Üzülmedim ben hiç, son sigaramı ters yaktığım için,
Çünkü yeteri kadar birikirdi izmaritler tablalarda
Bilirsiniz yalnızken geceler uzundur
Ki sigaranın tersten yanışı
İzmaritlerin değer kazanışı demektir.
Yanan sigara kırılır, izmarite takılır
İşte sabahlar karanlıktan böyle kurtulur.
Bazen her şey Mor Karbasi´nin Judia demesi kadar acı geliyor
Bazen Yasmin Levy maldito mundo...
Çoğu zaman,
Sidik ile karışık esrar kokan sokaklardan geçip gidiyorum
Aldırmadan, dönüp hiç bir insan suratına bakmadan
Ağır ağır yürüyorum ıslak kaldırımlar boyunca, zamandan çalmadan.
Hiç bir şeyden korkmuyorum da, güneşin bu saatten sonra
Doğsa da sakat doğacağı biraz içimi ürpertiyor...
Ne istediğimi bilmediğim zamanlar oluyor,
Ve bunun farkına genellikle dolabın kapağını açtığım zamanlar varıyorum.
Kalbimde yaşıyor demek
Ne büyük bir çaresizlik...
Düz bir zemine
Kaplumbağa´nın sırt üstü düşmesi gibi...
Uzaklarda bir yerlerde
Yanı başımdan ayrılmayan acımın sûreti.
Gözleri, elleri, dudakları
Ve biliyorum ki,
Etrafındakileri hâlâ aforoz edebiliyor
O kokusuyla...
Ne kadar şanslı bu cennete gerek duymayan insanlar
Ki tanrı onları seviyor olmalı, böyle bir hayatı bahşettiği için.
Ve,
Sevdiği kulu olmak tanrının, sevdiğim kadına dokunmak gibi...
Acı çekmek,
Açık his denizlerinden...
Ve akşama kalmadan evime dönebilmek içindir bu kadar çabam.
Rakı´ya en güzel mezedir acı
Ve acının en büyük geçim kaynağıdır daüssıla.
Anlamazlar beni,
Bilmezler seni nasıl sevdiğimi.
Gerçi bilirsin,
Ben de bilmiyorum.
İlk aşk,
İlk heyecan,
İlk dokunuş...
Sırf seni unutmak için
Bütün senden öncekileri hatırlamak zorunda kalıyorum çoğu zaman,
Sonra yine sıra sana geliyor...
Öldürmeyi başarsam da seni içimde
Ki şanslıdır etrafında yatan bütün cesetler
Yalnız kalmayacakları için.
Ayrılmam bir an olsun
Seni soktuğum o yumruk kadar olan mezardan...
Şimdi düşünüyorum da, ne çok düşünmüşüm seni...
Ne çok üşümüşüm onlarca teni üzerime örttüğüm halde,
Ellerin,
Parmaklarının ucundaki sıcaklık
Ne çok özlemişim seni...
Gülsen şimdi,
Birileri yardım eder Kaplumbağa´ya ölmeden.
Gülsen şimdi,
Ağlarım ben o gülüşe...
Şimdi de öyle gerçi,
Ağlıyorum...
Pazar yerlerinde kaybolmuş çocuklar gibiyim
Annemin sesini arıyorum onlarca sesin arasında...
Biraz çaresizlik var,
Biraz korku
Biraz da özgürlüğe hazır olamama...
Acele etme,
Birileri beni kaçırmadığı müddetçe
Pazar yeri dağılana kadar ayrılmayacağım buradan
Etrafta kimse kalmayınca nasıl olsa sende bulursun beni!
Kadir Zorlu
Çünkü yeteri kadar birikirdi izmaritler tablalarda
Bilirsiniz yalnızken geceler uzundur
Ki sigaranın tersten yanışı
İzmaritlerin değer kazanışı demektir.
Yanan sigara kırılır, izmarite takılır
İşte sabahlar karanlıktan böyle kurtulur.
Bazen her şey Mor Karbasi´nin Judia demesi kadar acı geliyor
Bazen Yasmin Levy maldito mundo...
Çoğu zaman,
Sidik ile karışık esrar kokan sokaklardan geçip gidiyorum
Aldırmadan, dönüp hiç bir insan suratına bakmadan
Ağır ağır yürüyorum ıslak kaldırımlar boyunca, zamandan çalmadan.
Hiç bir şeyden korkmuyorum da, güneşin bu saatten sonra
Doğsa da sakat doğacağı biraz içimi ürpertiyor...
Ne istediğimi bilmediğim zamanlar oluyor,
Ve bunun farkına genellikle dolabın kapağını açtığım zamanlar varıyorum.
Kalbimde yaşıyor demek
Ne büyük bir çaresizlik...
Düz bir zemine
Kaplumbağa´nın sırt üstü düşmesi gibi...
Uzaklarda bir yerlerde
Yanı başımdan ayrılmayan acımın sûreti.
Gözleri, elleri, dudakları
Ve biliyorum ki,
Etrafındakileri hâlâ aforoz edebiliyor
O kokusuyla...
Ne kadar şanslı bu cennete gerek duymayan insanlar
Ki tanrı onları seviyor olmalı, böyle bir hayatı bahşettiği için.
Ve,
Sevdiği kulu olmak tanrının, sevdiğim kadına dokunmak gibi...
Acı çekmek,
Açık his denizlerinden...
Ve akşama kalmadan evime dönebilmek içindir bu kadar çabam.
Rakı´ya en güzel mezedir acı
Ve acının en büyük geçim kaynağıdır daüssıla.
Anlamazlar beni,
Bilmezler seni nasıl sevdiğimi.
Gerçi bilirsin,
Ben de bilmiyorum.
İlk aşk,
İlk heyecan,
İlk dokunuş...
Sırf seni unutmak için
Bütün senden öncekileri hatırlamak zorunda kalıyorum çoğu zaman,
Sonra yine sıra sana geliyor...
Öldürmeyi başarsam da seni içimde
Ki şanslıdır etrafında yatan bütün cesetler
Yalnız kalmayacakları için.
Ayrılmam bir an olsun
Seni soktuğum o yumruk kadar olan mezardan...
Şimdi düşünüyorum da, ne çok düşünmüşüm seni...
Ne çok üşümüşüm onlarca teni üzerime örttüğüm halde,
Ellerin,
Parmaklarının ucundaki sıcaklık
Ne çok özlemişim seni...
Gülsen şimdi,
Birileri yardım eder Kaplumbağa´ya ölmeden.
Gülsen şimdi,
Ağlarım ben o gülüşe...
Şimdi de öyle gerçi,
Ağlıyorum...
Pazar yerlerinde kaybolmuş çocuklar gibiyim
Annemin sesini arıyorum onlarca sesin arasında...
Biraz çaresizlik var,
Biraz korku
Biraz da özgürlüğe hazır olamama...
Acele etme,
Birileri beni kaçırmadığı müddetçe
Pazar yeri dağılana kadar ayrılmayacağım buradan
Etrafta kimse kalmayınca nasıl olsa sende bulursun beni!
Kadir Zorlu
