Hack ve Hacker kavramları forumumuzda ve genelde çokça kullanılan kavramlar. Hani bazı hit peşinde koşan sitelerde "Çok bilinen yanlışlar" şeklinde başlıklar görürsünüz ya, bu konu da o yanlışlar altına giriyor. Burada şimdi bir anket yapacak olsak birçok farklı görüş oluşacaktık. Bunlardan birkaçını alt alta sizin için sıralayayım mesela ben.
>> Web sayfasına index basan adam hacker'dır hacı.
>> Hazır tool kullanan adamdan hacker olmaz bilader. Kendisi yazacak tool'unu. Hazırıyla babam'da hacker olur.
>> Geçen bizim arkadaşın face'ini gözümüzün önünde patlattı. Adam tam bir hacker bro. Kevin Mitnick yanında pire kalır.
>> Benim oda arkadaşım var bizim alt komşudan beleş internet çekiyo çocuk. Adaptör neyin bir şey takıyor bir iki şey yapıyor tak internet bizde. Adam hacker hacker!
>>Ya abi adam adımla Google'da arama yaparak TC kimliğimi ve ev adresimi bulmuş. Hacker mı ne ondan galiba.
Bu örnekler böyle uzar gider. Eminim şuan bu konuyu okuyan kişiler içinde de bu görüşlerden birisine sahip olan kişiler vardır. Şimdi ben bu görüşlere yanlış diyemem. Herkesin görüşü kendisine aittir. Hatta çoğunluk olarak da şahsıma göre doğrudurlar fakat birisi hariç. Hazır tool kullanan adamdan hacker olmaz bilader. Bu kısma şahsen ben katılmıyorum nedenini ise konunun çok uzak olmayan bir bölümünde değineceğim. Bu görüşün bir kısmına ise kesinlikle katılıyıyorum. Evet, babanız da hacker olabilir. Neden mi? Bunun cevabı da bir önceki sebeple konunun ilerleyen kısmınızda karşınıza çıkacak.
Şimdi gelelim benim Hack ve Hacker hakkındaki şahsi düşünceme. Şahsen ben Hack olayını bir kültür olarak görüyorum. Hackerlık kısmını ise bu kültürü benimseyen insanlar olarak yorumluyorum. Tabi bu konuda katıldığım bundan çok da uzak olmayan bir görüş var. Bu görüşün sahibi Richard Stallmandır. Şimdi Richard Matthew Stallman kimdir, necidir? derseniz çok kısa bir şekilde kendisine değinelim. Stallman Özgür yazılım aktivisti, GNU Projesinin(GNU is Not Unix) ortaya çıkmasını sağlayan kişi, yazılım geliştiricisidir. İsteyenler Özgür Yazılım Felsefesini araştırabilirler. Stallmandan hakkını yiyerek çok kısa bir şekilde bahsettiğimize göre Hack ve Hacker üzerine olan görüşünü sizlerle paylaşayım.
HACK ÜZERİNE(On Hacking)
2000 yılı Ocak ayında, Koreyi ziyaretim esnasında hacker kelimesinin gerçek anlamını açık ve tam olarak tasvir eden komik bir şaka geldi aklıma. Bir kaç GNU fanı ile beraber öğle yemeğinde tteokpaekki yemek için bir yere oturduğumuzda garson önüme 6 adet yemek çubuğu koydu. Belki bunlar 3 kişi içindi ama aklıma, 6 çubuğu da kullanmam gerektiğini düşünmenin daha eğlenceli olabileceği geldi. Bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum ama bunu yapmak için bir çözüm bulabilirsem bunun bir hack olacağı aklıma geldi. Düşünmeye başladım ve bir kaç saniye sonra aklıma bir şey geldi.
İlk önce sol elimin yardımı ile üç tane yemek çubuğunu sağ elime yerleştirdim. Çubukları tek tek kolayca kullanabilmem için onları nereye yerleştireceğimi düşünmem gerekmiş olsa da bunu yapmak o kadar da zor olmadı. Sonra diğer üç çubuğu sağ elimin yardımı ile sol elime yerleştirdim. diğer elimdeki üç çubuğu düşürmeden bunu yapmak zor oldu. Birkaç denemeden sonra bunu da becerdim.
