Yıllardır yıllardır hayaller kurdum,
Seni anam gibi aradım durdum... .
Ey benim sevgilim, Ey Anayurdum!...
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Gövden bir yerde, başın bir yerde Senin halin
attı beni bu derde...
Söyle Turan sen neredesin ben nerede?
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Turan ellerinden haber gelmiyor!
Ya Rabbi derdimi kimse bilmiyor!
Dört asırdır Türk'ün yüzü gülmüyor!. .
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Kimlere söylesem bilmem derdimi?
Acep dünya böyle zulüm gördü mü?
Bozkurt gitmiş, Ayı basmış yurdumu.
Bozkurdum der, öz yurdum der ağlarım,
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Koskoca bir âlem göçmüş yıkılmış
Türbelerin, camilerin yıkılmış
Meydanlara kara putlar dikilmiş!. .
Buhara der, Semerkant der, ağlarım,
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Sen ey Hazar, Engin Hazar, Türk Hazar.
Söyle bana sularında kim gezer?
Kâfir Moskof yine mezar mı kazar?
Seyhun gibi, Ceyhun gibi çağlarım,
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım.
Moskof bayrağını çekmiş gemiler,
Yol alırken dalgaların iniler,
Her gelen haberde derdim yeniler!
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Vatanlar, vatanlar esir vatanlar
Ey yüreği vatan için atanlar!
Toplanın elleri silah tutanlar!
Kıyam etsin ölülerim, sağlarım!
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Esen yellere bak, sevda yelidir,
Açan güllere bak, bayrak alıdır,
Senden ayrı düşen gönül delidir!
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Duman olup dağlarına ağsam mı?
Yağmur olup bağlarına yağsam mı?
Yıldız olup göklerinde doğsam mı?
Ah çeker de yaşın yaşın ağlarım!
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Doğmuyor, doğmuyor aylar, yıldızlar!
Çalmıyor kırılmış kopuzlar sâzlar!
Karalar bağlamış gelinler kızlar!
Akşam olur sabah olur ağlarım,
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım!
Allah Allah diyen ezanlar nerede?
Efeler, yiğitler, kızanlar nerede?
Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerede?
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Artık Dede Korkut öğüt vermiyor,
Gültekin'in bildirgeleri gelmiyor!
Ne söylesem olmuyor, ah olmuyor!. .
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Sürüler dağılmış yaylamaz olmuş,
Irmaklar kurumuş çağlamaz olmuş,
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Mağripten meşrıkı soranlar hani?
Çin'i Viyana'yı saranlar hani?
Üç kıt'ada dimdik duranlar hani?
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Geçmiş günler birer hayal oldular,
Bedr-i tam idiler hilâl oldular,
Dün cevapken bugün sual oldular!
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Kınaman dostlarım gözümde yaş var!
Şu kara bağrımda bir kara taş var!
Tam elli iki milyon esir kardaş var!
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım!..
Seni anam gibi aradım durdum... .
Ey benim sevgilim, Ey Anayurdum!...
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Gövden bir yerde, başın bir yerde Senin halin
attı beni bu derde...
Söyle Turan sen neredesin ben nerede?
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Turan ellerinden haber gelmiyor!
Ya Rabbi derdimi kimse bilmiyor!
Dört asırdır Türk'ün yüzü gülmüyor!. .
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Kimlere söylesem bilmem derdimi?
Acep dünya böyle zulüm gördü mü?
Bozkurt gitmiş, Ayı basmış yurdumu.
Bozkurdum der, öz yurdum der ağlarım,
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Koskoca bir âlem göçmüş yıkılmış
Türbelerin, camilerin yıkılmış
Meydanlara kara putlar dikilmiş!. .
Buhara der, Semerkant der, ağlarım,
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Sen ey Hazar, Engin Hazar, Türk Hazar.
Söyle bana sularında kim gezer?
Kâfir Moskof yine mezar mı kazar?
Seyhun gibi, Ceyhun gibi çağlarım,
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım.
Moskof bayrağını çekmiş gemiler,
Yol alırken dalgaların iniler,
Her gelen haberde derdim yeniler!
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Vatanlar, vatanlar esir vatanlar
Ey yüreği vatan için atanlar!
Toplanın elleri silah tutanlar!
Kıyam etsin ölülerim, sağlarım!
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Esen yellere bak, sevda yelidir,
Açan güllere bak, bayrak alıdır,
Senden ayrı düşen gönül delidir!
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Duman olup dağlarına ağsam mı?
Yağmur olup bağlarına yağsam mı?
Yıldız olup göklerinde doğsam mı?
Ah çeker de yaşın yaşın ağlarım!
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Doğmuyor, doğmuyor aylar, yıldızlar!
Çalmıyor kırılmış kopuzlar sâzlar!
Karalar bağlamış gelinler kızlar!
Akşam olur sabah olur ağlarım,
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım!
Allah Allah diyen ezanlar nerede?
Efeler, yiğitler, kızanlar nerede?
Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerede?
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Artık Dede Korkut öğüt vermiyor,
Gültekin'in bildirgeleri gelmiyor!
Ne söylesem olmuyor, ah olmuyor!. .
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Sürüler dağılmış yaylamaz olmuş,
Irmaklar kurumuş çağlamaz olmuş,
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Mağripten meşrıkı soranlar hani?
Çin'i Viyana'yı saranlar hani?
Üç kıt'ada dimdik duranlar hani?
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Geçmiş günler birer hayal oldular,
Bedr-i tam idiler hilâl oldular,
Dün cevapken bugün sual oldular!
Nerede benim, Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.
Kınaman dostlarım gözümde yaş var!
Şu kara bağrımda bir kara taş var!
Tam elli iki milyon esir kardaş var!
Nerede benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım!..
Son düzenleme:
