Gece herkesin uyuduğu bir vakitte çağrılmanın adıdır teheccüd. Kimsenin rağbet etmediği bir zamanda yönelmenin adıdır teheccüd. Kalkabilenlere ne mutlu
Yüce Allah buyuruyor:
Gecenin bir kısmında uyanıp kalk ve sana özel bir nâfile olmak üzere namaz kıl. (Böylece) Rabbinin seni makâm-ı mahmûda (şefâat mâkamına) çıkarması umulur. (İsrâ, 79)
Arapçada, gecenin bir kısmında uyuduktan sonra kalkmaya teheccüd denildiğinden, gece yarısından sonra kılınan namazlara da teheccüd namazı denir. Ancak teheccüd namazı kılmak için biraz yatıp uyumak şart değildir. Çünkü bazı geceleri hiç uyumayan Allah (c.c.) dostları olduğu gibi İmâm-ı Azamın da (r.a.), kırk yıl yatsı abdesti ile sabah namazını kıldığı yani geceleri hiç uyumadığı rivâyet edilir.
Allah (c.c.) Gecenin bir kısmında uyanıp kalk ve sana özel bir nâfile (ek) olmak üzere namaz kıl buyurduğu için, Peygamberimize (s.a.v.) teheccüd namazı farz, ümmetine ise sünnettir.
Âişe radıyallahu anhâ diyor ki:
Resûlullah (s.a.v.) gece on bir rekat namaz kılardı. Fecr-i sâdık doğunca (imsak vakti girince) hafifçe iki rekat namaz kılar, sonra müezzin gelip ezan okuyuncaya kadar sağ yanı üzerine yaslanıp yatardı. (Buhârî-Müslim)
Peygamberimiz (s.a.v.) vitir namazını yatsı ile birlikte kılmayıp teheccüdden
sonra kıldığı için geceleri sekiz rekatı teheccüd ve üç rekat vitir olmak üzere toplam on bir rekat namaz kılardı.
Teheccüd namazında kıyâmda (ayakta) çok uzun okuduğu, rüku ve secdelerde de çok tesbihat yaptığı için gece yarısından sonra başladığı teheccüd namazı imsak vaktine kadar devam eder ve imsak vakti girince sabah namazının sünnetini hafifçe yani Kâfirûn ve İhlâs sûreleri ile kılar ve sonra sağ yanı üzerine yaslanıp biraz dinlenirdi.
Âişe radıyallahu anhâ diyor ki:
Resûlullah (s.a.v.) geceleri kalkıp ayakları şişinceye kadar namaz kılardı.
Ben ona:
Ya Resûlallah! Senin geçmiş ve gelecek bütün hataların bağışlandığı halde niçin kendini böyle yoruyorsun? dedim.
Buyurdu ki:
Allaha şükreden bir kul olmayayım mı? (Buhârî-Müslim)
Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
Ey insanlar! Selâmı yayınız, yemek yediriniz, akrabalarınızı gözetip kollayınız ve insanlar uyurken (geceleri) namaz kılınız. Selâmetle cennete girersiniz. (Tirmizî-İbni Mâce)
