Red Dead Redemption 2 Tanıtımı?
Merhaba THT Ailesi,
Bir efsane olan Red Dead Redemption 2 oyununun tanıtımı ve göz ucuyla hikayesine bakacağız.
Üçüncü ve birinci şahıs açısıyla oynanabilen, açık dünya denilince akla gelen ilk başyapıtlardan biridir. Rockstar Games'in yıllarca üzerinde uğraştığı bu şaheser, günümüzde bile grafik ve detaylarıyla rakipsiz. Oyunda resmi Türkçe dil desteği yok maalesef ancak ufak bir araştırmayla forumlardan harika Türkçe yamalar kurarak bu destansı hikayeyi kendi dilimizde iliklerimize kadar hissedebiliyoruz.
RDR 2 Sevenler için Müjde!
Oyun normalde çıkışının üzerinden yıllar geçmesine rağmen kalitesinden ötürü oldukça tuzlu ancak Steam ve Epic Games bahar indirimleri sayesinde sık sık %60-%70 oranında devasa indirimlere giriyor.
Oyun dünyasına ilgi duyan, kütüphanesinde bulunmayan ve "ben kaliteli, uzun soluklu bir oyun oynamak istiyorum" diyenlerin bence kesinlikle kaçırmaması gereken bir fırsat olarak görüyorum.
Red Dead Redemption 2 Hikayesi
Temeli Nedir?
Yıl 1899, Vahşi Batı döneminin artık son demlerindeyiz. Kanun adamları, kalan son yasadışı çeteleri acımasızca avlıyor. Teslim olmayanlar veya boyun eğmeyenler birer birer asılıyor. Biz ise bu kargaşanın tam ortasında, Dutch van der Linde'in liderlik ettiği çetenin en sadık, en ağır abisi olan Arthur Morgan karakterine hayat veriyoruz. Blackwater kasabasında işler fena halde ters gidip büyük bir soygun patlayınca, çetemizle birlikte can havliyle kaçmak zorunda kalıyoruz. Karlı dağlarda dondurucu soğukta hayatta kalmaya çalışırken arkamızda federal ajanlar ve ülkenin en iyi ödül avcıları var. Çete kampımızı ayakta tutmak, yiyecek bulmak ve en önemlisi "sadakat" ile "kendi doğrularımız" arasında sürekli bir seçim yapmak zorundayız. Oyun ilerledikçe Arthur'un içsel dönüşümüne, çetedeki gruplaşmalara ve bir baba gibi gördüğümüz Dutch'ın yavaş yavaş delirmesine şahit oluyoruz. Basit bir haydutluk hikayesi gibi başlayan senaryo, oyunun sonlarına doğru sizi gerçekten ekrana kilitleyecek ve gözlerinizi dolduracak kadar derin bir drama dönüşüyor. Oyunda hem federal ajanlardan kaçıyor hem rakip çete O'Driscoll'larla çatışıyor hem de o malum verem hastalığına yakalandıktan sonra geçmişteki günahlarımızla yüzleşip en azından ardımızda kalan insanlara iyi bir şeyler bırakmaya çalışıyoruz. O müzik eşliğinde atımızı son kez sürdüğümüz sahne... Cidden boğaz düğümlüyor.
Red Dead Redemption 2 Silah Mekanikleri?
Rockstar bu oyunda silah gerçekçiliğini arşa çıkarmış. Çatışmalara girmeden önce silahlarınızı silah yağı ile sürekli temizlemeniz gerekiyor, aksi halde namlu kirleniyor, mermi tutukluk yapıyor veya silahın hasarı ve menzili ciddi şekilde düşüyor. Kasabalardaki silahşör dükkanlarına gidip tabancalardan tüfeklere kadar tüm mühimmatımızı kabzasındaki ahşabın türüne, namlusundaki altın veya gümüş işlemelere kadar detaylıca özelleştirebiliyoruz. Çatışma hissiyatı ise "Dead Eye" (Ölü Göz) yeteneği sayesinde muazzam; zamanı yavaşlatıp düşmanların hayati noktalarını tek tek işaretleyerek aynı anda 5-6 kişiyi indirebiliyoruz.
