Jitem;
jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele. Genelkurmay Başkanlığı'ndan görüş alınmadan Jandarma Genel Komutanlığı'nın kendi inisiyatifiyle kurulan ve terörle mücadele kapsamında faaliyet yürüten bir oluşumdur. JİTEM'in varlığı devlet kurumları tarafından uzun süre doğrulanmamış olsa da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın JİTEM ile ilgili başlattığı soruşturmada devlet, JİTEM'in var olduğunu resmen kabul etmiştir. Kurumun Güneydoğu'daki pek çok faili meçhul cinayetten sorumlu olduğu da iddialar arasındadır.
Tarihçe
27 Ağustos 1987 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı'na bağlı olarak "Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı (JİTEM)" adıyla kurulmuştur.[5] Başlangıçta, Mardin, Silopi, Batman'da faaliyet alanı olarak belirlenmiştir ve toplam 2 grup, 11 tim bu kuruluş içerisinde faaliyetlerini göstermiştir.[5]
Susurluk kazasının ardından TBMM'de kurulan Susurluk Komisyonu'na bilgi veren eski Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman, "Jandarma teşkilatı içinde JİTEM adında yasal ya da yasa dışı bir örgüt kurulmadığını" savunmuş; ancak jandarma dışında bu ismi kullanıp kanunsuz işler yapan bir grubun olduğunu söylemiştir.[6][7]
Binbaşı Ersever'in İtirafları kitabının yazarı araştırmacı Soner Yalçın'a göre JİTEM, 1987 yılında Binbaşı Arif Doğan tarafından Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde kurulmuş; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır, Samsun ve Erzurumda örgütlenmiştir. Yalçın, JİTEM içerisinde muvazzaflar ve hapishaneden özel izinle çıkarılan PKK itirafçılarının da olduğunu öne sürmüştür.[6]
Susurluk skandalından yaklaşık bir yıl sonra Başbakanlık teftiş kurulu başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Susurluk Raporu da Soner Yalçın'ın birçok iddiasını doğrulamıştır. Savaş'ın raporuna göre JİTEM özel timlerin idaresi amacıyla Hulusi Sayının Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanlığı (1981-1985) döneminde kurulmuş ve bölgede etkili çalışmalar yapmıştır. Bünyesinde çok miktarda korucu ve itirafçı bulunması nedeniyle ferdi suç oranı yükselmiştir.[6][8]
1995 Nisan ayında TBMM faili meçhul cinayetler komisyonunun hazırladığı raporda JİTEM'in faaliyetlerinin ne olduğu anlaşılamadığı, devlet organlarının kanunlarla sınırlı görev ve yetkileri aşılıp, yasal boşluklardan yararlanıp yeni kurumlaşmalara gidildiği belirtilmiştir. Raporda JİTEM; yetkisiz, görevsiz olduğu polis mıntıkasında polisten habersiz operasyon yaptığı ileri sürülmüş, yasal dayanağı olmayan ve kuruluş amacından saparak bazı yasadışı olaylarla birlikte anılan bu teşkilâtın faaliyetlerine son verilmesi gerektiği belirtilmiştir.[6]
Emniyet Müdürü Hanefi Avcı JİTEM davası için talimatla verdiği ifadesinde JİTEM'in varlığının resmi düzeyde kabul gördüğünü söyledi. Diyarbakır Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Diyarbakır Alay Komutanlığı içerisinde tahsis edilen yerlerde JİTEM levhaları bulunduğunu ifade eden Avcı, Ersever ve ekibinin yapmış olabileceğini tahmin ettiği olayları, HADEP İl Başkanı Vedat Aydının kaçırılıp öldürülmesi, baro başkanın arabasına bomba konulması, Yeni Ülke gazetesinin yakılması, bir derginin basılarak bir kişinin öldürülmesi olarak sıraladı.[9]
Emekli tuğgeneral Veli Küçük sanık olarak yer aldığı Ergenekon davasında yaptığı savunmasında Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde hiçbir zaman böyle bir birimin olmadığını ve bu isim kullanılarak sanki gizemli, gayriyasal bir oluşum varmış izlenimi yaratılmaya çalışıldığını iddia etti.[10][11][12]
İtirafçı Abdülkadir Aygan bir röportajında üzerinde "Görev yeri: JİTEM" yazan resmi maaş bordrosunu göstermiş ve görev yaptığı yerde JİTEM yazılı tabela bile bulunduğunu öne sürmüştür.[13] Aygan, görev yaptığı dönemde Ergenekon adını hiç duymadığını ancak 2001 yılında Ankarada JİTEM dışında yeni bir örgütlenmenin hissedildiğini belirtmiş ve Ergenekon Operasyonu başladıktan sonra JİTEM'in Ergenekon'un askerî kanadı olduğu kanaatine vardığını sözlerine eklemiştir.[14]
Emekli albay Arif Doğan'ın, 14 Ağustos 2008'de Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıyla beraber JİTEM ile ilgili yeni bilgiler edinildi. Operasyon kapsamında Doğanın depo olarak kullandığı İstanbul Beykozdaki bir evde yapılan aramalarda ise çok sayıda "JİTEM belgesi", 2 kalaşnikof marka tüfek, bin adet mermi ve bin boş kovan ile 280 adet el bombası bulundu.[15] Doğan'dan ele geçirilen 1989-1991 yılları arasına ait dokümanlarda "JİTEM" adının kullanıldığı görülmektedir.[16] Doğan ifadesinde JİTEM'i kendisinin kurduğu ve daha sonra Veli Küçük'e devrettğini itiraf etmiştir.[16][17][18]
Doğan'dan ele geçirilen bir belgede "örgütü geri bölgesindeki kamplarında vurabilmek maksadıyla PKKnın ideolojisiyle ters düşen örgütlerle görüşme yapıldığı ve bu görüşmelerin bir örgütle üst seviyeye kadar ulaştığı" bilgisi yer almaktaydı. İddianamede adı açıklanmayan bu örgütün Hizbullah olduğu iddia edildi.[16] Ergenekon iddianamesinde ayrıca JİTEM'in kuruluşunda emir-komuta zinciri içinde olmasına rağman özerk bir hale gelen yapının hukukdışı işlere bulaştığı yorumları yapıldı. Arif Doğan,emekli Albay, JİTEMi kendisinin kurduğunu ve kendisinin dondurduğunu söyledi. Habertürke konuşan Doğan, Ergenekon ile ilgisinin olmadığını belirterek Benim ilgim alakam JİTEMledir diye konuştu. JITEM'in kurucusuna göre, örgütde 10 000 kişi görev aldığını itiraf etti [20][21]. Alman "Der Spiegel" dergisinde yayınlanan "Kürtlere karşı Türkiyenin kirli savaşı" haberine göre, "JITEM Türk jandarmanın özel bölümü" dür [22]. JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan NTVye yaptığı açıklamada, JİTEM grubunun Türkiyenin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile görüştükten sonra siyasi iradenin verdiği destekle faili meçhul cinayetler işlediğini söyledi. Aile mensublarını öldüren JITEM'e karşı "Cumartesi Anneleri" olarak bilinen kayıp yakınları Galatasaray Meydanında 300'den fazla oturma eylemlerini yaptılar. Ama Türkiye bu eylemi yasakladı[26][27][28].
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, emekli albay Arif Doğan'ın kamuoyuna yansıyan bir takım açıklamaları nedeniyle JİTEM ile ilgili başlattığı soruşturmada, JİTEM adlı oluşumun, İçişleri Bakanlığının onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşü alınmadan, Jandarma Genel Komutanlığının kendi inisiyatifiyle kurulduğu tespit edildi.
Faaliyetleri;
Teşkilatın gözaltında tuttuğu kişilere Filistin askısı, falaka vb. yöntemlerle işkence uyguladığı ve yargısız infazlar yaptığı iddia edilir. Öldürdükleri kişilerin bazılarını gömerek gizledikleri bazılarını ise halkta korku yaratmak amacıyla bir yere attkları da iddialar arasındadır.[29] Eski JİTEM elemanı Aygan'a göre de bölgede cinayetlerin %80'i JİTEM tarafından işlenmiştir.[14] JİTEM adının ilk kez mahkeme tutanaklarına girdiği olay Yüksekova çetesi davasıdır. Silah ve uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere bir dizi suçtan yargılanan Yüksekova çetesi yapılanmasında Arif Doğan'ın da adı geçiyordu.[30]
JİTEM ve faili meçhul cinayet tartışmalarında genellikle 17 bin faili meçhul rakamı telaffuz edilir. Ancak bu sayıyı abartılı bulanlar da vardır. Prof. Dr. Ümit Özdağ, 17 bin faili meçhul iddiasının PKK'nın psikolojik savaş sloganı olduğunu savunur
Yapılanma
JİTEM'in işlemiş olduğu düşünülen faili meçhul olaylar;
-31 Ocak 1990 - Muammer Aksoy; Türk Hukuk Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
-7 Mart 1990 - Çetin Emeç (Gazeteci); Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü olan Çetin Emeç, şoförü Sinan Ercan'la beraber öldürüldü. 2000 yılında yakalanan İrfan Çağrıcı ve 4 arkadaşına idam cezası verildi. Sanıkların bu cezaları daha sonra müebbete çevrildi.
-18 Aralık 1990 - Ferdi Tamer; MİT'te uzun yıllar çalışan ve önemli görevlerde bulunan Ferdi Tamer, silahlı saldırı sonucu şehit edildi.
-20 Eylül 1992 - Musa Anter (Yazar) Kürt yazar ve şair Musa Anter, Diyarbakır'da faili meçhul bir cinayete kurban gitti. Cinayete adı karışan Yeşil Kod adlı Mahmut Yıldırım, Cemil Işık, Ali Ozansoy için yakalama emri çıkarıldı. JİTEM'ci ve PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan cinayeti itiraf etti.
-24 Ocak 1993 - Uğur Mumcu (Gazeteci); Cumhuriyet Gazetesi yazarı olan Uğur Mumcu, Ankara'daki evinin önünde, aracına konan bombanın patlamasıyla hayatını kaybetti. Olay yerindeki delillerin süpürülüp atılması tartışma yarattı.
-5 Şubat 1993 - Adnan Kahveci; ANAP İstanbul Milletvekili, eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci, ailesi ile Bolu-Geredede şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
-27 Şubat 1993 - Eşref Bitlis; Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, şüpheli bir uçak kazasında şehit oldu.
-17 Nisan 1993 - Turgut Özal; 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. 20 yıl sonra yapılan otopsi sonucunda ölüm sebebi tespit edilemedi.
-2 Temmuz 1993 - Sivasta Pir Sultan etkinliklerine katılan Aziz Nesin ile bir grup aydın ve sanatçının kaldığı Madımak Oteli ateşe verildi, 37 kişi katledildi.
-22 Ekim 1993 - Bahtiyar Aydın; Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Diyarbakır Lice Asayiş Bölük Komutanlığı binası önünde silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
-4 Kasım 1993 - Cem Ersever-JİTEMin kilit isimlerinden olduğu belirtilen Cem Ersever öldürüldü.
-3 Şubat 1994 - Kazım Çillioğlu; Jandarma Bölge Komutanı Albay Kazım Çillioğlu, kafasına tek el ateş edilmiş şekilde ölü bulundu.
-30 Aralık 1994 - Onat Kutlar (Yazar); Sinema eleştirmeni ve yazar Taksim'deki Marmara Oteli'nin kafesinde patlayan bombayla ağır yaralandı ve 11 Ocak 1995'te hayatını kaybetti.
-12 Ağustos 1995 - Rıdvan Özden; Türk albay, eski Mardin Jandarma Alay Komutanı. PKK ile girdiği bir çatışmada alnından vurularak hayatını kaybettiği açıklandı. Cenazesi otopsi yapılmadan toprağa verildi.