Sonra altı tane yemek çubuğunu nasıl kullanacağımı bulmam gerekti. Bu daha da zordu. Sol elimdekileri kullanmayı beceremesem de sağ elimdekileri kullanmayı başardım. Bir kaç dakikalık deneme ve ayarlamadan sonra bir parça yemeği çubuklarla üç değişik yönden yakalayarak ağzıma atmayı başardım.
Pratik kullanım için pek de kolay bir yol değildi, iki yemek çubuğu kullanmak tamamen mükemmel çözümdü. Ama yemekte bana eşlik edenlerin de takdir ettiği gibi, üç çubukla yemek yemek, zor ve hiç düşünülmemiş bir şey olduğundan bir hack değerine sahipti. Faydalı olup olmamasına bakmadan şaka amaçlı olarak zor bir şeyler yapmak hack yapmak idi.
Korede geçen olayları anlattığım bir arkadaşım, bir eline 4 yemek çubuğu yerleştirip onu iki çift halinde kullanarak iki parça yemeği ağzına atmayı başardı. Arkadaşım, benim yaptığım hacke tüy dikmişti. Yaptığı eyleme hack denebilir miydi? Bence denebilirdi. Öyleyse o bir hacker mıydı? Hack yapmayı ne kadar sevdiğine bağlıydı bu.
Hack toplulukları 1960 ve 1970li yıllarda MIT ve diğer üniversitelerde ortaya çıktı. Hack Etme, yazılım yazmaktan pratik şakalara, hatta MIT kampüsünün çatı ve tünel sistemlerini keşfetmeye uzanan çok geniş eylemleri içerirdi. Yapılan MIT ve bilgisayar ile alakası olmayan diğer eylemler hackerların hack etmekden anladığına göre değişiyordu: Örneğin 1950lerin notası olmayan tartışmalı John Cage parçası 433 bir beste olmaktan çok bir hackidi bence.1300lü yıllarda Guillame de Machaut tarafından yazılan üç parçalı palindromik(tersinden okununca da aynı olan) eser Ma Fin Est Mon Commencement, güzel olduğu gibi iyi bir hack idi. Afacan çocuklar, hacke değer verdi.
Hack gibi çok çeşitli bir kavram hakkında bir tanım yapmak zor olsa da bence bu eylemlerin ortak noktası şakacılık, zekilik ve keşiftir. Öyleyse hack etmek demek mümkün olanın sınırlarını şakacı bir zeka ile keşfetmektir. Şakacı zekayı sergileyen eylemlerin hack değeri vardır.
Hackerların aptal yöneticilerin dayatmak istediği kurallara pek az saygısı vardır, bu yüzden bunların etrafından dolaşmak için yollar ararlar. Örneğin MITde bilgisayarlarda güvenlik kuralları uygulanmaya başlandığında(ki bu kullanıcıların yapabilecekleri şeylerin kısıtlanması anlamına geliyordu) kimi bilgisayarları özgürce kullanmak isteyen, kimi de şakacı zekaya önem veren bazı hackerlar güvenlik kurallarını atlatacak zekice yollar keşfetti(hack etme eylemi ille de faydalı bir iş için olmak zorunda değildir.) Bazı hackerlar bunu yaparken diğerleri MITin Büyük Kubbesine komik nesneler yerleştirerek, 6 aşamada gerçekleştirilen hesaplamaları 5 aşamada yapabilecek yollar bularak, sayıları Roma rakamları ile yazmayı sağlayacak programlar yazarak veya İngilizce soruları anlayabilen programlar yaparak bunu gerçekleştirdi.
Bunun yanında başka bir grup hacker, bilgisayar güvenliği sorununa başka bir çözüm buldu: Güvenlik bileşenlerini içermeyen Uyumsuz Zaman Paylaşımı Sistemini tasarladılar. Hackerların cennetinde, Yapay Zeka Labaratuvarının şaşaalı günlerinde güvenliği ihlal etmek diye bir şey yoktu, çünkü ihlal edilecek güvenlik yoktu. İşte o atmosfer içinde daha önceden yatkın olduğum hackerlığın ne olduğunu öğrendim. Üstesinden gelmemiz gereken yapay güvenlik engelleri yaratmadan şakacı zekamızı sergileyebileceğimiz pek zengin bir alan mevcuttu.
Ben hackerım dediğim zaman insanlar kendimi güvenlik ihlalcisi gibi takdim ederek kötü bir itirafta bulunduğumu düşünür sıklıkla. Bu kavram kargaşası nasıl oluştu acaba?