At ve Hayatta Kalma Dinamikleri?
Sıradan oyunlardaki gibi "ıslık çalayım atım ışınlansın" mantığı yok. Atımız bizim en yakın dostumuz. Onunla bağ kuruyoruz, tımar ediyoruz, besliyoruz.
Hayatta kalma mekaniklerinin 4 temel yansıması var.
Hava durumuna göre giyinme (sıcakta terleme, soğukta can gitmesi).
At ile olan bağ seviyesi (korkup sizi üstünden atma ihtimali).
Düzenli beslenme, kilo alma ve zayıflama (Arthur'un kondisyonu).
Avlanma detayları ve kamp bağışları.
Red Dead Serisi Devamı ve Bağlantıları?
Bilmeyenler için ufak bir detay vereyim; RDR 2 aslında 2010 yılında çıkan ilk oyunun "öncesini" anlatıyor (Prequel). Bu oyunda çetesinde bulunduğumuz ve kardeş gibi sevdiğimiz John Marston karakteri, ilk oyunun ana karakteriydi. Oyunun sonunda Arthur Morgan abimiz, John'un ailesiyle kaçıp hayatta kalabilmesi için canını feda ediyor tabi. Diğer devam oyunu ise Arthur'un bıraktığı mirası devralan John Marston'ın yıllar sonra eski çete üyelerinin peşine düşmek zorunda bırakılmasıyla büyüyen, uzanan giden efsanevi bir hikaye.
RDR Serisi Tavsiyesi?
Eğer bu efsane evrene giriş yapacaksanız, hikaye kronolojisi açısından kesinlikle önce RDR 2'yi oynamanızı tavsiye ederim. Ardından ilk oyunu oynadığınızda taşlar tam yerine oturuyor ve karakterlerin neden o halde olduklarını çok daha iyi anlıyorsunuz. İki oyunu da defalarca bitirmiş biri olarak adamlar oyun değil resmen yaşayan, nefes alan koca bir dünya simülasyonu yapmış.
Peki ya siz bu oyun hakkında ne düşünüyorsunuz, favoriniz Arthur mu yoksa John mu?
Merhaba THT Ailesi,
Bir efsane olan Red Dead Redemption 2 oyununun tanıtımı ve göz ucuyla hikayesine bakacağız.
Üçüncü ve birinci şahıs açısıyla oynanabilen, açık dünya denilince akla gelen ilk başyapıtlardan biridir. Rockstar Games'in yıllarca üzerinde uğraştığı bu şaheser, günümüzde bile grafik ve detaylarıyla rakipsiz. Oyunda resmi Türkçe dil desteği yok maalesef ancak ufak bir araştırmayla forumlardan harika Türkçe yamalar kurarak bu destansı hikayeyi kendi dilimizde iliklerimize kadar hissedebiliyoruz.
RDR 2 Sevenler için Müjde!
Oyun normalde çıkışının üzerinden yıllar geçmesine rağmen kalitesinden ötürü oldukça tuzlu ancak Steam ve Epic Games bahar indirimleri sayesinde sık sık %60-%70 oranında devasa indirimlere giriyor.
Oyun dünyasına ilgi duyan, kütüphanesinde bulunmayan ve "ben kaliteli, uzun soluklu bir oyun oynamak istiyorum" diyenlerin bence kesinlikle kaçırmaması gereken bir fırsat olarak görüyorum.
Red Dead Redemption 2 Hikayesi
Temeli Nedir?