-24 Ocak 2001 - Gaffar Okkan: Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü görevinde iken 24 Ocak 2001 günü saat 17:40 sıralarında makâmından Valilik Binası'na makam aracıyla seyir hâlinde iken, Sezâi Karakoç Bulvarı üzerinde Et Balık Kurumu ile Eflâtun Park arasında, kimliği belirsiz kişilerce pusuya düşürülerek açılan ateş sonucu olay yerinde şehit edildi. Emniyet Müdürü'nün öldürülmesine tepki gösteren Diyarbakır halkı, cenazenin olduğu gün kepenk kapattı ve şehrin sokaklarında protesto yürüyüşü yaptı. Hatta o günün gecesi Diyarbakır'da doğan bütün çocuklara Gaffar Okkan ismi verildi.
-18 Aralık 2002 - Necip Hablemitoğlu (Türk tarihçi, yazar); Evinin önünde uğradığı suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybetmiştir.
-19 Ocak 2007 - Hrant Dink; 19 Ocak 2007 tarihinde saat 15:00 sıralarında, genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin Şişli Halaskârgazi Caddesi üzerindeki binası önünde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetti
- 25 Mart 2009 - Muhsin Yazıcıoğlu; Türk siyasetçi. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı, 19., 20., ve 23. dönem TBMM Sivas milletvekili ve Büyük Birlik Partisi'nin kurucusu. Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009 günü bir helikopter kazasında yaşamını yitirdi.
Jitemin subay kadrosu;
Ahmet Cem Ersever
Veli Küçük
Mahmut Yıldırım
Arif Doğan
9 Yüzbaşı , 5 Binbaşı , 6 Üstteğmenden oluşmaktadır.(Bilinen)
Okuduğunuz için teşekkürlerimi sunarım...
jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele. Genelkurmay Başkanlığı'ndan görüş alınmadan Jandarma Genel Komutanlığı'nın kendi inisiyatifiyle kurulan ve terörle mücadele kapsamında faaliyet yürüten bir oluşumdur. JİTEM'in varlığı devlet kurumları tarafından uzun süre doğrulanmamış olsa da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın JİTEM ile ilgili başlattığı soruşturmada devlet, JİTEM'in var olduğunu resmen kabul etmiştir. Kurumun Güneydoğu'daki pek çok faili meçhul cinayetten sorumlu olduğu da iddialar arasındadır.
Tarihçe
27 Ağustos 1987 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı'na bağlı olarak "Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı (JİTEM)" adıyla kurulmuştur.[5] Başlangıçta, Mardin, Silopi, Batman'da faaliyet alanı olarak belirlenmiştir ve toplam 2 grup, 11 tim bu kuruluş içerisinde faaliyetlerini göstermiştir.[5]
Susurluk kazasının ardından TBMM'de kurulan Susurluk Komisyonu'na bilgi veren eski Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman, "Jandarma teşkilatı içinde JİTEM adında yasal ya da yasa dışı bir örgüt kurulmadığını" savunmuş; ancak jandarma dışında bu ismi kullanıp kanunsuz işler yapan bir grubun olduğunu söylemiştir.[6][7]
Binbaşı Ersever'in İtirafları kitabının yazarı araştırmacı Soner Yalçın'a göre JİTEM, 1987 yılında Binbaşı Arif Doğan tarafından Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde kurulmuş; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır, Samsun ve Erzurumda örgütlenmiştir. Yalçın, JİTEM içerisinde muvazzaflar ve hapishaneden özel izinle çıkarılan PKK itirafçılarının da olduğunu öne sürmüştür.[6]
Susurluk skandalından yaklaşık bir yıl sonra Başbakanlık teftiş kurulu başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Susurluk Raporu da Soner Yalçın'ın birçok iddiasını doğrulamıştır. Savaş'ın raporuna göre JİTEM özel timlerin idaresi amacıyla Hulusi Sayının Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanlığı (1981-1985) döneminde kurulmuş ve bölgede etkili çalışmalar yapmıştır. Bünyesinde çok miktarda korucu ve itirafçı bulunması nedeniyle ferdi suç oranı yükselmiştir.[6][8]
1995 Nisan ayında TBMM faili meçhul cinayetler komisyonunun hazırladığı raporda JİTEM'in faaliyetlerinin ne olduğu anlaşılamadığı, devlet organlarının kanunlarla sınırlı görev ve yetkileri aşılıp, yasal boşluklardan yararlanıp yeni kurumlaşmalara gidildiği belirtilmiştir. Raporda JİTEM; yetkisiz, görevsiz olduğu polis mıntıkasında polisten habersiz operasyon yaptığı ileri sürülmüş, yasal dayanağı olmayan ve kuruluş amacından saparak bazı yasadışı olaylarla birlikte anılan bu teşkilâtın faaliyetlerine son verilmesi gerektiği belirtilmiştir.[6]
Emniyet Müdürü Hanefi Avcı JİTEM davası için talimatla verdiği ifadesinde JİTEM'in varlığının resmi düzeyde kabul gördüğünü söyledi. Diyarbakır Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Diyarbakır Alay Komutanlığı içerisinde tahsis edilen yerlerde JİTEM levhaları bulunduğunu ifade eden Avcı, Ersever ve ekibinin yapmış olabileceğini tahmin ettiği olayları, HADEP İl Başkanı Vedat Aydının kaçırılıp öldürülmesi, baro başkanın arabasına bomba konulması, Yeni Ülke gazetesinin yakılması, bir derginin basılarak bir kişinin öldürülmesi olarak sıraladı.[9]
Emekli tuğgeneral Veli Küçük sanık olarak yer aldığı Ergenekon davasında yaptığı savunmasında Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde hiçbir zaman böyle bir birimin olmadığını ve bu isim kullanılarak sanki gizemli, gayriyasal bir oluşum varmış izlenimi yaratılmaya çalışıldığını iddia etti.[10][11][12]
İtirafçı Abdülkadir Aygan bir röportajında üzerinde "Görev yeri: JİTEM" yazan resmi maaş bordrosunu göstermiş ve görev yaptığı yerde JİTEM yazılı tabela bile bulunduğunu öne sürmüştür.[13] Aygan, görev yaptığı dönemde Ergenekon adını hiç duymadığını ancak 2001 yılında Ankarada JİTEM dışında yeni bir örgütlenmenin hissedildiğini belirtmiş ve Ergenekon Operasyonu başladıktan sonra JİTEM'in Ergenekon'un askerî kanadı olduğu kanaatine vardığını sözlerine eklemiştir.[14]
Emekli albay Arif Doğan'ın, 14 Ağustos 2008'de Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıyla beraber JİTEM ile ilgili yeni bilgiler edinildi. Operasyon kapsamında Doğanın depo olarak kullandığı İstanbul Beykozdaki bir evde yapılan aramalarda ise çok sayıda "JİTEM belgesi", 2 kalaşnikof marka tüfek, bin adet mermi ve bin boş kovan ile 280 adet el bombası bulundu.[15] Doğan'dan ele geçirilen 1989-1991 yılları arasına ait dokümanlarda "JİTEM" adının kullanıldığı görülmektedir.[16] Doğan ifadesinde JİTEM'i kendisinin kurduğu ve daha sonra Veli Küçük'e devrettğini itiraf etmiştir.[16][17][18]
