[ame]https://www.youtube.com/watch?v=SfbezT1TvNc[/ame]
MEHTERİN HİKÂYESİ
Mehter musikisi, Avrupalı bestecilere ilham kaynağı oldu. Wagner, İşte musiki buna derler demekten kendisini alamadı. Biz ise bu ihtişamlı müesseseyi, iki defa kapatıp, iki defa yeniden açtık.
Selçuklu Sultanı III. Alâeddin Keykubad, Osman Gâziye 1289da beylik alâmeti olarak sancak ile beraber davul ve tuğ göndermişti. Bando, hükümdarlık alâmetlerindendir. Sulh zamanında halkın maneviyatını ayakta tutmak; seferde ise askeri yüreklendirmek ve düşmanın moralini bozmak fonksiyonunu yerine getirir. Kaşgarlı Mahmuda bakılırsa, Türkistan hükümdarları nezdinde kös, davul, zurna ve zil bulunan bir mızıka vardı. Osmanlılar zamanında mehter adı verilen mızıka takımı, sulhta saray, seferde otağ-ı hümayun (padişah çadırı) önünde nevbet vurur (konser verir); padişah da Selçuklu Sultanına hürmeten ayakta dinlerdi. Sultan Fatih, İki yüz sene evvel vefat etmiş bir padişah için ayağa kalkmak lüzumsuzdur diyerek bu âdeti kaldırdı.
İki sadrazam çıkardı
Mehterhâne, saraya bağlı bir ocak ve koğuşları da Topkapı Sarayı yanında meşkhâne denilen yerde idi. Sultan I. Ahmed, Sultanahmedde şimdi tapu dairesi olan yeri mehtere tahsis etti. Mevcutları 150-200 efradı bulurdu. Türkler rağbet etmediği için, ekserisi yeni devşirilmiş acemî oğlanlarından veya muhtedi Rum ya da Ermenilerden olurdu. Sultan IV. Muradın meşhur nedimi Melek Musa Çelebi, mehter mensubu ve Ermeni muhtedisi idi. Saray müezzinleri de umumiyetle mehter içinden gelirdi.
Aman Osmanlı geçmesin!
Mehter tekrar kurulduğu zaman, 1826dan önceki parçaların çoğunun notası bulunamadı. Zamanın icabınca yeni marşlar bestelendi. Bugün çalınanların ekserisi bunlardır. Hücum Marşı, Amed Nesim-i Subh-Dem gibi parçalar eskidir. Sonradan eski bazı eserlere ulaşıldı. Ayrıca Mızıka-ı Hümayun için bestelenen marşlar da şimdi mehter repertuarındadır. Cumhuriyetten sonra eski marşlardaki bazı ifadeler değiştirildi. Askerlerin Hazır Silah diye başlayan Devlet Marşındaki Sultan Aziz kelimesi, Türk milleti; Ordumuz Etti Yemin diye başlayan Ordu Marşındaki Osmanlı kelimesi, Şanlı Türk; Sivastopol Önündedeki Arab Binbaşı terkibi, Yaman Binbaşı; Artar Cihadla Şanımız marşındaki Osmanlıyız kelimesi, Pek Şanlıyız; İzzeddin Hümâî Beyin meşhur Kafkasya Dağlarında Çiçekler Açar mısraı; İzmirin Dağlarında Çiçekler Açar; Yaşa Ey Şanlı Ordu Binler Yaşa mısraı da Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa şeklinde değiştirildi. Umarız artık bütün bu mehter marşları, orijinal güftesine uygun olarak icra edilir.
MEHTERİN HİKÂYESİ
Mehter musikisi, Avrupalı bestecilere ilham kaynağı oldu. Wagner, İşte musiki buna derler demekten kendisini alamadı. Biz ise bu ihtişamlı müesseseyi, iki defa kapatıp, iki defa yeniden açtık.
Selçuklu Sultanı III. Alâeddin Keykubad, Osman Gâziye 1289da beylik alâmeti olarak sancak ile beraber davul ve tuğ göndermişti. Bando, hükümdarlık alâmetlerindendir. Sulh zamanında halkın maneviyatını ayakta tutmak; seferde ise askeri yüreklendirmek ve düşmanın moralini bozmak fonksiyonunu yerine getirir. Kaşgarlı Mahmuda bakılırsa, Türkistan hükümdarları nezdinde kös, davul, zurna ve zil bulunan bir mızıka vardı. Osmanlılar zamanında mehter adı verilen mızıka takımı, sulhta saray, seferde otağ-ı hümayun (padişah çadırı) önünde nevbet vurur (konser verir); padişah da Selçuklu Sultanına hürmeten ayakta dinlerdi. Sultan Fatih, İki yüz sene evvel vefat etmiş bir padişah için ayağa kalkmak lüzumsuzdur diyerek bu âdeti kaldırdı.
İki sadrazam çıkardı
Mehterhâne, saraya bağlı bir ocak ve koğuşları da Topkapı Sarayı yanında meşkhâne denilen yerde idi. Sultan I. Ahmed, Sultanahmedde şimdi tapu dairesi olan yeri mehtere tahsis etti. Mevcutları 150-200 efradı bulurdu. Türkler rağbet etmediği için, ekserisi yeni devşirilmiş acemî oğlanlarından veya muhtedi Rum ya da Ermenilerden olurdu. Sultan IV. Muradın meşhur nedimi Melek Musa Çelebi, mehter mensubu ve Ermeni muhtedisi idi. Saray müezzinleri de umumiyetle mehter içinden gelirdi.
Aman Osmanlı geçmesin!
Mehter tekrar kurulduğu zaman, 1826dan önceki parçaların çoğunun notası bulunamadı. Zamanın icabınca yeni marşlar bestelendi. Bugün çalınanların ekserisi bunlardır. Hücum Marşı, Amed Nesim-i Subh-Dem gibi parçalar eskidir. Sonradan eski bazı eserlere ulaşıldı. Ayrıca Mızıka-ı Hümayun için bestelenen marşlar da şimdi mehter repertuarındadır. Cumhuriyetten sonra eski marşlardaki bazı ifadeler değiştirildi. Askerlerin Hazır Silah diye başlayan Devlet Marşındaki Sultan Aziz kelimesi, Türk milleti; Ordumuz Etti Yemin diye başlayan Ordu Marşındaki Osmanlı kelimesi, Şanlı Türk; Sivastopol Önündedeki Arab Binbaşı terkibi, Yaman Binbaşı; Artar Cihadla Şanımız marşındaki Osmanlıyız kelimesi, Pek Şanlıyız; İzzeddin Hümâî Beyin meşhur Kafkasya Dağlarında Çiçekler Açar mısraı; İzmirin Dağlarında Çiçekler Açar; Yaşa Ey Şanlı Ordu Binler Yaşa mısraı da Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa şeklinde değiştirildi. Umarız artık bütün bu mehter marşları, orijinal güftesine uygun olarak icra edilir.
Moderatör tarafında düzenlendi:



