- Konuyu başlatan
- #21
T HARFİ...
TAARRUZ
« Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha fenadır. »
(1922)
« Kesin sonuç her zaman taarruzla alınır. »
(1924)
TABİAT
« …Türk yalnız tabiatı kutsal bilir. »
30.11.1929, Vossische Zeitung Muhabirine Demeç
« …Tabiata egemen olmasını bilmeyen yaratıklar, varlıklarını koruyamamışlardır. Tabiat onları, kendi unsurları içinde ezmekten, boğmaktan, yok etmekten ve ettirmekten çekinmemiştir.
Türk, bu büyük hakikati, üzelden tanımak kapasitesini göstererek kapsal bir dölenle, toprağı ve onun türlü ürünlerini insanlığa verimli kılmış; okan denizlerde göğüslenmedik dalgalar bırakmayarak, insanlığa refah ve kültür yolları açmıştır… »
03.05.1935, Havacılık hakkında Konuşma.
TALİH
« …Talihin aslı, tatbiki mümkün olan meselelerde düşündükten ve dikkatle inceledikten sonra işe başlamaktır… »
30.11.1929, Vossische Zeitung Muhabirine Demeç.
TAPU DAİRESİ
« Bu önemli iştir. Kanun böyle emrediyorsa, yaptığı işin güven duygusuna muhtaç bir vatandaş gibi ben de tapu dairesine gidebilirim. »
11 Mayıs 1938.
TARIM
« Millî ekonominin temeli tarımdır. »
(1937)
TARİH
« Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, özellikle ahlâkla gelişmemiş kavimler, en büyük kutsal kavramlar karşısında bile hasis duygulara tâbi olmaktan nefislerini men edemiyor. Tarihin sinesine geçen büyük hâdiselerde bu hadiseler içinde uygulayıcı ve etkili olanların hâl hareket ve muameleleri onların ahlâk seviyelerini ne açık gösterir. »
(1915)
« Tarih: Bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiç bir zaman inkâr edemez. »
(1919)
« Tarih yapan akıl, mantık, muhakeme değil, belki bunlardan çok hissiyattır. »
15.03.1923, Adana’da Halkla Konuşma.
« Efendiler, tarih, milletlerin yükselme ve gerileme sebeplerini ararken birçok siyasi, askerî, sosyal sebepler bulmakta ve saymaktadır… »17.11.1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.
« Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır. »
(1931)
« Bir eser meydana getirerek, ertesi gün pişman olmaktansa, hiçbir eser meydana getirememek güçsüzlüğünü itiraf etmek daha iyidir. »
(1931)
« Tarih; hayal mahsulü olamaz. Tarih yazarken gerçek olayları bulmaya çalışmalıyız. Eğer bunları bulamazsak meçhuliyeti ve bu noktadan cehlimizi itiraf etmekten çekinmeyelim. »
10 Kasım 1935, Ulus.
TARİKATLAR
« Mevcut tarikatların gayesi kendilerine tâbi olan kimseleri dünyevi ve manevi olan hayatta saadete eriştirmekten başka ne olabilir? Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için kâfidir. »30. 08. 1925, Kastamonu’da İkinci bir Konuşma.
TAYYARECİ (PİLOT)
« Tayyareciler, şunu unutmayınız ki, yarının en büyük tehlikeleri semalardan gelecektir. Bu sebeple sizler anî gelebilecek tehlikelere karşı koymak için daîma hazır bulunmaya ve o şekilde yetişmeye gayret edeceksiniz. »(1933)
TEKKELER
« Tekkeler mutlaka kapatılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti her şubede doğru yolu gösterecek kudrete sahiptir. Hiçbirimiz tekkelerin uyarılarına muhtaç değiliz. Biz, medeniyetten, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. Başka bir şey tanımayız. Tekkelerin gayesi halkı deli (meczup) ve aptal yapmaktır. Halbuki halk deli (meczup) ve aptal olmamaya karar vermiştir. Bunlar basit bir iş gibi görünür, fakat önemi vardır. »
31.08.1925, Çankırı, Anadolu Ajansı.
TELEFON
« Telefon şebekesi memleket içinde, bir program dahilinde genişlemektedir. Bu faaliyeti takdir ve teşvik etmek isterim… »
01.11.1936, TBMM, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
TELGRAF
« Telgrafçılık biliminin öğretilmesi maksadıyla gerekli eğitim araçlarından faydalanılarak yüksek telgraf okulu kurulacak ve uygun vilayetlerde baş müdüriyetler makamlarında dershaneler açılacaktır… »
01.03.1923, TBMM, 4. Toplanma Yılını Açarken.