Doğan'dan ele geçirilen bir belgede "örgütü geri bölgesindeki kamplarında vurabilmek maksadıyla PKKnın ideolojisiyle ters düşen örgütlerle görüşme yapıldığı ve bu görüşmelerin bir örgütle üst seviyeye kadar ulaştığı" bilgisi yer almaktaydı. İddianamede adı açıklanmayan bu örgütün Hizbullah olduğu iddia edildi.[16] Ergenekon iddianamesinde ayrıca JİTEM'in kuruluşunda emir-komuta zinciri içinde olmasına rağman özerk bir hale gelen yapının hukukdışı işlere bulaştığı yorumları yapıldı. Arif Doğan,emekli Albay, JİTEMi kendisinin kurduğunu ve kendisinin dondurduğunu söyledi. Habertürke konuşan Doğan, Ergenekon ile ilgisinin olmadığını belirterek Benim ilgim alakam JİTEMledir diye konuştu. JITEM'in kurucusuna göre, örgütde 10 000 kişi görev aldığını itiraf etti [20][21]. Alman "Der Spiegel" dergisinde yayınlanan "Kürtlere karşı Türkiyenin kirli savaşı" haberine göre, "JITEM Türk jandarmanın özel bölümü" dür [22]. JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan NTVye yaptığı açıklamada, JİTEM grubunun Türkiyenin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile görüştükten sonra siyasi iradenin verdiği destekle faili meçhul cinayetler işlediğini söyledi. Aile mensublarını öldüren JITEM'e karşı "Cumartesi Anneleri" olarak bilinen kayıp yakınları Galatasaray Meydanında 300'den fazla oturma eylemlerini yaptılar. Ama Türkiye bu eylemi yasakladı[26][27][28].
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, emekli albay Arif Doğan'ın kamuoyuna yansıyan bir takım açıklamaları nedeniyle JİTEM ile ilgili başlattığı soruşturmada, JİTEM adlı oluşumun, İçişleri Bakanlığının onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşü alınmadan, Jandarma Genel Komutanlığının kendi inisiyatifiyle kurulduğu tespit edildi.
Faaliyetleri;
Teşkilatın gözaltında tuttuğu kişilere Filistin askısı, falaka vb. yöntemlerle işkence uyguladığı ve yargısız infazlar yaptığı iddia edilir. Öldürdükleri kişilerin bazılarını gömerek gizledikleri bazılarını ise halkta korku yaratmak amacıyla bir yere attkları da iddialar arasındadır.[29] Eski JİTEM elemanı Aygan'a göre de bölgede cinayetlerin %80'i JİTEM tarafından işlenmiştir.[14] JİTEM adının ilk kez mahkeme tutanaklarına girdiği olay Yüksekova çetesi davasıdır. Silah ve uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere bir dizi suçtan yargılanan Yüksekova çetesi yapılanmasında Arif Doğan'ın da adı geçiyordu.[30]
JİTEM ve faili meçhul cinayet tartışmalarında genellikle 17 bin faili meçhul rakamı telaffuz edilir. Ancak bu sayıyı abartılı bulanlar da vardır. Prof. Dr. Ümit Özdağ, 17 bin faili meçhul iddiasının PKK'nın psikolojik savaş sloganı olduğunu savunur
Yapılanma
Jandarma Genel Komutanlığı
İstihbarat Başkanlığı-Gruplar Komutanlığı
Grup Komutanlıkları (yedi ayrı bölgede konumlanmış)
Tim Komutanlıkları-Birimler
JİTEM'in işlemiş olduğu düşünülen faili meçhul olaylar;
-31 Ocak 1990 - Muammer Aksoy; Türk Hukuk Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
-7 Mart 1990 - Çetin Emeç (Gazeteci); Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü olan Çetin Emeç, şoförü Sinan Ercan'la beraber öldürüldü. 2000 yılında yakalanan İrfan Çağrıcı ve 4 arkadaşına idam cezası verildi. Sanıkların bu cezaları daha sonra müebbete çevrildi.
-18 Aralık 1990 - Ferdi Tamer; MİT'te uzun yıllar çalışan ve önemli görevlerde bulunan Ferdi Tamer, silahlı saldırı sonucu şehit edildi.
-20 Eylül 1992 - Musa Anter (Yazar) Kürt yazar ve şair Musa Anter, Diyarbakır'da faili meçhul bir cinayete kurban gitti. Cinayete adı karışan Yeşil Kod adlı Mahmut Yıldırım, Cemil Işık, Ali Ozansoy için yakalama emri çıkarıldı. JİTEM'ci ve PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan cinayeti itiraf etti.
