Merhaba sayın TurkHackTeam üyeleri, öncelikle konuma hoş geldiniz. Bu konumuzda ele alacağımız konu sosyal medyanın bizlerde oluşturduğu bağımlılıklar. Sosyal medya her kesim tarafından kullanılan bir şey haline geldi artık günümüzde. Her toplumdan insanlar için özel olarak geliştirilmekte, kullanım amaçları ise aynı şekilde sosyal medya platformlarını kullanan kullanıcılara göre değişmekte.
Bu kullanım amacının değişimi de bir kesim insanın işine yararken diğer bir kesimin ise tam tersi etki göstererek kendilerine ister istemez, fark edilmeden kendilerine zarar veriyorlar. Kendimize yaptığımız bu Kâr - Zarar durumunu aslında kendi kendimizi içine atıyor ve oluşturuyoruz. Burada birazcık zaman hakkında konuşmamız gerekmekte. Çünkü bilindiği üzere geçmiş zamanda alınan kararlar gelecek zaman, yani şimdiki zamanı şekillendirir. Aynı şekilde sosyal medya kullanımı için aldığımız kararlar şimdiki zamana etki ederek bizlerin şu anda içinde olduğu durumu oluşturmuş olur.
Sosyal medya kullanımı ve kullanıcı kitlesi devasa olduğundan hedef alacağımız kitle genel olmak yerine öğrencilerden oluşacaktır. Yani dolaylı yoldan gençlerden oluşmuş olacaktır. Sosyal medya kullanımının arkasındaki sebepler neler, bizler neden sosyal medyaya bağımlı oluruz, bağımlı olmamızın arkasında bir anlam var mı, bir veya birden fazla sebep var mı ondan bahsediyor olacağız.
Sosyal medyayı kullanmaktan keyif almamızın sebeplerinden biri: sosyal medyada günlük hayatımızda olamadığımız kişi olabiliyoruz, bu genele yayılmış durumdadır. Fiziksel hayatımızda neysek, kimsek oyuzdur. Fakat sosyal medyada aynısı geçerli değildir. Sosyal medyada olmak istediğimiz kişiyi oynayabilir, yaşamak istediğimiz hayatı tıpkı yaşıyormuş gibi gösterebiliriz. Ve daha niceleri...
İlk olarak öğrencilerin yaş gruplarından başlayacağız, sosyal medya ve internetin sıklıkla kullanımı genelde genç kesimin elinde bunu çok iyi biliyoruz, peki bu dağılım bağımlılık için yeterli bir etken mi? Yani sosyal medya ve internetin kullanım yoğunluğunun sıklıkla gençlerde olması bağımlılıkların büyük çoğunluğunun gençlerden mi oluşturduğunu gösteriyor veya benzer bir potansiyel mi var ona hep beraber ilerleyen zamanlarda öğrenmiş olacağız.
Görüldüğü üzere yaş grupları karşımızda, fakat ondan önce bilmemiz gereken kısım tüm bu gençlerin / öğrencilerin genel yaş ortalaması. Genel yaş ortalamamız: 20. Şimdi ise grup olarak çoğunlukta olan yaş gruplarına bakalım. 19, 20, 21, 22 yaş grubuna mensup olan kişiler çoğunlukta. Fakat bu tablodan da en fazla olan 20'li yaş grubu iken hemen arkasından da 19 yaş grubu gelmekte.
Şimdi ise kullanım sürelerine bakalım, bir şeyi yeterince uzun süre kullanırsak bağımlı oluruz düşüncesi bana göre pekte doğru bir düşünce değil. Düzenli olarak okula veya işe gideriz, bunu yıllarca yaparız ama kimse okula veya işe gitmeye bağımlı olmaz. Kimse okula veya işe gidemediği için yoksunluk çekmez. Bir şeye bağımlı olabilmemiz için haz duymamız, keyif almamız gerek, bizi mutlu etmesi gerekir.
Aslında bir şeye bağımlı olduğumuz zaman tekrar tekrar yapmamızın sebebi, keyif almıyorsak bile yapmaya devam etmemizin sebebi: bağımlı olduğumuz şeyi ilk defa yaptığımız zaman tattığımız o ilk haz, bize verdiği ve ilk defa bize tattırdığı o mutluluk. İlklerimizi aramaya devam ederiz çünkü istediğimiz şey odur.
