Bir başınalıktır ve sokak lambası altı ayrılık.
Hükmetmektir birine ve onu öldürmektir bin bir kere.
Köşe başı yalnızlığın adıdır, bir mahallede.
Cebinde küçük küçük intihar notları taşımaktır belki de.
Pencere kapı ardına kadar açık oturmaktır gecelerde.
Evden bir şey çalınır endişesi taşımadan hem de.
“Odaların hepsi dağınık, eşyalarının her biri bir yanda…
O geleceğini anladığın anda, bir araya getirebilmektir doğruları. “
Kelimelerle oynamaktır hatta sayfalarca cümleyi bir arada tutabilmektir kâğıtta.
Ve geceleyin yürümektir kaldırdım da, aklını bırakmışken onun yanında.
İncinmesin diye gül, dikenine razı gelebilmektir dalında.
Kana bulanmaktır ve kana doymaktır, gözyaşı karışık gerisi hüzün…
Saat dilimlerini ezberlemektir, dilim dilim geceleyin.
Hiç görmediğin kadar yıldızı görebilmektir, başının üzerinde.
Direniştir aşk hayata, erkenden kalkıp aynanın karşısında buluşmaktır suratınla.
Cephedir, savaş meydanıdır, Babil de çocuk, Bağdat da baba, Bosna da annedir.
Ne yazık ki her insan gibi, aşkta ölümü görecektir…
Hükmetmektir birine ve onu öldürmektir bin bir kere.
Köşe başı yalnızlığın adıdır, bir mahallede.
Cebinde küçük küçük intihar notları taşımaktır belki de.
Pencere kapı ardına kadar açık oturmaktır gecelerde.
Evden bir şey çalınır endişesi taşımadan hem de.
“Odaların hepsi dağınık, eşyalarının her biri bir yanda…
O geleceğini anladığın anda, bir araya getirebilmektir doğruları. “
Kelimelerle oynamaktır hatta sayfalarca cümleyi bir arada tutabilmektir kâğıtta.
Ve geceleyin yürümektir kaldırdım da, aklını bırakmışken onun yanında.
İncinmesin diye gül, dikenine razı gelebilmektir dalında.
Kana bulanmaktır ve kana doymaktır, gözyaşı karışık gerisi hüzün…
Saat dilimlerini ezberlemektir, dilim dilim geceleyin.
Hiç görmediğin kadar yıldızı görebilmektir, başının üzerinde.
Direniştir aşk hayata, erkenden kalkıp aynanın karşısında buluşmaktır suratınla.
Cephedir, savaş meydanıdır, Babil de çocuk, Bağdat da baba, Bosna da annedir.
Ne yazık ki her insan gibi, aşkta ölümü görecektir…
