Zât-ı Uluhiyete karşı ciddiyet, her zaman Cenâb-ı Hakkın murâdını takip etme ve Onun tarafından takip edilme mülâhazasıyla iç ve dış bütünlüğü içinde, hayatı ve davranışları ciddî bir çizgide sürdürme şeklinde olur. Bu da ancak, Cenâb-ı Hakkın, insanın her hâline nâzır bulunduğuna; yani onun sözlerini duyar ve işitir, ahvâlini bilir ve değerlendirir, yaptıklarını görür ve kaydeder olduğuna inanmakla gerçekleşebilir. Allah'ın şefaati rahmeti ve bereketi üzerine olsun kardeşim selamlar sevgiler.