Yorumlamadan önce kullanım saatlerinin genel ortalamasına bakalım. Hedef aldığımız kitle olan öğrenciler ve dolaylı yoldan gençlerin günlük olarak ortalama kaç saat sosyal medyada vakit geçiriliyorlar onu öğrenelim: 4.9 saat, düz 5 saat diyebiliriz. Ve günümüzdeki gençlerin de günlük ekran sürelerinin bir çoğunun 10 saatin üzerinde olduğunu var sayarsak bu sürenin yarısını sosyal medya için harcıyorlarmış diyebiliriz. Genel olarak da 4 - 6 saat arası bir genel kullanım mevcut.
Şimdi ise gelelim çoğunlukla hangi sosyal medya ağının kullanıldığına. Sosyal medyaya bağımlı oluruz evet ama aslında sosyal medyanın kullanım şekline, tarzına bağımlı oluruz. Eğer sonradan alışılmışın dışında bir şey kullanmaya başlarsak eğer yabancılık çeker ve alışmış olduğumuz sosyal ağa geri dönmek isteriz. Fakat bunun arka planında bizler alışmış olduğumuz sosyal ağa dönmeyiz; bağımlılıklarımıza geri döneriz, konfor alanımıza geri döneriz, alışmış olduğumuz yere geri döneriz.
Görüldüğü üzere sıklıkla kullanılan sosyal ağlar arasında en sık kullanılanları: Instagram, TikTok ve Facebook bulunmakta. 3'ü de benzer kullanım şeklinde ve tarzına sahip sosyal ağlar. -ki Facebook günümüzde gençler arasında pek kullanılmasa da Instagram ve TikTok sıklıkla kullanılıp tercih edildiğini söyleyebiliriz.
Şimdi ise bakacağımız konu, artık biraz daha bu bağımlılığın bizlere bir geri dönüşü oluyor mu, geri dönüşten kasıt fiziksel bir etki. Bizlerin de inceleyeceği şey bu sosyal medya kullanımı yüzünden, yaşadıkları, boğuştukları bağımlılık yüzünden akademik anlamda bir etki yaşıyorlar mı onu incelemek.
Görüldüğü üzere evet etkiliyor diyenlerin sayısı hayır etkilemiyor diyenlerin sayısından daha fazla. -ki biz sadece sınırlı kişiler ile bu çalışmayı yürütüp bu sonuca ulaşıyoruz. Geneli de işin içine katarsak eğer çok büyük bir çoğunluk sosyal medya kullanımları yüzünden, boğuştukları ve uğraştıkları bağımlılıkları yüzünden fiziksel hayatlarında bir etki yaşıyor. Yaşayanların sayısı da yaşamayanların sayısına oranla çok fazla olduğunu söylemek bence gayet mümkün.
Her bağımlılıkta olduğu gibi sosyal medya bağımlılığı da hayatlarımızı ciddi manada etkileyebilir. Bizleri depresyona sokabilir, stres seviyemizi artırarak beyin sisi yaşamamıza sebep olabilir, kendimizi bizlerden daha iyi, daha başarılı biri ile kıyaslatıp bizlere psikolojik olarak ciddi anlamda etkileyebilir...
Madem bağımlılığın fiziksel hayatımıza olan etkilerinden konuşuyoruz o halde biraz daha konuşmaya devam edelim. Şimdi inceleyeceğimiz şey sosyal medya kullanımı, bağımlılığı yüzünden gerçekleştirmiş olduğumuz tartışma, kavga, moral bozucu olayların yaşanma sıklığına. Fakat bunlar Aile, eş, dost, arkadaş, akraba ortamları için geçerli.
Sayısal verileri incelemeden önce genel ortalamaya bakalım: genel tartışma sayı ortalaması 2. Bu sayı bile kişinin psikolojik durumunun kötüye gitmesi için yeterli bir sayı. Şimdi ise gruplara bakalım. En fazla olan grubumuz 3, yani kişiler sosyal medya kullanımı, bağımlılıkları yüzünden en fazla 3 defa tartışmış, kavga etmiş vs. sonrasında 2 ve ardında da 4 defa edilen tartışmalar, kavgalar vs geliyor.
