı. O döneme ait yeni ortaya çıkan bu fotoğraflarda çocuklara uygulanan güneş ışını terapisi net bir şekilde gözüküyor.
Lebensborn Projesinde tam bir Alman disiplininde yetiştirilerek asimile edilen çocuklar başarılı oldukları taktirde NAZİ subayları tarafından evlatlık ediniliyordu. Başarısızlık ise ötenazi ile ölüm demekti. Ancak cellatları olacak hemşireler, bu çocukları yaşatmak için gizlice ışın tedavisi yönetimini uyguladılar.
