
Fahrettin Altay
Fahrettin Altay, 12 Ocak 1880 tarihinde Arnavutluk ülkesine bağlı olan İşkodra'da doğdu. Babası Piyade Albayı olduğu için görev yerlerinin değişmesinden dolayı gençlik dönemi birçok şehirde geçti. İlköğretimini Mardin'de tamamladı. Mardin'in ardından Erzincan'a giderek Askeri Rüştiye'yi bitirdikten sonra Erzurum'da Askeri İdadi'yi bitirdi. 17 yaşında girmiş olduğu İstanbul Harp Okulu'nu 1900 senesinde 1. olarak bitirerek Harp Akademisi'ne girdi. Bu okulu da 2 sene sonra 6. olarak bitirdi.
Meslek hayatına Dersim ve çevresinde başladı ve bu bölgede 8 yıl görev aldı. 1905 senesinde "Kolağası", 1908 senesinde "binbaşı" rütbesine yükseldi. 1912 yılında Münime Hanım ile evlendi ve Hayrünisa ile Tarık adında iki çocuğu oldu.
II. Balkan Savaşı döneminde Çatalca Aşiret Süvari Tugayı'nın başında görev aldı. Bu görev başındayken Edirne'ye kadar gelen Bulgar Ordusu'nu geri püskürttü.
I. Dünya Savaşı'nın başladığı zamanlarda 3. Kolordu Kurmay Başkanı olarak görev yapmaktaydı. Bu esnada Çanakkale Cephesine gitti ve ilk kez Mustafa Kemal ile tanıştı. Çanakkale Savaşı'nın bitmesiyle birlikte "kılıçlı altın liyakat" ve "gümüş imtiyaz" savaş madalyaları ile ödüllendirildi. 1915 senedinde Harbiye Nezareti Müsteşar Muavinliği'ne atandı ve "miralay" rütbesine terfi etti. Bir süre Romanya'da görev yaptıktan sonra Filistin Cephesi'ne birlik komutanı olarak gönderildi. Burada alınan yenilgiden sonra 12. Kolordu Komutanı olarak Konya'ya gönderildi.
Konya'da görev yaptığı zamanlarda etrafında ulusal kurtuluş çalışmaları yapan kişiler vardı. Fahrettin Altay, ulusal harekete katılma konusunda tereddüt içinde kaldı. İstanbul işgal edildikten sonra Temsil Kurulu'nun almış olduğu İstanbul ile her türlü ilişkinin kesilmesi kararına karşı çıkmasından dolayı, Refet Bey'in emrindeki atlılarla beraber Konya'ya gelmesine sebep oldu. Mustafa Kemal ile Ankara'da yapılan görüşmeler sonucunda tereddütleri ortadan kaldıran Fahrettin Bey, İstanbul'dan emir almayacağını ve emirleri Ankara'dan alacağını duyurdu. I. TBMM'de Mersin milletvekili olarak yer aldı ve mecliste oluşan gruplardan hiçbirisine katılmayarak bağımsızlar tarafında yer aldı.

Kurtuluş Savaşı döneminde 12. Kolordu Komutanı olarak Konya Ayaklanması'nı bastırdı ve 1. ve 2. İnönü Savaşları'nda Sakarya Meydan Muharebesi'nde görev aldı. 1921 yılında "Mirliva" rütbesine terfi ederek "paşa" ünvanına sahip oldu. Ardından Süvari Grup Komutanlığı'na atandı ve Kurtuluş Savaşı'nın sonlarına doğru Uşak, Afyon, Alaşehir çevresindeki çarpışmalarda süvarileriyle birlikte büyük hizmet gördü. Ayrıca Yunan Ordusunu Kütahya'dan itibaren kovalayarak İzmir'e giren ilk süvari birlikleri Altay'ın komutasındaydı. Büyük Taaruz'da göstermiş olduğu başarılarından dolayı "Ferik" rütbesine terfi ettirildi.

