içkinin Töretdikleri
**Eski zamanlarda adaleti ile ünlü olan bir gazı vardı. Kadı belli meselelere onun yanına gelenlerin zenginliğine, gücüne göre değil, kim haklı ise ona göre hüküm verirdi. O yüzden de halk onu çok seviyordu.
**Tabii ki, onun vermiş olduğu kararlardan memnun olmayanlar da vardı. Onlar servet sahipleri, bu kaynakları ile kendilerini her zaman haklı ve gücü kabul eden bir takım zavallı
insanlardı. Bu kişilerden biri de zandan adlı bir kadındı. Zandan gazının onun aleyhine verdiği bir hükümle halk arasında alçalmış ve cezalandırılmıştır. Bu nedenle:
-Ben Gösteririm, gazı! Seni el içinde rüsvay etmesem, bana da zandan demesinler, - deyib, kazıtan intikam alacağına yemin etmişdi.
Aradan birkaç ay geçti. Zandan aklındaki planı uygulamaya başladı. Önce hizmetçisini kocası gibi gazının yanına gönderdi. Hizmetçi gazının yanına gelip ona şöyle dedi:
*- Gazı efendi, hanımımla aramızda çok ciddi anlaşmazlıklar var. Boşanmak üzereyiz. Ancak ben boşanmak istemiyorum. Hanımımla karar verdik, aramızı düzeltmeni rica ediyoruz. Kimin haklı, kimin haksız olduğuna sen karar ver. Bizim eve gelip bu meseleyi çözebilir misin? Gazı bu fikri olumlu karşıladı. Çünkü bir ailenin dağılmasının önünü alacaktı. Bu niyetle yola koyuldular. Gazı hizmetçi ile birlikte eve girdi. Hizmetçi Zandanın olduğu odaya öncelikle gazını davet etti. Ama kendisi girmeyip kapıyı arkadan kapattı. Kadı ona tuzak kurulduğunu anladı.
İçeride bir çocuk bir de içi dolu içki şişeleri vardı. Zandan hizmetçi aracılığıyla sevmediği bir kadının çocuğunu çalıp kötü amellere alet etmek için evinde saklamıştı.
** Zandan qazıya dedi.
-Qazı! Ya benimle olacaksın, ya bu çocuğu katleden edeceksin, ya da bu içecekleri içeceksin. Eğer bunlardan birini yapmazsan, dışarı çıkıp çığır atarak sana iftira atarım. El içinde rezil olursun. Bir daha insanların arasına çıkabilir bilmezsin.
* Gazı üç seçim karşısında kalmıştı. O, hafif gibi içki içmeye karar verdi ve içmeye başladı. Sarhoş oldu. Artık ne dediğini ve ne yaptığının farkında değildi. Öyle Zandanın istediği de bu idi. Qazıya kötülük yapması için emirler vermeye başladı. Önce çocuğu öldürdü.
Sonra da gazı ile birlikte oldu. Hizmetçi de bu arada:
- Komşular, yardıma gelin. Gazı bizim evimize zorla girdi. İçki içti, bir çocuk öldürdü, şimdi de zandan ile bir yerdedir der çığır-bağır düşürüyordu. Az sonra Zandanın evinin çevresi insanlarla doldu.
Heç kim gözlerine inanmıyordu. Gerçektende gazı şunları etmişti. Evet, ayık kafayla hiç bir kuvvetin ettire bilemeyeceği şeyleri qazıya içki ettirmişti.
Hikayeden ÇIKAN SONUÇ
1.Dinimiz sarhoş eden her türlü içkiyi haram saymış, içmeyi yasaklamıştır. Dinin emir ve yasakları esas itibariyle beş şeyi korumak içindir. "Zaruret" de denilen esaslar şunlardır:
* Din, can, nesil, akıl ve mal. Aslında dünyadaki tüm hukuk sistemlerinde bu değerlerin her biri esas olarak korunmaktadır. Dolayısıyla bunlar herkesin korumalı olduğu ilkelerdir. Sarhoş eden maddeler neslin, nefsin, aklın, malın, dinin zararınadır. Esas itibariyle haram olan bu maddeler sakınmak her açıdan insanın yararınadır.
2. İçkinin akıl, beden ve ruh sağlığına zararlı olduğu, aile ve toplumda derin yaralar açtığı konusunda tıp görevlileri, psikologlar ve sosyologlar da dahil tüm beşeriyet aynı fikirdedir. Alkollü içecekler insanın ruhsal ve fiziksel imhasına götürüyor, giderek toplumdan uzaklaştırıp kendine kapalı, hasta ve sorunlu bir insana çevirir, yaşlandıkça depresyon ve ruh düşkünlüğüne yol açıyor. Ayrıca alkolün başta ailenin dağılması, cinayetler, araba kazaları olmak üzere birçok sosyal sorunların temel nedenlerinden olduğu da malum.
** 3. Aynı zamanda içki, kumar, ahlaksızlık gibi diğer büyük günahlara yol açan beladır. İçki içerek sarhoş olan bir insan ne yaptığının farkında olmadığı için daha sonra hayatı boyunca pişman olacağı günahları işleyebilir