Yıl 1899, Vahşi Batı döneminin artık son demlerindeyiz. Kanun adamları, kalan son yasadışı çeteleri acımasızca avlıyor. Teslim olmayanlar veya boyun eğmeyenler birer birer asılıyor. Biz ise bu kargaşanın tam ortasında, Dutch van der Linde'in liderlik ettiği çetenin en sadık, en ağır abisi olan Arthur Morgan karakterine hayat veriyoruz. Blackwater kasabasında işler fena halde ters gidip büyük bir soygun patlayınca, çetemizle birlikte can havliyle kaçmak zorunda kalıyoruz. Karlı dağlarda dondurucu soğukta hayatta kalmaya çalışırken arkamızda federal ajanlar ve ülkenin en iyi ödül avcıları var. Çete kampımızı ayakta tutmak, yiyecek bulmak ve en önemlisi "sadakat" ile "kendi doğrularımız" arasında sürekli bir seçim yapmak zorundayız. Oyun ilerledikçe Arthur'un içsel dönüşümüne, çetedeki gruplaşmalara ve bir baba gibi gördüğümüz Dutch'ın yavaş yavaş delirmesine şahit oluyoruz. Basit bir haydutluk hikayesi gibi başlayan senaryo, oyunun sonlarına doğru sizi gerçekten ekrana kilitleyecek ve gözlerinizi dolduracak kadar derin bir drama dönüşüyor. Oyunda hem federal ajanlardan kaçıyor hem rakip çete O'Driscoll'larla çatışıyor hem de o malum verem hastalığına yakalandıktan sonra geçmişteki günahlarımızla yüzleşip en azından ardımızda kalan insanlara iyi bir şeyler bırakmaya çalışıyoruz. O müzik eşliğinde atımızı son kez sürdüğümüz sahne... Cidden boğaz düğümlüyor.
Red Dead Redemption 2 Silah Mekanikleri?
Rockstar bu oyunda silah gerçekçiliğini arşa çıkarmış. Çatışmalara girmeden önce silahlarınızı silah yağı ile sürekli temizlemeniz gerekiyor, aksi halde namlu kirleniyor, mermi tutukluk yapıyor veya silahın hasarı ve menzili ciddi şekilde düşüyor. Kasabalardaki silahşör dükkanlarına gidip tabancalardan tüfeklere kadar tüm mühimmatımızı kabzasındaki ahşabın türüne, namlusundaki altın veya gümüş işlemelere kadar detaylıca özelleştirebiliyoruz. Çatışma hissiyatı ise "Dead Eye" (Ölü Göz) yeteneği sayesinde muazzam; zamanı yavaşlatıp düşmanların hayati noktalarını tek tek işaretleyerek aynı anda 5-6 kişiyi indirebiliyoruz.
At ve Hayatta Kalma Dinamikleri?
Sıradan oyunlardaki gibi "ıslık çalayım atım ışınlansın" mantığı yok. Atımız bizim en yakın dostumuz. Onunla bağ kuruyoruz, tımar ediyoruz, besliyoruz.
Hayatta kalma mekaniklerinin 4 temel yansıması var.
Hava durumuna göre giyinme (sıcakta terleme, soğukta can gitmesi).
At ile olan bağ seviyesi (korkup sizi üstünden atma ihtimali).
Düzenli beslenme, kilo alma ve zayıflama (Arthur'un kondisyonu).
Avlanma detayları ve kamp bağışları.
Red Dead Serisi Devamı ve Bağlantıları?
Bilmeyenler için ufak bir detay vereyim; RDR 2 aslında 2010 yılında çıkan ilk oyunun "öncesini" anlatıyor (Prequel). Bu oyunda çetesinde bulunduğumuz ve kardeş gibi sevdiğimiz John Marston karakteri, ilk oyunun ana karakteriydi. Oyunun sonunda Arthur Morgan abimiz, John'un ailesiyle kaçıp hayatta kalabilmesi için canını feda ediyor tabi. Diğer devam oyunu ise Arthur'un bıraktığı mirası devralan John Marston'ın yıllar sonra eski çete üyelerinin peşine düşmek zorunda bırakılmasıyla büyüyen, uzanan giden efsanevi bir hikaye.
RDR Serisi Tavsiyesi?
Eğer bu efsane evrene giriş yapacaksanız, hikaye kronolojisi açısından kesinlikle önce RDR 2'yi oynamanızı tavsiye ederim. Ardından ilk oyunu oynadığınızda taşlar tam yerine oturuyor ve karakterlerin neden o halde olduklarını çok daha iyi anlıyorsunuz. İki oyunu da defalarca bitirmiş biri olarak adamlar oyun değil resmen yaşayan, nefes alan koca bir dünya simülasyonu yapmış.
Peki ya siz bu oyun hakkında ne düşünüyorsunuz, favoriniz Arthur mu yoksa John mu?