-24 Ocak 1993 - Uğur Mumcu (Gazeteci); Cumhuriyet Gazetesi yazarı olan Uğur Mumcu, Ankara'daki evinin önünde, aracına konan bombanın patlamasıyla hayatını kaybetti. Olay yerindeki delillerin süpürülüp atılması tartışma yarattı.
-5 Şubat 1993 - Adnan Kahveci; ANAP İstanbul Milletvekili, eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci, ailesi ile Bolu-Geredede şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
-27 Şubat 1993 - Eşref Bitlis; Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, şüpheli bir uçak kazasında şehit oldu.
-17 Nisan 1993 - Turgut Özal; 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. 20 yıl sonra yapılan otopsi sonucunda ölüm sebebi tespit edilemedi.
-2 Temmuz 1993 - Sivasta Pir Sultan etkinliklerine katılan Aziz Nesin ile bir grup aydın ve sanatçının kaldığı Madımak Oteli ateşe verildi, 37 kişi katledildi.
-22 Ekim 1993 - Bahtiyar Aydın; Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Diyarbakır Lice Asayiş Bölük Komutanlığı binası önünde silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
-4 Kasım 1993 - Cem Ersever-JİTEMin kilit isimlerinden olduğu belirtilen Cem Ersever öldürüldü.
-3 Şubat 1994 - Kazım Çillioğlu; Jandarma Bölge Komutanı Albay Kazım Çillioğlu, kafasına tek el ateş edilmiş şekilde ölü bulundu.
-30 Aralık 1994 - Onat Kutlar (Yazar); Sinema eleştirmeni ve yazar Taksim'deki Marmara Oteli'nin kafesinde patlayan bombayla ağır yaralandı ve 11 Ocak 1995'te hayatını kaybetti.
-12 Ağustos 1995 - Rıdvan Özden; Türk albay, eski Mardin Jandarma Alay Komutanı. PKK ile girdiği bir çatışmada alnından vurularak hayatını kaybettiği açıklandı. Cenazesi otopsi yapılmadan toprağa verildi.
-24 Ocak 2001 - Gaffar Okkan: Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü görevinde iken 24 Ocak 2001 günü saat 17:40 sıralarında makâmından Valilik Binası'na makam aracıyla seyir hâlinde iken, Sezâi Karakoç Bulvarı üzerinde Et Balık Kurumu ile Eflâtun Park arasında, kimliği belirsiz kişilerce pusuya düşürülerek açılan ateş sonucu olay yerinde şehit edildi. Emniyet Müdürü'nün öldürülmesine tepki gösteren Diyarbakır halkı, cenazenin olduğu gün kepenk kapattı ve şehrin sokaklarında protesto yürüyüşü yaptı. Hatta o günün gecesi Diyarbakır'da doğan bütün çocuklara Gaffar Okkan ismi verildi.
-18 Aralık 2002 - Necip Hablemitoğlu (Türk tarihçi, yazar); Evinin önünde uğradığı suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybetmiştir.
-19 Ocak 2007 - Hrant Dink; 19 Ocak 2007 tarihinde saat 15:00 sıralarında, genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin Şişli Halaskârgazi Caddesi üzerindeki binası önünde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetti
- 25 Mart 2009 - Muhsin Yazıcıoğlu; Türk siyasetçi. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı, 19., 20., ve 23. dönem TBMM Sivas milletvekili ve Büyük Birlik Partisi'nin kurucusu. Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009 günü bir helikopter kazasında yaşamını yitirdi.
Jitemin subay kadrosu;
Ahmet Cem Ersever
Veli Küçük
Mahmut Yıldırım
Arif Doğan
9 Yüzbaşı , 5 Binbaşı , 6 Üstteğmenden oluşmaktadır.(Bilinen)
Okuduğunuz için teşekkürlerimi sunarım...