1980li yıllarda hackerların farkına varan haber medyası, gerçek hackerlığın sadece dar bir kolu olan olan ve nadiren yapılan güvenlik ihlali konusuna kafayı taktı. Hack etme eyleminin diğer tüm yönlerini gözardı ederek bu kavramı güvenliği ihlal etme anlamında kullanmaya başladılar. Bunu düzeltme konusunda yaptığımız tüm girişimlere rağmen medya bu tanımı yaymaya devam etti. Bunun sonucu olarak da çoğu insan biz hackerların gerçekte ne yaptığı ve ne düşündüğü konusunda yanlış bir fikre sahip oldu.
Yanlış anlaşılmayı düzeltmek için hack etme ile güvenlik ihlali arasına bir ayrım koyarak-güvenlik ihlali için crack etme (kırma-Ç.N.) terimini kullanarak bize yardımcı olabilirsiniz. Bunu yapan kişiler crackerlardır. Bazıları aynı zamanda hacker olabilir, tıpkı satranç oyuncusu veya golfçü olabilecekleri gibi. Ama çoğunluğunun hackerlık ile alakası yoktur.
Evet Stallmanın Hack üzerine görüşleri bu şekilde. Stallmanın bu yazısını okuduktan sonra neden belirttiğim görüşe karşı çıktığımı ve neden Babanızın da hacker olabileceği görüşüne katıldığımı anladığınızı düşünüyorum. Bu çeviriyi konu sonunda vereceğim bir blogdan aldım. Yazının orjinalinin linkini de konu sonuna ekleyeceğim. Şimdi gelelim işin Kültür kısmına. Yazının başında Hacki bir kültür olarak gördüğümü ve Hackerları da bu kültürü benimseyen insanlar olarak yorumladığımı söylemiştim. Peki nedir bu kültür? Bu konuda da bilgi sahibi olabilmeniz için şu kitabı okumanızı öneririm:
Yazımı Türkiyede Özgür Yazılımın, felsefesinin ve internetin gelişmesinde büyük katkısı olan büyüğümüz, İnternetin Babası, Sayın Doç. Dr. Mustafa Akgül hocamıza Allahtan rahmet dileyerek ve saygılarımı sunarak bitirmek istiyorum. Okuduğunuz için teşekkürler.
Çeviri'nin kaynağı:
Stallman'ın yazısının orijinal hali:
>> Web sayfasına index basan adam hacker'dır hacı.
>> Hazır tool kullanan adamdan hacker olmaz bilader. Kendisi yazacak tool'unu. Hazırıyla babam'da hacker olur.
>> Geçen bizim arkadaşın face'ini gözümüzün önünde patlattı. Adam tam bir hacker bro. Kevin Mitnick yanında pire kalır.
>> Benim oda arkadaşım var bizim alt komşudan beleş internet çekiyo çocuk. Adaptör neyin bir şey takıyor bir iki şey yapıyor tak internet bizde. Adam hacker hacker!
>>Ya abi adam adımla Google'da arama yaparak TC kimliğimi ve ev adresimi bulmuş. Hacker mı ne ondan galiba.
Bu örnekler böyle uzar gider. Eminim şuan bu konuyu okuyan kişiler içinde de bu görüşlerden birisine sahip olan kişiler vardır. Şimdi ben bu görüşlere yanlış diyemem. Herkesin görüşü kendisine aittir. Hatta çoğunluk olarak da şahsıma göre doğrudurlar fakat birisi hariç. Hazır tool kullanan adamdan hacker olmaz bilader. Bu kısma şahsen ben katılmıyorum nedenini ise konunun çok uzak olmayan bir bölümünde değineceğim. Bu görüşün bir kısmına ise kesinlikle katılıyıyorum. Evet, babanız da hacker olabilir. Neden mi? Bunun cevabı da bir önceki sebeple konunun ilerleyen kısmınızda karşınıza çıkacak.
Şimdi gelelim benim Hack ve Hacker hakkındaki şahsi düşünceme. Şahsen ben Hack olayını bir kültür olarak görüyorum. Hackerlık kısmını ise bu kültürü benimseyen insanlar olarak yorumluyorum. Tabi bu konuda katıldığım bundan çok da uzak olmayan bir görüş var. Bu görüşün sahibi Richard Stallmandır. Şimdi Richard Matthew Stallman kimdir, necidir? derseniz çok kısa bir şekilde kendisine değinelim. Stallman Özgür yazılım aktivisti, GNU Projesinin(GNU is Not Unix) ortaya çıkmasını sağlayan kişi, yazılım geliştiricisidir. İsteyenler Özgür Yazılım Felsefesini araştırabilirler. Stallmandan hakkını yiyerek çok kısa bir şekilde bahsettiğimize göre Hack ve Hacker üzerine olan görüşünü sizlerle paylaşayım.
