İtin bize devlete maliyeti

~Mc-KoRkU~

Uzman üye
15 May 2009
1,207
0
Payitaht
İmralı'da tutuklu olan Öcalan'ın devlete olan günlük masrafını duyunca dudaklarınız uçuklayacak.
Abdullah Öcalan'ın tek başına kaldığı İmralı hapishanesinin etrafı tamamen çevrili ve 165 kamera ile korunuyor. 250'si subay 1000'e yakın askeri personelin olduğu Ada denizden de abluka korunuyor. 15 günde bir rutin sağlık kontrolünden geçirilen Abdullah Öcalan'ın ortalama bir hesapla devlete günlük maliyeti ise 125 bin TL.

Millet olarak 'vur deyince öldürmeyi severiz.' 'Öcalan ve Yol Haritası'nda da aynısı oldu. Yatıyoruz kalkıyoruz Öcalan. Hatta kahvaltısındaki reçel kavanozları bile manşet oldu.

'Devlete teslim edilen yol haritasının ne olduğuna' geçmeden hatırlatalım. İmralı bir sırlar adasıdır. Bu haliyle de her şeyiyle şüphelidir. Kimle ne görüşmüştür, ne olmuştur, her türlü spekülasyona açık bir yapı var.

Daha önce yazdık; kısaca özetleyelim: İmralı'da Öcalan tek başına kalıyor. Etrafı tamamen çevrili ve 165 kamera ile korunuyor. Avukat görüşmeleri dahil her anı kayıt altında. 250'si subay 1000'e yakın askeri personel var. Ada denizden de abluka altında. 15 günde bir sağlık kontrolü yapılıyor. Ortalama bir hesapla devlete günlük maliyeti 125 bin TL. 5 ayrı kurum adada görevli fakat bu durum adanın 'sırlar adası' olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Orada ne olup bittiğini öğrenmek pek mümkün değil. Avukatların söylediği kadarını biliyoruz. Biraz da Ergenekon ek klasörlerindeki iddialardan.

'Yol haritasına gelirsek.' DTP uzun süredir Öcalan'ı siyasi aktör yapmak için oynadı ve bunda da başarılı oldu. Hatta kendini geri çekip hükümetin önüne Öcalan'ı itti. Hal böyle olunca da Öcalan'ın yol haritası önemli hale geldi. Devlet 'teröristle ve terörist başı ile muhatap olmam' diyor. Doğrusu da bu. Fakat fiili bir durum da oluştu.

Avukatlarının söylediğine göre 1 Eylül'de açıklanacağı söylenen yol haritası başta MİT olmak üzere devletin ilgili kurumlarındaymış. 'MİT'in İmralı'da ne yaptığı' ayrı bir tartışma konusu fakat aradan geçen zaman içinde 'defter'in akıbetinin belli olmaması soru işaretlerini artırıyor. Eğer PKK'ya silah bıraktıracak, açılım sürecinin önünü açacak bir yol haritası olsaydı çoktan açıklanırdı. Veya bir şekilde sızardı.

Fakat duyumlar Öcalan'ın yol haritasında kabulü mümkün olmayan talepler sıraladığı yönünde. Yani çözüme katkı yerine tıkaç işlevi görecek bir yol haritası olmuş. Özetle İmralı sırlar adası, Öcalan da siyasi aktör haline getirildiği sürece memleketin hayrına bir iş çıkmaz.

'Şehirdeki PKK'

Gelişmeleri Ankara'dan analiz etmek bazen yanıltıcı sonuçlar verebilir. Demokratik Açılım'da da benzer bir tablo var. Başkent'ten bakınca 'PKK tarihinin en zayıf noktasında. Uluslararası konjonktür örgütün lojistiğini kesiyor. Dağ kadroları kaçış için fırsat kolluyor' deniyor. Bunlar doğru olabilir fakat bölgeden gelen haberler pek öyle değil. Dağa çıkışlar bitmediği gibi PKK'nın şehir yapılanması olan KCK hâlâ diri ve güçlü. Geçtiğimiz aylarda KCK'ya yönelik ilk dalga operasyon yapıldı ve bir kısım yönetici cezaevine kondu. KCK'ya yönelik operasyonlarsa sürüyor. Bu durum ise bölgede 'açılıma darbe' olarak kabul ediliyor.

Peki KCK'nın önemi ne? 'Kürdistan Topluluklar Birliği' adlı yapı aslında paralel bir devlet yapılanması. İlk iddianamede detaylarıyla nasıl örgütlendikleri yer alıyor. Kendi yargısı, kolluk sistemi ve adeta kendi valisi ve yargıçları var. Yine iddianameye yansıyan bilgilere göre hem DTP hem de belediyeler bu yapının emir ve talimatlarıyla iş yapıyorlar. Kimin nerede oy kullanacağından hangi işe kimin yerleştirileceğine kadar her alanda KCK şehir sorumluları söz sahibi. Şehir yöneticileri de hiyerarşik olarak Kandil ve Avrupa kanadındaki isimlere bağlı. Diyelim ki Kandil'e operasyon yapıldı ve çok sayıda terörist etkisiz hale getirildi. Eline silah alıp dağa çıkacak yapıyı üreten sistem ülke içinde ve aktif. Sonuç olarak KCK yapılanması yani şehirdeki PKK çökertilmeden hükümetin attığı adımların başarılı olması zor. Çünkü sahaya hakim olan, kitleleri yönlendiren şehirdeki PKK.
 
Son düzenleme:
Üst

Turkhackteam.org internet sitesi 5651 sayılı kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında "Yer Sağlayıcı" konumundadır. İçerikler ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Turkhackteam.org; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir. Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz. Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.