I. dönem TBMM'de Mersin milletvekili, II. Dönem TBMM'de İzmir milletvekili olarak yer aldı. Fakat milletvekilliği görevine devam ettiği sırada orduda da bulunmaktaydı. Bu iki görevi yürütmesi mümkün olmadığından dolayı Mustafa Kemal Paşa'nın isteği üzerine meclisten ayrılarak ordudaki görevlerine devam etti.
1926 senesinde "Orgeneral" rütbesine terfi etti. 1927 senesinde geçirdiği bir rahatsızlıktan dolayı tedavi olmak için Avrupa'ya giden Mareşal Fevzi Paşa'nın yerine "Genelkurmay Başkanı" olarak atandı. 1930 yılında Menemen Olayı'nın yaşanması üzerine Menemen, Balıkesir ve Manisa'da ilan edilen sıkıyönetim zamanında sıkıyönetim komutanlığına tayin edildi. 1933 senesinde ise 1. Ordu Komutanlığı'na atandı. 1934 yılında "Kızıl Ordu" manevralarına davetli olan tek ülke Türkiye'ydi. Buraya giden askeri heyetin başkanlığını Fahrettin Altay yapmıştır. Aynı yıl içerisinde İran ve Afganistan arasında yaşanan sınır anlaşmazlığında hakemlik yaptı. Hazırlamış olduğu "Atabay Hakemliği" isimli rapor, günümüzde İran-Afganistan sınırının güney kısmının çizilmesini sağladı. 1938 yılındaysa Mustafa Kemal Atatürk'ün cenaze törenine komutan olarak tayin edildi. 1945 yılında Yüksek Askeri Şura üyeliği yaptığı sırada yaş haddinden dolayı emekliye ayrıldı.
1946-1950 yılları arasında CHP Burdur Milletvekili olarak görev aldı. 1950 senesinden sonra siyasi hayattan da çekilerek İstanbul'a yerleşti. 25 Ekim 1974'te 94 yaşındayken uyuduğu esnada vefat etti. Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi. 1988'de ise naaşı Devlet Mezarlığı'na nakledildi.

Hatıraları
Vefatından sonra yapmış olduğu büyük fedakarlıklara ithafen 2007 yılında yapım çalışmalarına başlanan Türk yapımı Altay Tankı'nın ismi olarak Fahrettin Altay'ın soyadının verilmesi uygun görüldü. Ayrıca İzmir metrosunun Fahrettin Altay İstasyonu da hatıralarından birisidir.
Soyadını Alışı
1966 yılında Fahrettin Altay Paşa, Altay kulübünü ziyaretinde Altay soyadını nasıl aldığını şöyle anlattı:
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Paşa ile mütareke yıllarında İzmiri ziyaretimizde Altay bir İngiliz donanma karması ile Alsancakta oynuyordu. Maçı beraber izledik. Altay çok güzel bir oyundan sonra İngilizleri yenince Ulu Önder çok duygulandı, gururlandı ve Altay için takdirlerini belirtti. Aradan epey zaman geçti. Gazi Mustafa Kemal Paşa, İran ile bir sınır anlaşmazlığını halletmek üzere beni görevlendirdi ve Tebrize gittim. Tebrizde bulunduğum sırada; Meclis'te soyadı kanunu müzakere edilmiş ve ittifakla Gazi Mustafa Kemal Paşaya Atatürk soyadı verilmişti. Bütün yurt kendisini yeni soyadından dolayı tebrik ediyordu. Ben de hemen bir telgraf çekmiş ve kendilerini kutlamıştım. Atatürkten ertesi gün gelen cevab-ı telgraf şöyle idi:
Sayın Fahrettin Altay Paşa, Ben de seni tebrik eder Altay gibi şanlı şerefli günler dilerim.
Telgrafı aldığım zaman gözlerim dolu idi. Atatürk çok mutehassıs olduğu ve beraberce izlediğimiz Altay maçının hatırasına izafeten bana Altay soyadını layık görmüştü.
Eserleri
Türkiye İstiklâl Muhârebâtında Süvârî Kolordusunun Harekatı
İstiklâl Harbimizde Süvârî Kolordusu
İslâm Dini
On Yıl Savaşı ve Sonrası 1912-1922
İzmir Faciasının Muhakemesi, Belleten, Sayı: 89, 1959 (makale)
Galeri






Sözlük
Eklenecek
Fahrettin Altay - Vikipedi
Hata veya eksiklik görmüş olduğunuz kısımları bana iletebilirsiniz.
Serinin diğer konularına aşağıdan ulaşabilirsiniz