TERBİYE (Eğitim)
« Terbiyedir (eğitim) ki bir milleti ya hür, müstakil, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır; ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder... Efendiler; terbiye (eğitim) kelimesi yalnız olarak kullanıldığı zaman herkes kendince istediği bir anlama çeker. Ayrıntılara girişilirse terbiyenin (eğitimin) hedefleri, maksatları çeşitlenir. Meselâ dinî terbiye (eğitim), millî terbiye (eğitim), uluslararası terbiye (eğitim)…. Bütün bu terbiyelerin (eğitimlerin) hedef ve gayeleri başka başkadır. »
22.09.1924, Samsun Öğretmenleriyle Konuşma.
TESETTÜR
« …Din icabı olan tesettür, kısaca ifade etmek lâzım gelirse, denebilir ki kadınları sıkıntıya sokmayacak ve adaba aykırı olmayacak basit şekilde olmalıdır. Tesettür, kadını hayatından, mevcudiyetinden soyutlayacak bir şekilde olmamalıdır… »31.01.1923, İzmir, Halk İle Konuşma.
« …Dinimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayata hem fazilete uygundur. Kadınlarımız şeriatın tavsiyesi, dinin emri mucibinde tesettür etselerdi ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı. Tesettür-ü şer’î, kadınlar için mucibi müşkilât olmayacak, kadınların hayatı içtimaiye de, hayatı iktisadiyede, hayatı maişette ve hayatı ilimde erkeklerle teşriki faaliyet etmesine mâni bulunmayacak bir şekli basittedir. Bu şekli basit heyeti içtimaiyemizin ahlâk ve adabına mugayir değildir. »
21.03.1923, Konya Kadınları İle Konuşma.
TEŞKİLAT-I ESASİYE KANUNU
« …Teşkilatı Esasiye Kanunu da Osmanlı İmparatorluğu’nun, Osmanlı devletinin öldüğünü idrak ve ifade ve onun yerine yeni Türkiye Devleti’nin geçtiğini ilân eyleyen bir kanundur ve bu devletin hayatının da kayıtsız şartsız hâkimiyetin milletin üzerinde olmasıyla mümkün olacağını ifade eden bir kanundur… »17.02.1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.
TAARRUZ
« Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha fenadır. »
(1922)
« Kesin sonuç her zaman taarruzla alınır. »
(1924)
TABİAT
« …Türk yalnız tabiatı kutsal bilir. »
30.11.1929, Vossische Zeitung Muhabirine Demeç
« …Tabiata egemen olmasını bilmeyen yaratıklar, varlıklarını koruyamamışlardır. Tabiat onları, kendi unsurları içinde ezmekten, boğmaktan, yok etmekten ve ettirmekten çekinmemiştir.
Türk, bu büyük hakikati, üzelden tanımak kapasitesini göstererek kapsal bir dölenle, toprağı ve onun türlü ürünlerini insanlığa verimli kılmış; okan denizlerde göğüslenmedik dalgalar bırakmayarak, insanlığa refah ve kültür yolları açmıştır… »
03.05.1935, Havacılık hakkında Konuşma.
TALİH
« …Talihin aslı, tatbiki mümkün olan meselelerde düşündükten ve dikkatle inceledikten sonra işe başlamaktır… »
30.11.1929, Vossische Zeitung Muhabirine Demeç.
TAPU DAİRESİ
« Bu önemli iştir. Kanun böyle emrediyorsa, yaptığı işin güven duygusuna muhtaç bir vatandaş gibi ben de tapu dairesine gidebilirim. »
11 Mayıs 1938.
TARIM
« Millî ekonominin temeli tarımdır. »
(1937)
TARİH
« Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, özellikle ahlâkla gelişmemiş kavimler, en büyük kutsal kavramlar karşısında bile hasis duygulara tâbi olmaktan nefislerini men edemiyor. Tarihin sinesine geçen büyük hâdiselerde bu hadiseler içinde uygulayıcı ve etkili olanların hâl hareket ve muameleleri onların ahlâk seviyelerini ne açık gösterir. »
(1915)
« Tarih: Bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiç bir zaman inkâr edemez. »
(1919)
« Tarih yapan akıl, mantık, muhakeme değil, belki bunlardan çok hissiyattır. »
15.03.1923, Adana’da Halkla Konuşma.
« Efendiler, tarih, milletlerin yükselme ve gerileme sebeplerini ararken birçok siyasi, askerî, sosyal sebepler bulmakta ve saymaktadır… »17.11.1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.
« Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır. »
(1931)
« Bir eser meydana getirerek, ertesi gün pişman olmaktansa, hiçbir eser meydana getirememek güçsüzlüğünü itiraf etmek daha iyidir. »
(1931)
« Tarih; hayal mahsulü olamaz. Tarih yazarken gerçek olayları bulmaya çalışmalıyız. Eğer bunları bulamazsak meçhuliyeti ve bu noktadan cehlimizi itiraf etmekten çekinmeyelim. »
10 Kasım 1935, Ulus.
TARİKATLAR
« Mevcut tarikatların gayesi kendilerine tâbi olan kimseleri dünyevi ve manevi olan hayatta saadete eriştirmekten başka ne olabilir? Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için kâfidir. »30. 08. 1925, Kastamonu’da İkinci bir Konuşma.
TAYYARECİ (PİLOT)
« Tayyareciler, şunu unutmayınız ki, yarının en büyük tehlikeleri semalardan gelecektir. Bu sebeple sizler anî gelebilecek tehlikelere karşı koymak için daîma hazır bulunmaya ve o şekilde yetişmeye gayret edeceksiniz. »(1933)
TEKKELER
« Tekkeler mutlaka kapatılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti her şubede doğru yolu gösterecek kudrete sahiptir. Hiçbirimiz tekkelerin uyarılarına muhtaç değiliz. Biz, medeniyetten, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. Başka bir şey tanımayız. Tekkelerin gayesi halkı deli (meczup) ve aptal yapmaktır. Halbuki halk deli (meczup) ve aptal olmamaya karar vermiştir. Bunlar basit bir iş gibi görünür, fakat önemi vardır. »
31.08.1925, Çankırı, Anadolu Ajansı.
TELEFON
« Telefon şebekesi memleket içinde, bir program dahilinde genişlemektedir. Bu faaliyeti takdir ve teşvik etmek isterim… »
01.11.1936, TBMM, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
TELGRAF
« Telgrafçılık biliminin öğretilmesi maksadıyla gerekli eğitim araçlarından faydalanılarak yüksek telgraf okulu kurulacak ve uygun vilayetlerde baş müdüriyetler makamlarında dershaneler açılacaktır… »
01.03.1923, TBMM, 4. Toplanma Yılını Açarken.
TERBİYE (Eğitim)
« Terbiyedir (eğitim) ki bir milleti ya hür, müstakil, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır; ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder... Efendiler; terbiye (eğitim) kelimesi yalnız olarak kullanıldığı zaman herkes kendince istediği bir anlama çeker. Ayrıntılara girişilirse terbiyenin (eğitimin) hedefleri, maksatları çeşitlenir. Meselâ dinî terbiye (eğitim), millî terbiye (eğitim), uluslararası terbiye (eğitim)…. Bütün bu terbiyelerin (eğitimlerin) hedef ve gayeleri başka başkadır. »
22.09.1924, Samsun Öğretmenleriyle Konuşma.
TESETTÜR
« …Din icabı olan tesettür, kısaca ifade etmek lâzım gelirse, denebilir ki kadınları sıkıntıya sokmayacak ve adaba aykırı olmayacak basit şekilde olmalıdır. Tesettür, kadını hayatından, mevcudiyetinden soyutlayacak bir şekilde olmamalıdır… »31.01.1923, İzmir, Halk İle Konuşma.
« …Dinimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayata hem fazilete uygundur. Kadınlarımız şeriatın tavsiyesi, dinin emri mucibinde tesettür etselerdi ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı. Tesettür-ü şer’î, kadınlar için mucibi müşkilât olmayacak, kadınların hayatı içtimaiye de, hayatı iktisadiyede, hayatı maişette ve hayatı ilimde erkeklerle teşriki faaliyet etmesine mâni bulunmayacak bir şekli basittedir. Bu şekli basit heyeti içtimaiyemizin ahlâk ve adabına mugayir değildir. »
21.03.1923, Konya Kadınları İle Konuşma.
TEŞKİLAT-I ESASİYE KANUNU
« …Teşkilatı Esasiye Kanunu da Osmanlı İmparatorluğu’nun, Osmanlı devletinin öldüğünü idrak ve ifade ve onun yerine yeni Türkiye Devleti’nin geçtiğini ilân eyleyen bir kanundur ve bu devletin hayatının da kayıtsız şartsız hâkimiyetin milletin üzerinde olmasıyla mümkün olacağını ifade eden bir kanundur… »17.02.1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.
