Güven yerine para kaybetmeyi yeğleyen adam Robert Bosh
İsmail Şen
İstanbul Ticaret 16 Aralık 2011
Biz onu Bosh reklamlarındaki sloganlaşan sözüyle tanıyoruz: İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi yeğlerim.
1861 yılında Güney Almanyanın bir köyünde, 12 çocuklu bir ailenin 11. Çocuğu olarak doğdu. Babası çocuklarının eğitimine özen gösteriyordu. Ulm Realschule adlı teknik okula devam eden Bosh, bir süre de tesviyeci çıraklığı yaptı.
Daha sonra Amerika Birleşik Devletlerinde Thomas Alva Edisonun yanında ve İngilterede çalıştı. Almanyaya dönerek Stuttgartta teknik işler yapan bir şirket kurdu. 1887de evlendi. Yanında bir kalfa ve bir de çırak çalışıyordu. Elektrik tesisatlarını onarıyor, ev telgrafı ve paratoner montajı yapıyorlardı.
İcat ettiği manyeto sistemi motorlarda kullanılmaya başlayınca herşey değişmeye başladı. Önce büyük atölyeler, sonra fabrikalar kurdu. Almanya genelinde 1918de yasalaşan 8 saatlik iş gününü 1906 yılında uygulamaya başladığı için Kızıl Bosh olarak anıldı. 1910dan itibaren çalışanlarına cumartesi günleri öğleden sonra izin verdi. Tabii bu sırada çalışma haftası 6 tam gündü. Tüm bunlara rağmen 1913 yılında şirketi 7 haftalık bir işçi eylemine sahne olunca, o güne kadar katılmayı reddettiği Alman İşverenler Birliğine katıldı.
Birinci Dünya Savaşı öncesi üretiminin yüzde 90ını ihraç ediyordu. Daha çok, buji, akü, far ve starter üretiyordu. Savaş sonrası araştırma yatırımlarına büyük paralar ayırmaya başladı. İki dünya savaşı arasında krizden etkilense de büyüyen Bosh, fabrikalarının büyük bir yıkıma uğradığı günleri göremeden 1942de öldü. Fabrikaların yeniden inşasından sonra ürün yelpazesi genişleyecek ve buzdolabı ve diğer elektrikli aletler de Bosh markasıyla üretilmeye başlayacaktı.
İsmail Şen
İstanbul Ticaret 16 Aralık 2011
Biz onu Bosh reklamlarındaki sloganlaşan sözüyle tanıyoruz: İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi yeğlerim.
1861 yılında Güney Almanyanın bir köyünde, 12 çocuklu bir ailenin 11. Çocuğu olarak doğdu. Babası çocuklarının eğitimine özen gösteriyordu. Ulm Realschule adlı teknik okula devam eden Bosh, bir süre de tesviyeci çıraklığı yaptı.
Daha sonra Amerika Birleşik Devletlerinde Thomas Alva Edisonun yanında ve İngilterede çalıştı. Almanyaya dönerek Stuttgartta teknik işler yapan bir şirket kurdu. 1887de evlendi. Yanında bir kalfa ve bir de çırak çalışıyordu. Elektrik tesisatlarını onarıyor, ev telgrafı ve paratoner montajı yapıyorlardı.
İcat ettiği manyeto sistemi motorlarda kullanılmaya başlayınca herşey değişmeye başladı. Önce büyük atölyeler, sonra fabrikalar kurdu. Almanya genelinde 1918de yasalaşan 8 saatlik iş gününü 1906 yılında uygulamaya başladığı için Kızıl Bosh olarak anıldı. 1910dan itibaren çalışanlarına cumartesi günleri öğleden sonra izin verdi. Tabii bu sırada çalışma haftası 6 tam gündü. Tüm bunlara rağmen 1913 yılında şirketi 7 haftalık bir işçi eylemine sahne olunca, o güne kadar katılmayı reddettiği Alman İşverenler Birliğine katıldı.
Birinci Dünya Savaşı öncesi üretiminin yüzde 90ını ihraç ediyordu. Daha çok, buji, akü, far ve starter üretiyordu. Savaş sonrası araştırma yatırımlarına büyük paralar ayırmaya başladı. İki dünya savaşı arasında krizden etkilense de büyüyen Bosh, fabrikalarının büyük bir yıkıma uğradığı günleri göremeden 1942de öldü. Fabrikaların yeniden inşasından sonra ürün yelpazesi genişleyecek ve buzdolabı ve diğer elektrikli aletler de Bosh markasıyla üretilmeye başlayacaktı.