HACK ÜZERİNE(On Hacking)
2000 yılı Ocak ayında, Koreyi ziyaretim esnasında hacker kelimesinin gerçek anlamını açık ve tam olarak tasvir eden komik bir şaka geldi aklıma. Bir kaç GNU fanı ile beraber öğle yemeğinde tteokpaekki yemek için bir yere oturduğumuzda garson önüme 6 adet yemek çubuğu koydu. Belki bunlar 3 kişi içindi ama aklıma, 6 çubuğu da kullanmam gerektiğini düşünmenin daha eğlenceli olabileceği geldi. Bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum ama bunu yapmak için bir çözüm bulabilirsem bunun bir hack olacağı aklıma geldi. Düşünmeye başladım ve bir kaç saniye sonra aklıma bir şey geldi.
İlk önce sol elimin yardımı ile üç tane yemek çubuğunu sağ elime yerleştirdim. Çubukları tek tek kolayca kullanabilmem için onları nereye yerleştireceğimi düşünmem gerekmiş olsa da bunu yapmak o kadar da zor olmadı. Sonra diğer üç çubuğu sağ elimin yardımı ile sol elime yerleştirdim. diğer elimdeki üç çubuğu düşürmeden bunu yapmak zor oldu. Birkaç denemeden sonra bunu da becerdim.
Sonra altı tane yemek çubuğunu nasıl kullanacağımı bulmam gerekti. Bu daha da zordu. Sol elimdekileri kullanmayı beceremesem de sağ elimdekileri kullanmayı başardım. Bir kaç dakikalık deneme ve ayarlamadan sonra bir parça yemeği çubuklarla üç değişik yönden yakalayarak ağzıma atmayı başardım.
Pratik kullanım için pek de kolay bir yol değildi, iki yemek çubuğu kullanmak tamamen mükemmel çözümdü. Ama yemekte bana eşlik edenlerin de takdir ettiği gibi, üç çubukla yemek yemek, zor ve hiç düşünülmemiş bir şey olduğundan bir hack değerine sahipti. Faydalı olup olmamasına bakmadan şaka amaçlı olarak zor bir şeyler yapmak hack yapmak idi.
Korede geçen olayları anlattığım bir arkadaşım, bir eline 4 yemek çubuğu yerleştirip onu iki çift halinde kullanarak iki parça yemeği ağzına atmayı başardı. Arkadaşım, benim yaptığım hacke tüy dikmişti. Yaptığı eyleme hack denebilir miydi? Bence denebilirdi. Öyleyse o bir hacker mıydı? Hack yapmayı ne kadar sevdiğine bağlıydı bu.
Hack toplulukları 1960 ve 1970li yıllarda MIT ve diğer üniversitelerde ortaya çıktı. Hack Etme, yazılım yazmaktan pratik şakalara, hatta MIT kampüsünün çatı ve tünel sistemlerini keşfetmeye uzanan çok geniş eylemleri içerirdi. Yapılan MIT ve bilgisayar ile alakası olmayan diğer eylemler hackerların hack etmekden anladığına göre değişiyordu: Örneğin 1950lerin notası olmayan tartışmalı John Cage parçası 433 bir beste olmaktan çok bir hackidi bence.1300lü yıllarda Guillame de Machaut tarafından yazılan üç parçalı palindromik(tersinden okununca da aynı olan) eser Ma Fin Est Mon Commencement, güzel olduğu gibi iyi bir hack idi. Afacan çocuklar, hacke değer verdi.
Hack gibi çok çeşitli bir kavram hakkında bir tanım yapmak zor olsa da bence bu eylemlerin ortak noktası şakacılık, zekilik ve keşiftir. Öyleyse hack etmek demek mümkün olanın sınırlarını şakacı bir zeka ile keşfetmektir. Şakacı zekayı sergileyen eylemlerin hack değeri vardır.
