Türkiye-PKK çatışması
Türkiye-PKK çatışması, PKK ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasında örgütün 1978'de yılında kurulması ile beraber başlayan ve halen devam eden çatışmaları kapsamaktadır. 1984 yılına kadar küçük ölçekli silahlı çatışmalar yaşanmışsa da, Türk güvenlik güçleri ve PKK mensupları arasındaki topyekün silahlı mücadele 1984 yılında PKK'nın gerçekleştirdiği Eruh ve Şemdinli saldırıları ile başlanmış bilinmektedir.
Çatışmaların olduğu ülkeler sırasında Türkiye, Irak ve Suriye yer almaktadır. Savaş 27 Kasım 1978. yıldan başlamış günü bu günü halen devam etmektedir.
Sonuç olarak:
- Bazı bölgelerde geçici sokağa çıkma yasakları ilan edildi.
- Çözüm süreci askıya alındı
- PKK bazı doğu illerinde tek taraflı özerklik ilan etti. Bunun üzerine bu bölgelerde büyük çapta önemli operasyonlar düzenlendi.

PKK, ilk saldırısını 25 Ağustos 1984 tarihinde Eruh ve Şemdinli'ye saldırarak gerçekleştirmiştir. İki gün sonra da Siirt'te bir polis karakolu hedef alınmıştır. 1990. yıllarda cumhurbaşkanı Turgut Özal, PKK ile müzakere etmeyi kabul etmiştir.
Yıl 1993-de Turgut Özal ve Eşref Bitlis önderliğindeki barış görüşmeleri sonucunda; PKK, 20 Mart 1993'te ateşkes ilan etmiştir.
Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı ve Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde; Turgut Özal'ın karşı çıktığı 'şiddet yolu' ortaya konulmuş ve PKK'nın askeri yöntemlerle yok edilmesi hedeflenmiştir. Barış planı o zamandan itibaren rafa kaldırılmıştır.
Bu nedenle 1992-1995 arasında PKK'ya karşı, köyler boşaltılmış, halk köy korucusu olması için teşvik edilmiştir. Köyler havadan bombalanmış ve PKK'lıları önlemek için ormanlar yakılmıştır.

Rusya, ardından da sırasıyla İtalya, Yunanistan ve Kenya'ya giden Öcalan, 15 Şubat 1999'da Nairobi'deki Yunanistan Büyükelçiliğinde yakalanmış, Türkiye'ye getirilmiş ve burada yargılanmıştır.
LONDRADA PKK DESTEKÇİLERİ:

Kadıköy, İstanbulda, 22 Ekim 2007 yılında yani ikinci isyan devrinde PKK karşıtı bir gösteri olmuştur.
Türk milletinin birliği:

PKK kısa bir süreliğine 13 Nisan 2009'da ateşkes ilan etmiştir. Fakat çok kısa bir süre sonra yani 2012 yılının yaz mevsiminde, Kürtlerin Kuzey Suriye'de denetimi ele geçirmesi ile Türkiye-PKK çatışması farklı bir boyut almıştır. Türkiye, Suriye rejimini PKK'nın Suriye kolu olan PYD/YPG'yi desteklemekle suçlamıştır.
28 Aralık 2012 tarihinde dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK'nın cezaevindeki lideri Abdullah Öcalan ile görüşmeler yaptıklarını açıklamıştır. Bu dönemde ilk defa Çözüm Süreci ifadesi kullanılmaya başlanmıştır. Abdullah Öcalan mektubunda PKK'ya silahlı güçlerinin yurtdışına çıkması çağrısında bulunmuştur. 23 Mart tarihinde ise PKK'nın silahlı kanadının lideri Murat Karayılan, Abdullah Öcalan'ın çağrısına uyacaklarını belirtmiş ve 21 Mart'tan itibaren PKK'nın ateşkes yaptığı duyurmuştur.
Bu karardan itibaren birkaç münferit olay dışında iki taraf da ateşkese uymuş ve TSK ile PKK arasında silahlı bir çatışma yaşanmamıştır. Ancak PKK bu süreç içerisinde yol kesme, yerel mahkemeler kurma, muhtar kaçırma, haraç toplama, bölgeye devlet yatırımlarına sabotaj, mayın-tuzak ve şehirlere silah depolamak gibi faaliyetlerine devam etmiştir.
Bu ateşkes 2015 22 Temmuz'da PKK'nın Suruç patlamasından devleti sorumlu tutarak intikam için iki polisi evinde öldürmesi ve bir gün sonra da Suriye-Türkiye sınırında bir Türk askerinin öldürülmesi sonrasında bozuldu. Sonuç olarak Türkiye savaş uçakları eş zamanlı olarak hem PKK hem de IŞİD hedeflerini vurdu.
Bir süre sonra İçişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Çataklı 5 Mayıs tarihinde yaptığı açıklama ile ilk defa yurt içindeki terörist sayısının 500'ün altına indiğini ve tam rakamın 492 olduğunu açıkladı.