Bu durum bile kişinin içine kapanmasına, depresyona girmesine sebep olacaktır. Sonrasında kişi tekrar eski neşesini, mutluluğunu aramaya başlayacaktır. Elinde de eski bir mutluluk kaynağı var: sosyal medya, kişi eski alışkanlıklarına geri döner. Aslında ilk defa hissettiği hazzı, mutluluğu arıyordur. Bu döngü böyle devam eder ve işin içinden çıkılmaz bir hale gelir. Elbette her tartışma sonrası yaşadığı psikolojik çöküntüler de buna sebep olacaktır.
Şimdi ise bakacağımız şey, gençlerin / öğrencilerin kendilerinde gördüğü, hissettiği bağımlılık puanları. Puanlar 1 - 10 arası bir değerde belirlenmiştir. 1 en düşük 10 ise en yüksek puan olarak belirlenmiştir.
Görüldüğü üzere puan grupları karşımızda, fakat gruplara geçmeden önce genel bir bağımlılık puan ortalamasına bakalım: 6.4, yani ortalamanın biraz üstü bir puana sahip. Yani ortada bir bağımlılık bulunmakta. Gruplarda ise 7 ve 8 puan grupların çokluğunu görmekteyiz. Hemen ardına da 5 puanlık grup bizleri takip etmekte. Bağımlılık puan gruplarının, bağımlılık puanlarına baktığımız zaman ortada gerçekten bir bağımlılığın olduğunu görebilmemiz son derece mümkün.
Madem bağımlılık konusu açıldı o halde biz de biraz da olsa devam ettirelim. Şimdi bakacağımız şey bağımlılık puanlarına göre tartışma, sürtüşme vs gibi olayların ortalamasına bakacağız. Yani anlamak istediğimiz şey şu: eğer bağımlılık puanı yüksek bir kişi varsa tartışma sayısı da bir o kadar yüksektir. Düz mantık ile de bağımlılık puanı düşük olan birinin de daha az tartışma vs sayısı vardır. Bakalım:
Ve evet düşüncemiz doğru çıktı. Bağımlılık puanı yükseldikçe tartışma sayısı da artıyor. Ve tam tersi olarak da bağımlılık puanı düştükçe tartışma sayısı da bir o kadar azalıyor. Yani bu sosyal medya kullanımı, bağımlılık fiziksel sonuçlar doğurabiliyor. Yakınlarımız ile aramızın bozulmasına sebep olup psikolojimizi bozuyor. Bir de üstüne bizleri bir bağımlılık döngüsüne sokuyor.
Şimdi ise akademik performansın etkilenmesi konusuna geri dönelim hazır bağımlılığın fiziksel hayatımızın etkisi gibi konulara girmişken. Şunu anlamak istiyoruz: akademik hayatı etkiliyor evet bunu zaten biliyoruz, öğrendik. Fakat etkilemesi için bir kullanım saat sınırı var mı acaba? Yani X bir saatin üzerinde kullanılırsa etki ediyor mu onu öğrenmek istiyorum. Bakalım:
Görüldüğü üzere sınır tam olarak ortalama bir yerde. 5 saatlik bir kullanım ve 5 puanlık bir bağımlılık durumu akademik hayatı etkiliyormuş. Ve sonrası da bizleri şaşırtmıyor aslında. 6 saatlik kullanım ve 6 puanlık bir bağımlılık skorunun üstü ise hem bizlere sosyal medyayı uzun saatlerce kullanan insanların bağımlılık skorlarının yüksek olduğunu gösteriyor hem de akademik hayatlarının etkilendiğini gösteriyor.
Şimdi ise ise inceleyeceğimiz konu uyku, hiç gece geç saatlere kadar sosyal medyada takıldığınız oldu mu? Sürekli olarak erken uyumak istediğiniz ama yine de gece geç saatlere kadar uyanık kaldığınız? İşte bunun sebebi sosyal medyanın uyku hormonu olan melatonini engelleyip bozmasıdır. Böyle olunca da geceleri huzursuz hissedip uyku konusunda güçlük çekiyorsunuz.
Peki bizler düz bir mantık ile az uyuyanların daha yüksek bir bağımlılık puanına sahip olduğunu ve daha çok uyuyanların ise daha az bir bağımlılık puanına sahip olduğu teorisini mantıklı bulabilir miyiz? En azından böyle bir şeyin çıkması mümkün müdür? Bakalım:
Görüldüğü üzere doğru bir düşünceye imza atmışız, ortaya attığımız teori doğru çıkmış diyebiliriz. Görece az uyuyan insanların bağımlılık puanları daha yüksekken olması gereken uyku saatine uyan kişilerin bağımlılık puanları daha az. Elbette tek bağımlılık veya bağımlı olmama durumuna bunu göstermemiz tutarsız olacaktır. Çünkü bağımlılık konusu, özellikle sosyal medya bağımlılık konusu çok geniş ve derin bir konudur.
Şimdi ise en başa yeniden dönüp yaş gruplarını yeniden inceleyelim, yaş gruplarını daha önceden inceledik, aynı şekilde bağımlılık puanlarını da inceledik. Genel bağımlılık puan skoruna baktık, peki yaş gruplarına göre bağımlılık ortalamasının durumu nedir? Bakalım:
Görüldüğü üzere yaş gruplarının bağımlılık ortalamaları karşımızda. Bağımlılık ortalaması en yüksek olan yaş grubumuz 18, sonrasında 19 ve hemen arkasından 21 geliyor ve öylece devam ediyor. En başta demiştik ki; bu bağımlılar çoğunlukla genç kesimden mi oluşuyor diye, grafiğimize bakacak olursak maalesef ki evet. Çünkü sosyal medya görece yeni bir teknoloji, yeni neslin bunu benimseyip bağımlısı olması da gayet normal gözüküyor.
Peki biz insanlar olarak neden sosyal medyaya bağımlı hale geliyoruz? Görece kolay erişebildiğimiz için mi? Kullanması kolay ve karmaşık olmamasından ötürü mü? Bağımlılıkların arkasındaki sebep kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. 2 bağımlı insanı sorguya çektiğimiz zaman bağımlılık nedenini sorduğumuz zaman iki kişi de farklı bir cevap verecektir.
Aslında hepimiz bağımlılığa meyilli insanlarız, sosyal medya bu zaafımız için biçilmiş kaftan sadece. Elimizin altındaki cep telefonu ile sınırsızca içerik tüketebiliyoruz. Ve bunun arkasındaki bana göre en büyük sebep; sosyal medyaların arkasındaki yapay zeka sistemleri. Bizlere sunduğu içerikler öneri sistemleri sayesinde, zevkimize göre şekillendirdiğimiz timeline'ımız bizleri asıl bağımlı eden şey.
Bağımlılık bizleri en zayıf bir anımızda yakalar, boşluğun içine düşmüş bir haldeyken yakalar. Bu zayıf durum, boşluk durumu sadece psikolojik değildir, sevdiğimiz şeyleri yaparken aslında zayıf bir haldeyizdir, boşluğun içindeyizdir. Sadece bizler çok keyif, haz aldığımız ve mutluluk duyduğumuz için bunun farkında olmayız. Sosyal medyanın arkasındaki yapay zeka sistemleri bizleri tam olarak bu anımızda yakalar.
Çünkü öneri sistemleri sevdiğimiz şeylere göre şekillenir, sevdiğimiz içeriklere göre şekillenen timeline'ımız için de aynısı geçerli. Sevdiğimiz içeriği tüketirken aslında sosyal medya şirketleri için zayıf bir konumdayızdır. Ve zayıflığımızı da güzel bir şekilde kullanıp bizi kendi kontrollerinin altına alıyorlar. Ve bizler de çoktan bağımlı olduğumuz için, beyinlerimiz uyuştuğu için bunu fark edemiyoruz. Buraya kadar okuyan herkese çok teşekkür ederim. Sonraki konularda görüşmek üzere kendinize iyi bakın.