Hackerların aptal yöneticilerin dayatmak istediği kurallara pek az saygısı vardır, bu yüzden bunların etrafından dolaşmak için yollar ararlar. Örneğin MITde bilgisayarlarda güvenlik kuralları uygulanmaya başlandığında(ki bu kullanıcıların yapabilecekleri şeylerin kısıtlanması anlamına geliyordu) kimi bilgisayarları özgürce kullanmak isteyen, kimi de şakacı zekaya önem veren bazı hackerlar güvenlik kurallarını atlatacak zekice yollar keşfetti(hack etme eylemi ille de faydalı bir iş için olmak zorunda değildir.) Bazı hackerlar bunu yaparken diğerleri MITin Büyük Kubbesine komik nesneler yerleştirerek, 6 aşamada gerçekleştirilen hesaplamaları 5 aşamada yapabilecek yollar bularak, sayıları Roma rakamları ile yazmayı sağlayacak programlar yazarak veya İngilizce soruları anlayabilen programlar yaparak bunu gerçekleştirdi.
Bunun yanında başka bir grup hacker, bilgisayar güvenliği sorununa başka bir çözüm buldu: Güvenlik bileşenlerini içermeyen Uyumsuz Zaman Paylaşımı Sistemini tasarladılar. Hackerların cennetinde, Yapay Zeka Labaratuvarının şaşaalı günlerinde güvenliği ihlal etmek diye bir şey yoktu, çünkü ihlal edilecek güvenlik yoktu. İşte o atmosfer içinde daha önceden yatkın olduğum hackerlığın ne olduğunu öğrendim. Üstesinden gelmemiz gereken yapay güvenlik engelleri yaratmadan şakacı zekamızı sergileyebileceğimiz pek zengin bir alan mevcuttu.
Ben hackerım dediğim zaman insanlar kendimi güvenlik ihlalcisi gibi takdim ederek kötü bir itirafta bulunduğumu düşünür sıklıkla. Bu kavram kargaşası nasıl oluştu acaba?
1980li yıllarda hackerların farkına varan haber medyası, gerçek hackerlığın sadece dar bir kolu olan olan ve nadiren yapılan güvenlik ihlali konusuna kafayı taktı. Hack etme eyleminin diğer tüm yönlerini gözardı ederek bu kavramı güvenliği ihlal etme anlamında kullanmaya başladılar. Bunu düzeltme konusunda yaptığımız tüm girişimlere rağmen medya bu tanımı yaymaya devam etti. Bunun sonucu olarak da çoğu insan biz hackerların gerçekte ne yaptığı ve ne düşündüğü konusunda yanlış bir fikre sahip oldu.
Yanlış anlaşılmayı düzeltmek için hack etme ile güvenlik ihlali arasına bir ayrım koyarak-güvenlik ihlali için crack etme (kırma-Ç.N.) terimini kullanarak bize yardımcı olabilirsiniz. Bunu yapan kişiler crackerlardır. Bazıları aynı zamanda hacker olabilir, tıpkı satranç oyuncusu veya golfçü olabilecekleri gibi. Ama çoğunluğunun hackerlık ile alakası yoktur.
Evet Stallmanın Hack üzerine görüşleri bu şekilde. Stallmanın bu yazısını okuduktan sonra neden belirttiğim görüşe karşı çıktığımı ve neden Babanızın da hacker olabileceği görüşüne katıldığımı anladığınızı düşünüyorum. Bu çeviriyi konu sonunda vereceğim bir blogdan aldım. Yazının orjinalinin linkini de konu sonuna ekleyeceğim. Şimdi gelelim işin Kültür kısmına. Yazının başında Hacki bir kültür olarak gördüğümü ve Hackerları da bu kültürü benimseyen insanlar olarak yorumladığımı söylemiştim. Peki nedir bu kültür? Bu konuda da bilgi sahibi olabilmeniz için şu kitabı okumanızı öneririm:
Yazımı Türkiyede Özgür Yazılımın, felsefesinin ve internetin gelişmesinde büyük katkısı olan büyüğümüz, İnternetin Babası, Sayın Doç. Dr. Mustafa Akgül hocamıza Allahtan rahmet dileyerek ve saygılarımı sunarak bitirmek istiyorum. Okuduğunuz için teşekkürler.
Çeviri'nin kaynağı:
Kod:
https://ozgurilgin.wordpress.com/2010/03/27/richard-stallman-hack-uzerine/
Stallman'ın yazısının orijinal hali:
Kod:
http://stallman.org/articles/on-hacking.html





